T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/446 Esas KARAR NO : 2025/1420 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2024 NUMARASI : 2022/239 E. - 2024/24 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 3…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/446 Esas KARAR NO : 2025/1420 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2024 NUMARASI : 2022/239 E. - 2024/24 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ...'ın 09/09/2005 tarihinde kurulan, kısaca her türlü oyuncak alımı, satımı, pazarlaması, ithali, ihracı ve dahili ticaretini yaptığını, sektörün öncü ve saygın firmalarından biri olduğunu, diğer müvekkili ...'in ise, Kanada'da mukim bir şirket olup, zihin çalıştırıcı eğlence sunan ve akıl yürütme becerileri, uzamsal mantık ve benzeri oyuncak ve oyunlar üreten, dağıtan, satış ve pazarlanmasını yapan yirmi yıllık köklü geçmişe sahip ve sektöründe bilinir, tanınır ve çok saygın bir şirket olduğunu, müvekkillerinden ...'in ise Kanada'da mukim bir şirket olan zihin çalıştırıcı eğlence sunan ve akıl yürütme becerileri, uzamsal mantık ve sair alanlarda oyunlar üreten, dğıtan ve satış, pazarlamasını yapan bir şirket olduğunu, işbu davaya konu olan "..." ve "..." oyunların zeka/akıl, mantık ve strateji oyunlarından olduğunu, müvekkili ...'ın söz konusu oyunlar üzerinde lisans hakkı sahibi olan diğer müvekkili yurt dışında mukim ... Oy ve ... ile arasındaki ayrı ayrı ticari ilişkiler kapsamında Türkiye'deki distribütörü olduğunu, hakkı tamamen müvekkillerine ait olan oyunların, davalılar tarafından "..." ve "..." isimleri ile ticari amaçla üretildiğini, hem mağaza ortamında hem de internet üzerinden satıldığını, davalılarca eser niteliğindeki ürünlerin müvekkilinden izin alınmaksızın satılmasının veya satışa çıkarılmasının müvekkilinin eser niteliğindeki oyunlarının FSEK'den doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalıların eylemlerinin müvekkillerinin eserden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ... ve Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2017/119656 nolu “...” ve 2007/43791 nolu “...” ibareli markanın maliki olmadığı gibi, bu markaların münhasır lisans sahibi de olmadığını, keza her ne kadar davacılar lehine FSEK kapsamında herhangi bir hak sahipliği bulunmamakta ise de eser sahibinin hangi davacı olduğu açıklanmadığını, FSEK 52. Maddesi kapsamında eser sahibi ile diğer davalılar arasında hangi mali hakların ne şekilde devredildiğine, hangi mali haklar üzerinde kime ne kapsamda lisans verildiğine dair yapılmış ve dosyaya sunulmuş bir sözleşme de bulunmadığını, davacının sadece delil tespiti yaptığı mahallin işletmecisine husumet yöneltme ve dava açma hakkının bulunduğunu, sırf akraba olduğu için mahalde bulunan kişilere husumet ve sorumluluk yöneltilmesi hukuki mesnetten yoksun olduğunu, İşletme sahibinin müvekkili ... olduğunu, diğer müvekkilleri ...’nün eşi müvekkil ...’nün ve oğlu ...’nün olay ile herhangi bir ilgi ve alakasının olmadığını, müvekkillerinin herhangi bir marka tecavüzü eylemi bulunmadığını, müvekkilinin kendi markasını kullandığını, davacı tarafın daha evvel marka tecavüzü iddiası ile müvekkillerinden ... ve ... hakkında yaptığı şikayet ile ilgili müvekkilleri hakkında beraat kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalının benzer nitelikteki oyunlarının tamamını kendi tekeline almak, ticari rakiplerini ortadan kaldırarak piyasaya tek başına hakim olmak çabası, rekabet hukuku kurallarına aykırı ve kötü niyetli bir davranış olduğunu, nitekim davalının okul aile birlikleri ile temasa geçerek müvekkili ve benzer oyunlar üreten yerli üreticileri, benzer oyunları kötülediği, bizatihi davalının haksız rekabette bulunduğu tespit edildiğini, dava konusu oyunlar, okul çocuklarına yönelik zeka gelişimine yönelik oyunlar olduğunu, bu oyunların mangala vb… gibi nicelerinin de bulunduğunu, dolayısıyla davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih ve 2022/239 Esas, 2024/24 Karar sayılı kararıyla; "... 2007/43791 no ile tescilli “...” ibareli markanın oyunlar ve eğitim hizmetlerinde ... ... adına tescilli olduğu, markanın 16.07.2017 tarihinde yenilerek 10 yıl müddetle koruma altında olduğu, dosyada mübrez 26.