T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1179 KARAR NO : 2025/1609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/.../2025 (D.İş Karar) NUMARASI : 2025/187 Esas, 2025/187 Karar DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen davada ihtiyati haciz istemi yönünden mahkemece 13/.../2025 tarihli değişik iş kararı uyarınca talebin kabulüne karar verildiği, verilen bu d…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1179 KARAR NO : 2025/1609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/.../2025 (D.İş Karar) NUMARASI : 2025/187 Esas, 2025/187 Karar DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen davada ihtiyati haciz istemi yönünden mahkemece 13/.../2025 tarihli değişik iş kararı uyarınca talebin kabulüne karar verildiği, verilen bu değişik iş kararına karşı davalı vekili tarafından itiraz edildiği, itiraz neticesinde 22/09/2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmekle, HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: İtiraz eden davalı vekili dilekçesinde özetle; Mahkeme dosyasına sunulan dekontlar ile müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını, aksi kanaatte bulunulması halinde ise borcun talep edildiği miktarda olmadığını, davacı şirket tarafından düzenlenen teklif fişi ve cari hesap tablosundan bunun açıkça gözüktüğünü ayrıca çeklerin vade tarihleri üzerinden bir yılı aşkın zaman geçtiğini, müvekkilinin sabit ikamet sahibi ve saygın bir iş adamı olup mal kaçırma kastıyla hareket ettiğine dair herhangi bir somut iddianın bulunmadığını beyanla ihtiyati haciz şartları mevcut olmadığından 13/.../2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 22.09.2025 TARİHLİ GEREKÇELİ ARA KARARINDA : İlk derece mahkemesince itiraz üzerine icra edilen duruşma sonrası verilen 22/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararında özetle; "...Karşı taraf vekilinin 21...2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz ara kararına itiraz edilmesi üzerine mahkememizce duruşma tertip edilmiş ve 22.09.2025 tarihli duruşmada taraf vekillerinin beyanları tespit edilmiştir. Bu haliyle; Mahkememizin 13...2025 tarihli ara kararında da değinildiği üzere, talebin niteliği, ihtiyati haciz talep dilekçesindeki açıklamalar ve ekinde dosyaya sunulan karşılıksızdır işlemine tabi tutulmuş kambiyo senedi (çek) doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda iddia edilen alacak bakımından yaklaşık ispat koşulunun ve bu yönüyle 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesi koşullarının ihtiyati haciz talep eden yararına oluştuğu değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı; itiraz dilekçesinde ileri sürülen ödeme savunmasına esas dosyaya sunulan banka dekontlarının çeklerin keşide tarihinden önceki bir döneme ilişkin olduğu ve buna göre bir kimsenin hem borcunu ödeyip hem de sonradan çek keşide etmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun düşmediği; bu dekontlarının ihtiyati haciz kararına esas çeklere dayalı olup olmadığının ya da çeklerin ileri tarihli olarak keşide ediliği ihtimalinin ise ancak esas hakkında açılacak olan davada ele alınacak olan deliller ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile muhasebe kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşturulabileceği; bir kısım çek bedellerinin elden ödeme yoluyla yapıldığı yönündeki savunmaya esas dosyada hiçbir somut delil bulunmadığı; bu haliyle ileri sürülen itiraz nedenlerinin, 13...2025 tarihli ara kararda alacaklı lehine oluştuğu değerlendirilen yaklaşık ispatı ortadan kaldırıcı bir etkiye sahip olmadığı; kaldı ki borçlunun, ancak kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı sınırlı olarak itiraz edebileceği, somut itiraz nedenlerinin ise bu kapsamda kalmayıp temel hukuki ilişkiye dayalı olduğu..." gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçesinin hukuki ve fiili duruma aykırı olduğunu, çek bedellerinin ödenmesi için vade tarihinin gelmesi gibi bir zorunluluk bulunmamakta olup müvekkili tarafından ticari dostluk kapsamında iyi niyetli bir şekilde vade tarihlerinden önce ödeme yapıldığını, nitekim davacı şirket tarafından müvekkili tarafından yapılan ödemelerin başka ödemelere ilişkin olduğuna dair somut herhangi bir beyanda bulunulmadığını, bu kapsamda müvekkili tarafından yapılan ödemelerin vadesi henüz gelmeyen çeklere ilişkin olduğunu ve bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinin açık olduğunu, davacı şirket tarafından keşide edilen teklif fişi ile davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... tarafından müvekkiline gönderilen cari hesap tablosunun dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılması, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle 22.09.2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; Dosyadaki belgeler, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin ek kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.