Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/7321 E. , 2024/11009 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/7321 Karar No : 2024/11009 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tari…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/7321 E. , 2024/11009 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/7321 Karar No : 2024/11009 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delil gösterilmeden, bireyselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır ve sivil ölüme yol açan bir işlem tesis edildiği, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, bir kamu görevlisinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, ByLock kullandığına yönelik somut bir tespitin bulunmadığı, ByLock sunucusuna ait veri tabanında isim, TC kimlik numarası, IMEI numarası ve GSM telefon numarası gibi bilgiler bulunmadığı halde ByLock tespit tutanağında bu verilerin ne şekilde tespit edildiğinin açıklanmadığı, IP kayıtlarının çoğunluğu 17/11/2014 tarihi sonrasına ait olup MİT teknik raporunda 17/11/2014 tarihinden itibaren Türkiye’den bazı IP adreslerinden ByLock sunucusuna erişimin engellendiğinin belirtildiği, ByLock abonelik listelerinin MİT tarafından savcılık ve mahkeme kararı olmaksızın internet servis sağlayıcılarından temin edilen verilere dayandığı, MİT tarafından elde edilen istihbari nitelikteki verilerin amacı dışında kullanılamayacağı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının ve dini sohbetlere katılmanın düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, barışçıl toplantı yapma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte olduğu, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, hukukun üstünlüğü ilkesi, gerekçeli karar hakkı, özel hayata saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, ölçülülük ilkesi, hakkın özüne dokunma yasağı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, suç ve cezaların kanuniliği ile geriye yürümezliği ilkeleri gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "...17/25 Aralık 2013 süreci ve devamında, Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını artıran davacının, bu eylemi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağ kurduğu..." belirtilmişse de; davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "...sanığın Bank Asya hesap hareketlerinde 2014 Ocak ve 2014 Eylül döneminde örgüt elebaşının talimatına uygun artış bulunmadığı, en yüksek bakiyenin bulunduğu 2015 Ocak döneminin hem zaman hem miktar yönünden ayrı ayrı örgüt talimatlarıyla uyumlu olmadığı, bu haliyle sanığın bank asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında olup bankayı fonlama amacıyla hareket ettiğini göstermeyeceği..." tespitine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce de Bank Asya kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının örgüt liderinin talimat tarihi öncesinde de kart borcu ödeme, para yatırma ve para çekme, kiralık kasa işlemlerinin bulunduğu, söz konusu işlemlerin Mayıs 2016 tarihine kadar devam ettiği görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede Bank Asya'daki hesap hareketliliği dikkate alınmamıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.