T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/750 Esas KARAR NO : 2025/1597 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/03/2022 NUMARASI : 2020/655 Esas, 2022/205 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/750 Esas KARAR NO : 2025/1597 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/03/2022 NUMARASI : 2020/655 Esas, 2022/205 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacının üyesi bulunduğu S.S.... Yapı Kooperatifinin Başkanlığını yürütmekte iken davacının üyeliği sebebiyle vermiş olduğu imza sirkülerini kullanmak suretiyle bono düzenlediğini ve bu sahte bonoyu dayanak göstermek suretiyle İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, bunun üzerine İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile takibin taliki veya iptali davası açılmışsa da mahkemece İİK 169/a hükmünde yer alan belgelerle borca itiraz ispat edilemediğinden davanın reddine karar verildiğini, davacının davalıya borcunun olmadığının tespiti ile davacı aleyhine başlatılan takibin iptalini istemek zorunda kaldıklarını, davacının üyesi bulunduğu kooperatife duyduğu güven çerçevesinde sunulan imza sirkülerinin kopyalanmak suretiyle sahte bono düzenlendiğini, icra takibine konu edilen sahte senette yer alan imzaların imza sirkülerinden kopyalandığının çıplak gözle tespit edilebildiğini, bono üzerinde üç imza olmasının da senedin sahte olduğunun açık kanıtı olduğunu, davalı tarafından davacının imza sirküleri olarak alınan ve davacının ıslak imzası bulunan belgedeki boşluğun bono olarak doldurulduğunu ve icra takibine konu edilerek davacının haksız bir icra takibi ile karşı karşıya bırakıldığını, davalı hakkında sahte senet düzenlemek nedeniyle dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20477 sor nolu dosyasında kooperatife ait tüm belgelere el konulduğunu, ancak el konulan belgeler arasında sahte senet nedeniyle dava açan yaklaşık 30 kişinin belgelerine rastlanmadığını, bu hususun davacıya ait ıslak imzalı formların davalı uhdesinde olduğunu ve davalının sahtecilik fiiliyle sahte senet oluşturduğunun açık bir şekilde gösterdiğini, davalı yan ve diğer kooperatif yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/241 esas sayılı dosyası ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik suçlarından dava açıldığını ve yargılamasının halen devam ettiğini ileri sürerek icra takibi ve takibe dayanak senetle ilgili davacının borcunun bulunmadığının tespitine, davacı tarafından başlatılan icra takibinin kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamış olup, aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının S.S.... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğu, davalının ise kooperatifin eski başkanı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul 30.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen bononun davacı tarafından verilen imza sirküsünün boş kalan kısımlarının bono olarak doldurulduğu iddia edilerek, takip konusu bono ile takip nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı, takibe dayanak yapılan bono üzerinde mahkememizce yaptırılan adli tıp incelemesi sonucu tanzim olunan adli tıp raporuna göre, inceleme konusu senedin mutat matbu senetlerden olmayıp senedin üst kenarının forme kesim olmadığını, alt kenar ölçülerinin standart A4 kağıt ölçüsü ile uyumlu olduğu, "Adı Soyadı", "Adresi", "Telefon" bilgilerini ve imza içeren bölümlerle bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedeli, içeriği ve düzenleme tarihine ait yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmedikleri ve senet metinlerinin bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla oluşturulmuş diğer metinlere göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda, farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla oluşturulmuş oldukları, dolayısıyla senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulduğu hususlarının tespit edildiği, bu doğrultuda davacının işbu senet nedeniyle bir borcu bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen keşidecisi ... olan, lehtarı ..., düzenleme tarihi 17/03/2015, vade tarihi 17/06/2015, 75.000,00TL bedelli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca icra takibinin kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İİK 72/5 md. uyarınca 75.000,00TL'nin %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre; 1-Davanın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen keşidecisi ... olan, lehtarı ..., düzenleme tarihi 17/03/2015, vade tarihi 17/06/2015, 75.000,00TL