Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kırtasiye ürünlerinin perakende ticareti işi ile uğraşmakta olduğunu, 2017 yılı haziran ayında davacı ile yapılan anlaşma gereğince davalı yanca ... Eğitim Yayınlarının 2017-2018 yayın teklif formunda yer alan 9,10,11. sınıf yayınları ile YGS-LYS yayınlarının basılarak davacıya teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, bu bağlamda davalıya teminat ve daha sonra yapılacak alımlar için ciro yolu ile keşidecisinin Mehmet Kayhan, keşide yerinin İsta
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticaret neticesinde; takip konusu fatura alacağı tahsil edilemeyince müvekkil lehine------- sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını sağladığını, borçlunun itirazları haksız olduğunu, kötü niyetli olduğunu, borçlu şirket ile müvekkil arasında vuku bulan ticari ilişki neticesinde, borçlu şirkete mal teslim ettiğini, bunun karşılığında oluşan faturalara ilişkin alacaklar borçlu tarafından ödenmediğini, davalı tarafından fatura karşılığı mal teslim alındığını, ticari defterlere işlendiğini, ancak fatura karşılığı bedel müvekkil şirkete ödenmediğini, bu husus müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarından anlaşıldığını, müvekkil şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ticari alım-satım gereği gibi ifa edildiğini, müvekkil şirketçe, kararlaştırılmış tüm edimler yerine getirildiğini, hizmetlerin usulune uygun ifa edildiğini, bu durumun davalı yanın da kabulünde olduğunu, zira, TTK m.21 uyarınca "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü gereği, aksini ispat yükünün davalının üzerinde olduğunu, ilaveten, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle, kesin vadeye bağlanmış bir alacak olduğundan işbu fatura tarihinde davalı temerrüde düşmüş olacağını, müvekkil şirket tüm şifai uyarılarına ve çabasına rağmen söz konusu alacağını tahsil edemediğinden, yasal yollarla alacağının tahsili yoluna giriştiğini, ancak davalı şirketin, dava konusu icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu tarafından İtiraz alacaklı tarafa tebliğ edilmediğini, bu nedenle İİK’nun 67. Maddesi gereği süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açma zarureti doğduğunu, ayrıca İİK 67/2 maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiğini, bu düzenleme gereği, borçlu olduğu halde borcu olmadığını iddia ederek, müvekkilin alacağını geciktiren davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, diğer yandan, borçlu ile arabulucuk kapsamındaki görüşme çabalarının sonuçsuz kaldığını, dolayısıyla arabuluculuk son tutanağı, "görüşme neticesinde anlaşamama" şeklinde tutulduğunu, buna ilişkin ----- tutanak dilekçe ekinde sunduklarını bildirmiştir.