Başvuru yönetim kurulu üyesinin sosyal güvenlik prim borcundan müteselsilen sorumlu tutulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru yönetim kurulu üyesinin sosyal güvenlik prim borcundan müteselsilen sorumlu tutulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/1/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1957 yılında Kemerburgaz’da doğmuş olup İstanbul’un Kadıköy ilçesinde ikamet etmektedir. Gıda ve hayvancılık alanında faaliyet göstermek üzere kurulan T. Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin (Şirket) 30/6/2009 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilana göre sermayesi 000 TL olup bu sermaye her biri 500 TL kıymetinde olmak üzere 100 hisseye ayrılmıştır. Başvurucu 21/8/2009 tarihinde bir adet hissesini devralmak suretiyle Şirket hissedarı olmuş ve Şirket Genel Kurulunun 8/9/2009 tarihli kararı ile Şirketin Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Başvurucunun bu tarihte başlayan Yönetim Kurulu üyeliği 2011 yılında da devam etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK veya Kurum) Bolu İl Müdürlüğü, Şirketin 2009 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları arası döneme ait 377,49 TL tutarında sosyal güvenlik prim ve 242,53 tutarında gecikme zammı olmak üzere toplam 620,02 TL borcu için Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla başvurucuya ödeme emri göndermiştir. Aynı ödeme emri Şirket Yönetim Kurulu başkanı ve başkan yardımcısı ile diğer Yönetim Kurulu üyesine de gönderilmiştir. Başvurucu, ödeme emrine konu sosyal güvenlik prim borçlarından dolayı sorumlu olmadığı iddiasıyla Bolu İş Mahkemesinde (Mahkeme) 10/7/2012 tarihinde SGK aleyhine icra emrine itiraz davası açmış ve ödeme emrinin de iptalini talep etmiştir. Başvurucu dava dilekçesinde, Şirketin tapu siciline kayıtlı bir taşınmazı ve makine parkları ile fabrikasının mevcut olduğunu, bu sebeple borcun Şirketin mal varlığından tahsil imkânının bulunduğunu belirtmiştir. Mahkeme konu hakkında bilirkişi raporu tanzim ettirmiştir. Bilirkişinin 28/6/2013 tarihli raporunda; başvurucunun yönetici sıfatıyla müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için prim borcunun olduğu dönemde de bu sıfata sahip olması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi buna göre 8/9/2009 tarihinde Yönetim Kurulu üyesi olan başvurucunun, 2009 yılı Eylül ve Ekim ayları dönemleri yönünden prim aslı ve gecikme faizinden sorumlu olduğu, ödeme emrindeki 2009 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarına ilişkin borçlar yönünden ise sorumlu tutulamayacağı görüşünü bildirmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporunu hükme esas alarak 5/11/2013 tarihinde davayı kısmen kabul etmiştir. Mahkeme dava konusu 2009 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarına ait prim ve gecikme zammı borçları yönünden başvurucunun davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin buna ilişkin kısmının iptaline karar vermiş, fazlaya ilişkin talebi ise reddetmiştir. Karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 20/10/2014 tarihinde temyiz edilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararında, 11/9/2014 tarihli ve 29116 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngörülen istisnaları haricinde aynı tarih itibarıyla yürürlüğe giren10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un Maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen geçici maddesinin (1), (2), (3), (9) ve (19) numaralı fıkralarına atıf yapılmıştır. Daire bu hukuki olgu çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda Şirketin 6552 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırma talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkeme 17/3/2015 tarihinde yine önceki kararında olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Taraflarca temyiz edilen hüküm Dairece 8/10/2015 tarihinde düzeltilerek onanmıştır. Daire, hükmün ikinci bendinin sonuna “davacının, 2010/12086 takip nolu ödeme emrinde yer alan 2009/9 ve Aylara ait asıl alacağın %10’u oranında haksız çıkma tazminatına mahkum edilmesine,” yazılması suretiyle hükmü düzeltmiştir. Nihai karar, başvurucuya 23/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Erol Kesgin (GK), B. No: 2015/11192, 30/5/2019, §§ 18-