14. Hukuk Dairesi 2007/13130 E., 2007/15128 K. 14. Hukuk Dairesi 2007/13130 E., 2007/15128 K. - ALACAĞIN TEMLİKİ - TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 162 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 163 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 167 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 364 ] "" Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.03.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.…
14. Hukuk Dairesi 2007/13130 E., 2007/15128 K. **14. Hukuk Dairesi 2007/13130 E., 2007/15128 K.** **- ALACAĞIN TEMLİKİ - TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ**- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 162 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 163 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 167 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 364 ] **"İçtihat Metni"** Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.03.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Gürsel vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Dava, yüklenicinin temliki ile kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı arsa sahipleri yüklenicinin edinimi yerine getirmediğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapının getirildiği fiziki seviye tamamlanmış kabul edilerek istem hüküm altına alınmış, binadaki 11 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline kayıt üzerindeki hak ve mükellefiyet beyanlarının terkinine karar verilmiştir. Hükmü davalılardan Gürsel temyiz etmiştir. Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçlanan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın kısmen veya tamamen yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere bağımsız bölüm satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür. Aslında arsa sahibinin Borçlar Kanununun 364. maddesi uyarınca kural olarak eserin tesliminde devri gereken arsa payını inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek finans sağlaması arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırmasıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akiddir. Borçlar Kanununun 163. maddesi hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Ne var ki alacağın temlikinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel değildir. Nitekim uygulamada yükleniciden şahsi hakkını temlik alan üçüncü kişilerin temlik sözleşmesini adi yazılı satış sözleşmesi veya noterde düzenleme şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak yaptıkları görülmektedir.