20. Hukuk Dairesi 2015/9068 E. , 2015/11179 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 33 parsel sayılı 3580,00 m2 yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz, davalılar adı…
**20. Hukuk Dairesi 2015/9068 E. , 2015/11179 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 33 parsel sayılı 3580,00 m2 yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz, davalılar adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Orman Yönetimi, dava dilekçesinde özetle; tapuda davalılar adına kayıtlı taşınmazın 1979 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığını belirterek taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1971 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan tapulama çalışmaları, 1979 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve aynı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması çalışmaları ile 30.04.1999 günü ilân edilerek kesinleşen evvelce sınırlandırılması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın evveliyatında buğday tarlası niteliğinde olduğu, yaklaşık 12 sene önce zamanın muhtarı tarafından çam ağaçlarının dikildiği, 1971 yılında yapılan kadastroda tarla olarak tahdit ve tespitinin yapıldığı, taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, zaman içerisinde eylemli ormana dönüştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; bir yerde kesinleşen orman kadastro çalışması varsa, o yerin orman olup olmadığı, kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması sonucu anlaşılır. Davacı Orman Yönetimi de davasını kesinleşmiş tahdite dayalı olarak açmıştır. Mahkemenin istemle bağlı kalarak kesinleşen orman kadastro sınırını dikkate alıp karar vermesi gerekir. Dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazın yörede 1979 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında tanzim olunan orman kadastro tutanaklarının 3 nolu sahifesinde tamamen orman sınırları içine alındığı, 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 11. maddesine göre parsel malikleri tarafından hak düşürücü süre içerisinde tahdidin iptalinin istenmediği bu nedenle tahdidinkesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; tahdit içinde kalan dava konusu taşınmaz hakkında Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle delillerin yanlış takdiri ile yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.