İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, Müvekkil banka ile davalılar arasında Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi imzalandığı ve İş bu sözleşme kapsamında kredi hesapları açıldığı ve krediler kullandırıldığı, Borçlu/davalıların ... A.Ş. (...) teminatlı olan işbu kredilerine istinaden ... tarafından henüz tazmin ödemesi yapılmadığı, ...'unun 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş teminat yetersizliği nedeniyle kredi alamayan KOBİ'lere ve KOBİ dışı işletmelere kefil olan bir kefalet kuruluşu olduğu, ...'nin bu anlamda çeşitli kefaletler türleri olduğu bunlardan birinin de T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından ...'ye sağlanan destekler kapsamındaki Hazine destekli kefaletler olduğu, Hazine destekli kefaletler, yararlanıcı lehine, Bankalar ve 5411 sayılı yasa kapsamında faaliyet gösteren finans kuruluşlarınca kullandırılan kredilerde 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20. Maddesi çerçevesinde yayımlanan 2009/15197, 2015/7331 ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları gereği, Bankalar ve finans kuruluşları ile ... arasında imzalanan protokoller doğrultusunda verildiği ve ... ile müvekkil banka arasında bu protokolün imzalandığı, 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 kredi Garanti Kurumlanna sağlanan hazine desteğine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında takibe ilişkin esaslarda düzenlemiş ve bu kararın6. maddesinde;" (1) Temerrüt sonrası takip işlemleri kredi verenlerce yürütülür." "(4) Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır. Kanuni takip masrafları kredi veren ile Kurum arasında kefalet oranında paylaşılır.” Şeklinde düzenleme olduğu, Yine Bakanlar kurulu kararına dayanılarak Banka ile ... A.Ş. arasında imzalanan Hazine Destekli Kefalet İşlemleri Protokolü'nün "D Hazine Destekli Kefaletlerde Tazmin, Takip ve Tahsilat Süreçlerine ilişkin hükümler bölümünde yer alan 1.2 Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat süreçlerine ilişkin Usul ve Esaslar maddesinin 4. Fıkrasındaki "Kurum'un kredi verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir." Düzenlemesi ile Bankanın kredi alacağının ... tarafından tazmin edilmesinden sonra dahi diğer borçlu ve kefiller hakkındaki icra takiplerinin kredi veren Banka tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı, Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında, Hazine destekli kefaletlerde ... takip işlemlerini yürütmemekte olup, takip işlemleri ilgili mevzuatın amir hükümleri doğrultusunda Banka tarafından yürütüldüğü, Banka tarafından ... tarafından ödenen tazmin tutarı dahil tüm tutar üzerinden borçlu ve teminatlar aleyhine takip başlatıldığı, ... alacağı devam etmekte ve takip işlemlerinin Banka tarafından yürütülmesine devam edildiği ve bu nedenle ... tarafından yapılan tazmin ödemesi tahsilat niteliği taşımadığı, Borçluların borçlarını vadesinde ödememeleri üzerine Ankara .... Noterliğinin 25/12/2019 tarih ve .... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edilerek müşteri hesap özeti ile davalı borçlulara gönderildiği, ancak ödenmemesi üzerine icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlular icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğu, bunun üzerine arabuluculuk sürecine başvuru yapılmış olduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, belirtilerek, davalı borçluların itirazlarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan itirazlarının iptali ve duran icra takibinin devamı, haksız itiraz nedeniyle %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep edilmiştir.