bedelli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İİK 72/5 md. uyarınca 75.000,00TL'nin %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı asil istinaf dilekçesinde; İnşaat işinin tamamalanması için şahsi kefalet vermek zorunda kaldığını, kooperatif üyelerinin bilgisi doğrultusunda 3. Şahıslara Bankalara Şahsi kefalet verdiğini, bazılarına kredi çıktığını borcunu kapatmadığını, bazılarının borçlarını elden ödeyeceklerini söylediklerini, borçlarına karşılık 3. Şahıs ve bankalara şahsi kefil olmamdan dolayı borçlarına karşılık tarafına senet imzalayıp verdiklerini, inanarak daire satış ve devirlerini gerçekleştirdiğini, kefaletinden dolayı inşaatın bütün borçlarını şahsi mülkünden ödediğini ve ödemeye devam ettiğini, Dairelerin teslim edilmesine karşın borcun ödenmediğini, İspat yükünün davacıya düştüğünü, davacı tarafın fotomontaj fotokopi evraklardan başka hiçbir şey ortaya koyamadığını, belgenin hukuken geçerli olmadığını, fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul İli Silivri İlçesi ...el Alibey Mahallesinde yapılan site İnşaatı 1163 Kooperatif Kanunu maddeleri içeriğinde belirtilen hususlara dayalı Bütün Ticari Sözleşmeler alış veriş Genel kurul kararları tüm edimler yerine getirildiğini, 37000 m2 11 Blok 240 Daire ortak alanlar tamamlandığını, iftira ve sahtelik iddialarını kabul etmediğini, ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlandığını, eksik inceleme ile savunma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi 2020/727 Esas 2022/22 Karar 18/01/2022 TarihLİ Kararında; Müştekiler ..., ..., Sanıklar :...,..., Suç : Resmi Belgede Sahtecilik, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, SUÇ TARİHİ :20/04/2018, SUÇ YERİ : İSTANBUL/FATİH olduğu mahkeme kararında; "... S.S. Gülkılıçlar Konut Yapı Kooperatifi ile ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited şirketi arasında inşaat yaptırma hususunda anlaşma sağlandığı ve inşaatın yapımına başlandığı, bir süre sonra bâzı üyelerin ödeme yapmakta sıkıntı çektikleri, , bunun Üzerine ödeme sıkıntısı çeken Müştekilerin de aralarında olduğu bir kısım kooperatif üyesinden eksik kalan kısmı tamamlamak amacıyla senet imzalanması istendiği, iddianameye konu senetlerin bu şekilde tanzim edildiği olayda her ne kadar sanıkların haksız menfaat sağlamak amacıyla Resmi Belgede Sahtecilik, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçundan eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 158/1.d-h, 35, 209/2 maddesi delaletiyle, 204/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmışsa da; müştekilerin soruşturma aşamasında, yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmelerine rağmen senet üzerinde ki imzaların kendilerine ait olduğuna dair bilirkişi raporunun varlığı, sanıkların aşamalardaki ısrarlı ve istikrarlı savunmaları, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/444 Esas 2019/586 Karar sayılı kararı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/415 Esas sayılı dosya ekinde yer alan söz konusu inşaatların 2017 yılı itibariyle gelmiş oldukları aşamaları gösterir bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı "Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı ve Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilememiştir. "Kuşkudan sanık yararlanır" evrensel hukuk ilkesi gereği sanıkların ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından CMK nın 223/2-c maddesi gereğince sanıkların AYRI AYRI BERAATLERİNE, İstanbul CBS adli emanet müdürlüğünün 2018/10426 sırasında kayıtlı 30.000 TL ve 75.000 TL bedelli senetlerin İstanbul 30. İcra Dairesi müdürlüğüne iadesine, Yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına,..." karar verildiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan 09/12/2021 tarihli ATK raporunda, takip dayanağı bononun davacının imzalarından yararlanılarak farklı bir belgeden senet metni eklenmek sureti ile oluşturulduğunun tespit edildiği, akınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararlarının genel mahkemeyi bağlamayacağı, davalının ibraz ettiği İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/727 Esas 2022/22 Karar sayılı beraat kararının incelenmesinde, davacının söz konusu ceza dosyasının tarafı olmadığı anlaşıldığından davalının yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı asilin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.123,25TL harçtan, peşin alınan 1.280,82TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,43TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/12/2025