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı lisans sözleşmesi Türkçe tercümesinden “...” ibareli markanın kullanım hakkının davacılardan ... Oy’a verildiği , yine Türkiye için marka hakkı ve her türlü hak ihlaline karşı üçüncü kişilere karşı yasal yollara bağımsız olarak başvurma ve aynı zamanda tevkil hakkına sahip olduğu ve sözleşmenin inhisari olmayan lisans olduğu, ... Oy tarafından hakların ... ve Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verildiği Türkiye yetkili distribütörü olarak atandığı, davacılardan ... ve Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... Oy’un işbu davanın tarafı olabileceği, 2017/119656 no ile tescilli “...” ibareli markanın oyunlar ve oyuncaklar emtialarında davacılardan ... ... ... LTD. adına tescilli olduğu, ... ... ... LTD. tarafından 07/03/2018 tarihli belge ile KULAMI markalı oyuncakların ve oyunların Türkiye’deki münhasır distribütörünün ... ve Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti olduğu davacılardan ... ve Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... ... ... LTD. ’un işbu davanın tarafı olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalılar ... ve ...’nün oğlu olan diğer davalı ...’nün TPMK nezdinde 2019/120016 no ile 28. Sınıftaki emtialarda tescilli markasının hak sahibi olduğu, ve onun izni ile ... ve ...’nün işyerinde sözkonusu markayı taşıyan davaya konu ürünlerinin satışının yapıldığı, TBK 61. Maddesi ve SMK 7, 29. Davalıların dava konusu olaydan müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. Davaya konu "..." ve "..." isimli iki emtianın, endüstriyel eser mahiyetinde bir ilmi eser olması, bu eserin tasarım özelliği dolayısıyla kazandığı güzel sanat eseri formunda kaligrafisinin yapılarak derleme eser sıfatı da kazandığı, davacıların hak sahibi olduğu, davalıların herhangi bir hakka dayanmadan bu eserleri ticarete konu etmeleri sebebiyle sahibinin manevî hakları, eserin umuma arz salahiyeti (FSEK md. 14), − adın belirtilmesi salahiyeti (FSEK md. 15), − Eserde değişiklik yapılmasını men etmek (FSEK md. 16) olarak tanım bulan ve ... isimli eserin adının (...) ... isimli eserin adının (... ...) olarak değiştirilmesi ile (lisans almaksızın) piyasaya arz zamanı ve şeklinde karar verme yetkilerini de kapsayan MANEVİ HAKLARINA tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğu, ayrıca davacı adına tescilli "..." markası ile davalı adına tescilli “ ...EĞİTİMİ ...” markaları yönünden; davacı markasının TPMK nezdinde kayıtlı bulunduğu 28 nolu sınıfta yer alan mallar yönünden oluşmuş olan ayniyet derecesinde benzerlik dolayısıyla hem şekli incelemede hem de ürün algısında davacı taraf markası ile davalı taraf markası arasında karıştırılma ihtimaline yol açacağı; davacı taraf tescilli "..." markası ile davalı taraf markası ...EĞİTİMİ ... markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacıların davasının KABULÜNE, davacıların hak sahibi oldukları "..." isimli oyunla benzer "..." isimli oyun, yine davacıların hak sahibi oldukları "..." isimli oyuna benzer "..." isimli oyunun davalıların üretip piyasaya arz etmelerinin davacıların eserden doğan haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yine davalıların davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ile benzer şeklide "..." ismi altında markasal kullanımlarının davacıların bu markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve bu kullanımın kaldırılmasına, "...” markası ve oyunu ile benzer olan “...” markasını taşıyan ürünler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan her türlü kalıp, klişe, desen, kılıf, ambalaj, kutu, çıkartma, deri, kâğıt veya plastik etiket vb. gibi alet, edevat vs. sair malzemelerin toplatılarak imhasına, yine davalıların tecavüze konu ürünleri “...” ve “...” ya da başka isimlerle-markalarla üretmesinin, internet ortamı dahil satmasının, pazarlamasının, tanıtımını ve reklamını yapmasının, ticari olarak elinde bulundurmasının önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze ve haksız rekabete konu belirtilen isimleri-markaları ya da başka bir isimi-markayı taşıyan davalı ürünlerinin üretildikleri, satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçlarla bulunduruldukları her yerde toplanmasına, bu ürünlere el konulmasına ve imhasına, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılara ait olmak üzere Türkiye genelinde yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazetenin birinde ilanına,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkillerinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafından