Başvuru, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi, taşınmaza kamulaştırılmasız olarak el atılması, taşınmaz için düşük bedel tespit edilmesi, belirlenen bedele işletilen yasal faizin gerçek zararı karşılamaması, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren bedele kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmaması ve yargılama masraflarına karar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin adi
Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi, taşınmaza kamulaştırılmasız olarak el atılması, taşınmaz için düşük bedel tespit edilmesi, belirlenen bedele işletilen yasal faizin gerçek zararı karşılamaması, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren bedele kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmaması ve yargılama masraflarına karar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular tarafından 31/1/2013 ve 26/2/2013 tarihlerinde Sincan Asliye Hukuk Mahkemesinde Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davaları anılan Mahkemenin E.2013/37 Sıra sayısına kayıtlı dosyasında birleştirilmiş ve yapılan değerlendirme sonucunda 10/10/2013 tarihli ve E.2013/37, K.2013/312 sayılı karar ile 726,89 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak başvuruculara ödenmesine, başvurucular lehine 320 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Mahkememizde yapılan açık yargılama sırasında davacılar vekili ve davalı vekili tarafından gösterilen ve toplanan delillerden; Davacılar vekilinin dava dilekçesine ve diğer dilekçelerine, davalı vekilinin cevap dilekçesine ve diğer dilekçelerine, dava konusu taşınmazın tapu kaydına, imar durumuna, emsal taşınmaz kayıtlarına, mirasçılık belgelerine, mahkememizce resen seçilen iki inşaat, ziraat, iki mülk ve fen bilirkişileri vasıtasıyla mahallinde 30/04/2013 tarihinde yapılan keşfe, keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından ibraz edilen 06/05/2013 tarihli rapor ve krokiye, kamulaştırma bilirkişileri tarafından ibraz edilen 24/05/2013 tarihli rapora ve 09/09/2013 tarihli ek rapora ve tüm dosya kapsamına göre; ... dava konusu taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı, el atılmış ise tazminat miktarının tespiti bakımından resen seçilen iki inşaat, inşaat, iki mülk ve fen bilirkişileri vasıtasıyla mahallinde 30/04/2013 tarihinde keşif yapıldığı, keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından 06/05/2013 tarihli rapor ve krokinin ibraz edildiği, keşfen tespit edildiği üzere dava konusu taşınmazın tamamının fiilen yol olarak kullanıldığı, kamulaştırma bilirkişileri tarafından ibraz edilen 24/05/2013 tarihli raporda, arsa vasfındaki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve aynı taşınmaza ilişkin Sincan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/329 Esas sayılı dosyasındaki değerlendirme de nazarı dikkate alınmak suretiyle asıl ve birleşen davanın dava tarihi itibarıyla taşınmazın m2 değerinin 170,TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporu hesap hatası dışında denetime uygun bulunduğundan mahkememizce de kabul gördüğü, hisse hesabı hatalarına ilişkin olarak bilirkişilerden alınan 09/09/2013 tarihli ek rapora göre asıl ve birleşen dosyada talep edilebilecek toplam tazminat miktarının 726,TL olduğu, ek rapor denetime uygun bulunduğundan mahkememizce dekabul gördüğü, davacılar vekili bilirkişi ek raporuna göre taleplerini ıslah ettiğinden toplanan deliller muvacehesinde davacıların sabit olan davasının kabulüne dair karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. ..." İlk Derece Mahkemesi kararının ardından başvurucular lehlerine hükmedilen tazminatı tahsil edebilmek amacıyla Ankara İcra Dairesinin E.2013/20563 Sıra sayısına kayıtlı dosyası ile icra takibi başlatmışlardır. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarca temyiz talebinde bulunulmuş, başvurucular 5/11/2013 tarihli temyiz dilekçelerinde taşınmazın bedelinin düşük tespit edildiği ve lehlerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hususlarında itirazlarını ortaya koymuşlar; inceleme sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi 14/4/2014 tarihli ve E.2013/28610, K.2014/10619 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Onama ilamı başvuruculara 4/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine yargılama süreci sona ermiştir. Başvurucular 26/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvurucular 7/12/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sundukları dilekçe ile söz konusu tazminata ilişkin 5/2/2016 tarihinde kısmi bir ödeme yapıldığını ancak Ankara İcra Dairesinin 29/3/2016 tarihli hesabına göre bakiye 020,23 TL alacakları olduğunu, bakiye miktarın ödenmesi için ilgili İcra Dairesince 8/4/2016 tarihinde borçluya ihtar gönderildiğini belirtmişlerdir. İlgili idare 8/12/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunduğu dilekçe ile söz konusu tazminatın 668,76 TL gelir vergisi kesintisi yapılmak sureti ile 4/2/2016 tarihinde tamamen ödendiğini beyan etmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden Ankara İcra Dairesinin E.2013/20563 sayılı icra dosyası üzerinde yapılan incelemede borçlu idareye 8/4/2016 tarihinde bakiye borcu için ihtar muhtırası gönderildiği, ilgili idarenin cevap olarak sunduğu 9/11/2016 tarihli yazısı ile bakiye borç bulunmadığını belirttiği, başvurucunun ise 24/1/2017 tarihinde icra dairesine dilekçe sunarak bakiye alacak için haciz talebinde bulunması üzerine Ankara İcra Dairesinin borçlu idarenin alacaklı olarak dosyasının bulunduğu Ankara İcra Dairesine müzekkere gönderip borçlu idarenin Ankara İcra Dairesi nezdindeki alacaklarına haciz konulduğunu bildirdiği görülmüştür.