8. Hukuk Dairesi 2012/14955 E. , 2013/17201 K. ...... ... ile ... ve müdahil ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair...... verilen 03.05.2012 gün ve 363/139 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, dava dilekçesinde;...... mahallesi,.........mevkiinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere davalı tarafından büfe yapmak, şems…
**8. Hukuk Dairesi 2012/14955 E. , 2013/17201 K.** **"İçtihat Metni"** ...... ... ile ... ve müdahil ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair...... verilen 03.05.2012 gün ve 363/139 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, dava dilekçesinde;...... mahallesi,.........mevkiinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere davalı tarafından büfe yapmak, şemsiye şezlong koymak suretiyle müdahalede bulunulduğunu, davalı tarafından işgal edilen alanın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davalının müdahalesinin men’ine, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki muhtesatın kal’ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, yargılama oturumunda; dava konusu yeri Belediyeden kiraladığını, davayı Belediye'ye ihbar etmek istediğini beyan etmiştir. Müdahil Belediye vekili, müdahale dilekçesinde; büfenin davalıya ihale yoluyla kiralandığı ileri sürmüştür. Mahkemece, “…davacının büfe yönünden açtığı davanın reddine, davacının şezlong konulmak suretiyle işgal edilen 390 m2’lik taşınmaz yönünden açtığı davanın yargılama sırasında müdahaleye son verilmesi nedeniyle konusuz kaldığını, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığını…” karar verilmesi üzerine hüküm, davacı ... vekili hükmün davalının kullanımda olan parsel ile kıyı kenar çizgisi arasında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerde kalan büfe, soyunma kabini, tuvalete ilişkin kısmı temyiz edilmiştir. Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yere vaki müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Mahkeme yazılı gerekçe ile büfe yönünden açtığı davanın reddine, 390 m2’lik taşınmaz yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Bilirkişiler kadastro teknisyeni ........ ........ ......... tarafından düzenlenen 12.01.2010 tarihli rapora göre krokide A harfi ile gösterilen kulübe jeolog bilirkişilerce kabul edilen kıyı kenar çizgisi dışında kalmakta ve yüzölçümü 23 m2’dir. Krokide B harfi ile gösterilen duvarla çevrili üstü kapanabilen yapı kıyı kenar çizgisi dışında kalmakta olup yüzölçümü 105 m2, C harfi ile gösterilen tuvalet ve duş kıyı kenar çizgisi dışında kalmakta olup yüzölçümü 17 m2’dir. İnşaat bilirkişisi ........... tarafından düzenlenen 19.01.2010 tarihli rapora göre ise, 6597 ada 1 parsel ile kıyı kenar çizgisi arasındaki Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan alana, büfe, sundurma ve soyunma ...... yapılmak suretiyle işgal edildiği belirtilmiştir. 07.01.2010 tarihli jeoloji bilirkişisi kurulu raporuna göre uyuşmazlık konusu taşınmazdaki büfe, soyunma kabini ve tuvaletler kıyı kenar çizgisi dışında kalmaktadır. Toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafça yapılan büfe, sundurma ve soyunma kabini..........597 parsel sayılı taşınmaz ile kıyı kenar çizgisi arasında kalan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alana yapılmıştır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ...’ye ait yerlerden sayılır. Bu nedenle, fen raporlarında toplam 145 m2 olarak A, B, C harfleriyle gösterilen alana yapılan sabit nitelikteki yapılarla ilgili müdahalenin men’i ve kal isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu alanların kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı benimsenerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davacı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .......