11. Ceza Dairesi 2012/1547 E. , 2013/8820 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri gereğince sanıkların 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına Katılanın borcu nedeniyle verdiği 5.000,00 TL bedelli bonodaki meblağ kısmının sanık ... tarafından tahrif edilip 15.000,00 TL haline getirilerek aralarında alacak ve borç ilişkisi bulunmayan sanık ...'e verildiği ve suça konu senedin sahteliği bili…
**11. Ceza Dairesi 2012/1547 E. , 2013/8820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri gereğince sanıkların 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına Katılanın borcu nedeniyle verdiği 5.000,00 TL bedelli bonodaki meblağ kısmının sanık ... tarafından tahrif edilip 15.000,00 TL haline getirilerek aralarında alacak ve borç ilişkisi bulunmayan sanık ...'e verildiği ve suça konu senedin sahteliği bilinmesine rağmen sanık ... tarafından katılan aleyhine takibe konulduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı; katılanın tüm aşamalardaki beyanlarında sanık ... tarafından kendisinden zorla alınan senetteki isim ve adres yazısı ile borçlu imzasının kendisine ait olduğunun ancak bedel kısmının boş bırakıldığının ve senedin herhangi bir alacak borç ilişkisine dayanmadığının belirtildiği, sanık ...'ın katılanı ve sanık ...'ı tanımadığını, senetle ilgisi olmadığını beyan ettiği, sanık ...'ın ise katılan ile ... ismindeki bir şahsın kendisinden araç satın aldığını ve karşılığında bu senedin verildiğini savunduğu, soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporlarında, senetteki rakamla yazılan meblağ kısmının 5.000,00 TL iken "1" rakamı ilave edilmek suretiyle 15.000,00 TL haline dönüştürüldüğünün, borçlu isim ve adres yazıları ile imzalarının sanık ...'ın, arka yüzdeki ciro yazı ve imzasının ise sanık ...'ın eli ürünü olduğunun, senetteki diğer yazıların sanıklara ve katılana ait olmadığının tespit edildiği, senet aslının ve arka yüzünü gösterir şekilde bir örneğinin dosyada bulunmadığı görülmekle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti açısından; öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğundan suça konu senedin getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin aldatma yeteneğinin ne şekilde gerçekleştiğinin belirlenmesi, katılanın temyize cevap dilekçesine ekli karar örneği uyarınca taraflar arasında görülen ve karara bağlanan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/394 Esas 2009/495 Karar sayılı menfi tespit davasına ilişkin dosyanın celbedilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, sanık ...'ın savunmasında bahsi geçen oto satış işlemine ilişkin varsa belge ve delillerinin nelerden ibaret olduğu hususunda yeniden dinlenmesi, senedin arka yüzündeki ciro işleminin kim adına ve hangi kasıtla yapıldığının açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre her ne kadar senetteki bedel kısmına "1" rakamının sonradan eklendiği tespit edilmişse de, katılanın tüm aşamalarda senedi boş olarak imzaladığını ifade etmesi karşısında senedi tahrif etmeye yönelik bir kastın bulunmadığı, dosya kapsamındaki ifade ve savunmalara göre sanıklara atılı eylemin sübutu halinde TCK'nun 209/2. maddesi yollamasıyla 204/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek ve ayrıca bilirkişi raporuna göre senetteki yazı ve imzalarla ilgisi bulunmayan ve sanık ...'ı tanımadığını savunan sanık ... yönünden, katılanın beyanları dışında sübuta etki eden delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde açıkça tartışılması ve gösterilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.