21. Hukuk Dairesi 2017/6124 E. , 2017/10747 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A…
**21. Hukuk Dairesi 2017/6124 E. , 2017/10747 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, temyiz kapsamına ve nedenlerine, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dava, 21.11.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu malul kalan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece 104.799,59TL maddi, 35.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Dava, iş kazasında malul kalan sigortalının manevi zararları yanında SGK Başkanlığı tarafından karşılanmayan maddi zararlarını da kapsamaktadır. Dosya kapsamından, en son Adli Tıp Kurumu ikinci üst kurulu raporu ile davacıya yönelik maluliyet oranının %38,2 olarak tespit edildiği, iş kazasında davacı sigortalının %30 kusurlu bulunduğu, hesap bilirkişisi tarafından %38,2 maluliyet oranına göre maddi zararın hesaplandığı ancak tenzilatın SGK tarafından bağlanan %17 iş göremezlik oranına isabet eden ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının düşüldüğü anlaşılmaktadır. Maddi zarar, malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade etmek için kullanılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin tazminat davalarında öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.