6. Hukuk Dairesi 2024/2217 E. , 2025/1035 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/336 E., 2024/414 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip ge…
**6. Hukuk Dairesi 2024/2217 E. , 2025/1035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/336 E., 2024/414 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Atık Su ve İçme Suyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşine ilişkin sözleşme kapsamında, davalı iş sahibinin sözleşmeyi haksız olarak feshedip teminat mektubunu irat kaydettiği, sonrasında da kalan işleri bitirmesine fırsat vermediği belirtilerek, ödenmeyen hakediş bedelleri için şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile haksız olarak paraya çevrilen 470.000,00 TL’lik teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsilini, ayrıca haksız fesih nedeniyle uğranılan sair zararların tespiti ile uğradığı kazanç kaybına ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığını, yapılan ihtarlara rağmen eksik işlerin tamamlanmadığını, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2018 tarih ve 2018/254 E., 2018/989 K. sayılı kararı ile Aykome tarafından kazı ruhsatı verilmeyen 352 gün içerisinde idare tarafından yükleniciye kazı yaptırılmadığı, süre sonuna kadar davacı tarafından işin yaklaşık %82-85'lik kısmının tamamlanmış olduğu, bu nedenle davalı idare tarafından sözleşme feshi ve fesih sonrası sözleşmenin 25. maddesine istinaden teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kesin hakediş alacağı olan 195.590,80 TL'nin ıslah tarihi olan 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, haksız tazmin edilen teminat mektupları sebebiyle 470.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 94.251,57 TL kâr kaybı alacağının ıslah tarihi olan 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin12.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarih ve 2019/774 E., 2022/444 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan istinafa konu hükmün 5. bendinde, davalı idarenin harçtan muaf olduğu kabul edilerek, harç alınmasına yer olmadığına ve davacı tarafça yatırılan harçların iadesine karar verilmiş ise de, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün yargı harçlarından muaf olmadığı, harca dair kurulan hükmün kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle HMK'nın 355. maddesi gereğince resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından, istinaf talebinin usulen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, esas hakkında kurulan hüküm aynı şekilde korunmuş, hükmün harca dair olan 5. bendi ise düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 28.11.2023 tarihli ve 2022/3279 E., 2023/3958 K. sayılı kararı ile davacı yüklenicinin sözleşmedeki diğer kalemler yönünden iş programının gerisinde kaldığı ve kazı dışındaki sözleşmedeki diğer iş kalemleri bakımından eksik işler bulunduğu hususundaki davalı iş sahibinin tüm uyarılarına rağmen işin yavaşlatıldığı ve iş programına uyulmadığı, bu nedenle davalı iş sahibi idare ile birlikte davacının da kusurlu olduğu, hesabın genel hükümlere göre tasfiyesi gerekeceğinden davacının davalı tarafından bedelleri nakde çevrilmek suretiyle irad olarak kaydedilen teminat mektubu bedelinin tahsili talebinin ve hakediş alacağı talebinin kabulü yerinde ise de, işin gecikmesinde ayrıca iş sahibi idareye kusur yüklenemeyeceğinden mahkemece 94.251.57 TL kâr kaybı alacağının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçe ile davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2018 tarihli ve 2018/254 Esas, 2018/989 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, 38.688,15 TL cari hesap alacağı, 156.902,65 TL 35 no'lu kesin hakedişten kaynaklanan kesin hakediş alacağı olmak üzere toplam 195.590,80 TL'nin ıslah tarihi olan 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, haksız tazmin edilen teminat mektupları sebebiyle 470.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 94.251,57 TL kâr kaybı alacağının tahsiline yönelik talebin reddine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Aykome kararıyla kazı yasağı bulunan dönemlerde düzenlenmiş hakedişlerin miktarlarının ortalama hakediş miktarına göre %11,5 oranında düşük olduğunu, b. Sözleşmeyi fesihte idarenin tamamen haklı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen bölge adliye mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Re'sen yapılan incelemede ise; Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden karar verildiğine göre, HMK'nın 353/1-b/2. bendi gereğince yeniden esas hakkında karar vermesi gerekirken, HMK'nın 353/1-b/1 bendine istinaden "davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına" karar vermesi doğru görülmemiş ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın hüküm kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının (A) numaralı bendinin 1 ve 2 numaralı fıkralarının hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.