Başvuru, yönetmelikle bazı faaliyetlerin çevresel etki değerlendirilmesinden muaf tutulması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemli açılan davada hükmü etkileyecek iddia ve itirazların gerekçede karşılanmaması, yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yönetmelikle bazı faaliyetlerin çevresel etki değerlendirilmesinden muaf tutulması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemli açılan davada hükmü etkileyecek iddia ve itirazların gerekçede karşılanmaması, yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 9/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Dernek; Ege Bölgesi'nde çevreyi, kültürel ve doğal varlıkları korumak amacıyla çalışmalarda bulunmak, bunların bozulmasına sebep olabilecek faaliyetler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve söz konusu faaliyetleri önlemek için gerekli hukuksal yollara başvurmak, demokratik baskı grubu işlevini görmek amacıyla kurulmuş, merkezi İzmir/Konak'ta bulunan bir özel hukuk tüzel kişisidir. Başvurucu Dernek 17/7/2018 tarihli 26939 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) bazı maddelerinin iptali istemiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde; Yönetmelik'in iptali istenen maddeleri tek tek gerekçeleri ile belirtildikten sonra Yönetmelik'te yer alan çevre tanımın eksik olduğu, bu eksikliğin Yönetmelik'in tamamını etkileyen bir unsur olduğu, dolayısıyla Yönetmelik'in amaç yönünden hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca Yönetmelik ile ilgili halk tanımı getirilerek sürece katılan aktörlerin sınırlandırılmaya çalışıldığını, hukuka aykırı olan Yönetmelik'in uygulanması hâlinde doğada ve insan yaşamında yaratacağı zararların gideriminin olanaksız olduğu belirtilmiştir. Danıştay Ondördüncü Dairesi 16/5/2012 tarihinde Yönetmelik'in geçici maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer maddelere yönelik olarak da davanın reddine karar vermiştir. Kararda, iptali istenen Yönetmelik maddeleri ayrı ayrı değerlendirildikten sonra Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği'nin oluşturulmasında çevrenin korunması amacıyla hareket edildiği belirtilerek hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Mahkeme 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'deki (KHK) düzenlemeye atıfla davalı idare lehine 1200 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucu Dernek lehine de aynı miktarda vekâlet ücretine karar vermiştir. Başvurucunun temyiz talebi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/5/2012 tarihli kararıyla esas yönünden oy birliği, vekâlet ücreti yönünden oy çokluğu ile reddedilmiştir. Çoğunluk kararına katılmayan iki üyeden biri, davanın açıldığı tarih itibarıyla 659 sayılı KHK yürürlükte olmadığından davalı lehine vekâlet ücreti verilemeyeceğini belirtirken; diğer üye hukuk müşavirinin savunmanın verildiği tarihte vekil sıfatı taşımaması nedeniyle idare lehine vekâlet ücreti verilemeyeceğini ifade etmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi 25/3/2015 tarihli ilamı ile vekâlet ücreti yönünden yukarıda belirtilen gerekçelerle oy çokluğu ile reddedilmiştir. Nihai karar başvurucu Derneğe 9/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu Dernek 9/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “(1) Yargılama giderleri şunlardır:...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti....” 659 sayılı KHK'nın "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”