daha evvel aynı iddialar ile müvekkilleri hakkında marka tecavüzü iddiası ile şikayette bulunulduğunu, marka tecavüzü iddiası üzerine Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’ nin 2020/123 E. sayılı dosyası ile görülen ceza davasında, müvekkillerinin marka tecavüzünde bulunmadığı sabit olduğundan her iki müvekkilinin de beraatına karar verildiğini, müvekkilinin sattığı ürünlerin ya müvekkilinin 2019/120016 ve 2019/120015 numaralı markasını ya da müvekkillerinin tedarikçisi ... adına tescilli 2019/119920 ve 2019/119918 numaralı markalarını ihtiva ettiğini, hiçbir şekilde davalı markaları ile iltibas oluşturmadığını, 2019/120016, 2019/120015, 2019/119920 ve 2019/119918 marka tescillerinin kullanımının bir hakkın kullanımı olup marka tecavüzü teşkil etmeyeceği, bu markaların tescili devam ettiği müddetçe bu markaların kullanımlarının SMK uyarınca marka tecavüzü teşkil ettiğinin ileriye sürülemeyeceği, tüm müvekkilleri ve her halükarda olay ile ilgisi, zarar ile ilyeti kurulamayan müvekkilleri yönünden davanın reddi gerekmekteyken, pasif husumet itirazları ile ilgili doğru dürüst bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın sadece aile üyesi olmaları sebebi ile tüm müvekkilleri yönünden davayı kabul etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, "...” VE ...” oyunları FSEK kapsamında eser niteliğine haiz olmadığını, dava konusu oyunların bilgisayar oyunu değil, board game olarak tabir edilen masa üstü oyunu olduğunu, FSEK’ te sayılan hiçbir eser kategorisinde yer almadığını, söz konusu oyunlar ve benzerlerinin uzun yıllardır yurt dışında satılan oyunlar olduklarını ve harcı alem kuralları bulunduğunu, sahibinin hususiyetini yansıtmadığını, alınan bilirkişi raporunda marka tecavüzüne yönelik yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerin hak sahibi oldukları kendi markalarını kullanmalarının tecavüz teşkil etmeyeceğini, "...” ibaresi ile, “...EĞİTİMİ ...” ve 2019/119918 numaralı “...” ibareli markalar kıyaslanırken, söz konusu oyunun piyasada ... olarak bilinen oyun olduğunu, ... ifadesinin latince BEŞ anlamına geldiği de dikkatten kaçırıldığını, bu hali ile dava konusu ... oyunundaki ... ibaresinin jenerik ve ayırt edici karakteri bulunmayan bir ifade olduğunun kabulü gerektiğini, 2017/119656 NUMARALI "..." markası ile “...EĞİTİMİ ...” markası arasında hiçbir benzerlik bulunmadığı halde, bu hususun bilirkişi raporunda yer almamasının incelemenin eksik olduğunu gösterdiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E : Dava; Marka ve Eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir.Karara karşı, davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar tarafından hak sahibi oldukları "..." ve "..." oyunlarının davalılar tarafından "..." ve "..." isimleri ile ticari amaçla üretildiğini ve satıldığını iddia ederek huzurdaki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile uyuşmazlık konusunun endüstriyel eser mahiyetinde bir ilmi eser olduğunun, bu eserin tasarım özelliği dolayısıyla kazandığı güzel sanat eseri formunda kaligrafisinin yapılarak derleme eser sıfatı da kazandığının ve "eser" sayıldığının tespit edildiği, davaya konu ürünlerin üretim ve satımına ilişkin davalı yan eylemlerinin eser sahibinin mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacı taraf adına tescilli ... markası ile davalı tarafın ...EĞİTİMİ ... ... markası arasında şeklen ve telaffuz olarak benzerlik bulunmamakla birlikte ürün algısında karıştırılma ihtimali bulunduğu, yine davacı tescilli ... markası ile davalı tescilli “...EĞİTİMİ ...” markaları arasında 28. sınıfta yer alan emtialar yönünden ayniyet derecesinde benzerlik dolayısıyla markalar arasında yüksek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespit edildiği, davalı itirazı sonrasında yeni bilirkişi heyetinden rapor alındığı, sunulu bilirkişi heyet raporları birbiri ile örtüştüğü gibi denetime elverişli olduğunun ve ilk derece mahkemesince tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri yönünden yapılan değerlendirmenin yerinde olduğunun anlaşılması karşısında mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;4.a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 4.b)Davalılar tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/11/2025 tarihinde kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.