T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3053 - 2026/60 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3053 KARAR NO : 2026/60 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2025 NUMARASI : 2025/1656 2025/945 DAVACI : ... - - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zar…
T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3053 - 2026/60 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3053 KARAR NO : 2026/60 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2025 NUMARASI : 2025/1656 2025/945 DAVACI : ... - - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili/tüketici...'nun, ....Noterliği 28.07.2021 tarih ve 20724 sayılı Araç Satış Sözleşmesi ve 130.000 TL bedelle davalıdan ... Plaka sayılı ... marka hususi otomobil satın aldığını, satış sırasında aracın 82.170 km'de olduğunu, bir hafta sonra da ....Noterliği 04.08.2021 tarih ve 21652 sayılı Araç Satış Sözleşmesi ve 131.000 TL bedelle ile de Kayseri'li ... isimli şahsa sattığını, bu satış sırasında da aracın 82.455 km'de olduğunu, alıcı /tüketici ...'ın aracı müvekkilinden satın aldığında aracın kilometresinin 82.455 olduğunu, aracı 2 yıl kullandıktan sonra satmaya karar verdiğinde aracın kilometresinin düşürülmüş olduğunu öğrendiğini ve zararın karşılanmasını müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilin km ile kendisinin oynamadığını öncesinde veya sonrasında km ile oynanmış ise haberdar olmadığını, bilgi sahibi de olmadığını, bundan sorumlu olamayacağını, sorumluluk kabul etmeyeceğini bildirdiğini, aracın ayıbının müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinden gizlendiğini, dava ve taleplerinin kabulüne, müvekkilinin davalıdan satın aldığı ve sonrasında başkasına sattığı ... plaka sayılı araçta, davalının kusurlu veya kusursuz sorumluluğu sonucu ortaya çıkan ayıplı maddi hasar ve ferileri toplamı 141.667,99 TL'nin, müvekkilinin 3.şahsa ödeme tarihi olan 01.08.2024 'ten olmadığı takdirde icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/30360 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının itirazında kötü niyetli olması sebebiyle alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasını, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ....Asliye Hukuk Mahkemesince; Uyuşmazlığın ticari dava olması gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi kararında; Uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı davanın ticari dava olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı- İçtihatlı 6335 sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323). Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.icari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması içinkural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması, ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Davalının tacir sıfatının araştırılması adına ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalının "...Sistem kayıtlarının tetkikinde; Dairemiz ... T.C. kimlik numaralı ...'ın Potansiyel Mükellef (Gelir Getirici Kazanç Olmaksızın Bazı İş Ve İşlemlerde Kullanılan Potansiyel Vergi Kimlik Numarasına Haiz Mükellef)..." olduğu bilgisinin verildiği, buna göre davalının faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sayılamayacağı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının tacir sıfatına sahip olmadığı; görevli Mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucu oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 15/01/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır