Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1809 E. , 2024/4400 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1809 Karar No : 2024/4400 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmek
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1809 E. , 2024/4400 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1809 Karar No : 2024/4400 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığında "... " olarak görev yapan davacının, Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere "... " kadrosuna atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:... sayılı kararla; kamu personelinin görev ve görev yerinin değiştirilmesi noktasında idarenin takdir yetkisine sahip olduğu ancak idareye tanınan bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanıldığının idarece ortaya konulması gerektiği; davacının, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırayla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atanmış olduğu, görev süresi içerisinde başarısız ya da yetersiz olduğunu veya daire başkanlığı görevini mevzuat çerçevesinde yapamadığını gösterecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olması karşısında, salt takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı mali ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca, idarenin atama yapma ve görevden alma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu; davacının, üst düzey yöneticilik görevine atanmadan önce bulunduğu görevler ile kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde yükselmediği hususları göz önüne alındığında ve idarenin kamu hizmetleri gerekleri doğrultusunda personelinin görevini değiştirme konusunda sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, kadro derecesi korunmak suretiyle daire başkanlığı görevinden alındığı ve daire başkanlığı görevinde 3 yıldan az süre ile (yaklaşık 4 ay) görev yaptığı hususu da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile başvuruya konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeksizin tesis edilmiş olduğu, daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek herhangi bir somut gerekçenin idare tarafından ortaya konulmadığı, kariyer ve liyakat bakımından yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin söz konusu olmadığı, mesleki hayatında herhangi bir disiplin cezası almadığı ve olumsuz bir sicilinin bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi... Fakültesi ... bölümünden 1999 yılında mezun olan ve aynı yıl aday öğretmen olarak göreve başlayan davacının, aynı Üniversite ... Enstitüsünde yüksek lisans eğitimini tamamladıktan (2004) sonra halen Ankara Üniversitesi ... Enstitüsü ... alanında doktora eğitimine devam ettiği, 1999 - 2016 yılları arasında çeşitli il ve merkez teşkilatında öğretmen olarak görev yaptığı, 05/04/2016 - 09/04/2018 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde; 26/08/2020 - 25/11/2021 tarihleri arasında da Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında ... olarak görev yapmak üzere görevlendirildiği, 25/11/2021 tarihinde ... olarak atandıktan sonra yine 17/12/2021 - 02/11/2022 tarihleri arasında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde ... olarak görevlendirildiği, 02/11/2022 tarihinde Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde görev yapmak üzere Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü emrine asaleten... olarak atamasının yapıldığı, bu görevi yürütmekte iken 14/03/2023 günlü, 658 sayılı dava konusu işlemle araştırmacı kadrosuna atanması üzerine, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 37. maddesinde, "(Ek: 1/7/2022-7417/59 md.) Mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi ile “ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi “Ek göstergeleri bakanlık bölge müdürü (dâhil) ila bakanlık genel müdürü dengi (hariç) arasında” şeklinde, aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan “Ek göstergesi 3600’den daha düşük” ibaresi ise “Ek göstergesi bakanlık bölge müdüründen daha düşük” şeklinde uygulanmak suretiyle; 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar, bakanlıklar ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yönetici kadroları ile bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının il müdürü kadrolarından ek 35 inci madde kapsamına girmeyen kadrolarda bulunup görevden alınan veya görevleri sona erenler hakkında mülga ek 18 inci madde hükümleri uygulanır. ..." düzenlemesi, (mülga) Ek 18. maddesinde ise; "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda; (...) c) Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde; 1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan merkez teşkilatına ait kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına, 2) Daha önce (1) numaralı alt bentte belirtilen kadrolarda bulunmayanlardan ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar ilgili kuruma ait (1) numaralı alt bentte yer alan kadro veya pozisyonlardan kurumlarınca tespit edilmiş olan kadro veya pozisyonlarına, 3) (2) numaralı alt bentte belirtilenlerden üç yıldan az görev yapmış olanlar, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro veya pozisyonlarına, ... atanırlar. ..." kuralları öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde, yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunanların görevden alınması veya görev sürelerinin sona ermesi sonrası hangi kadrolara atanabilecekleri düzenlemiş; söz konusu düzenlemeler kapsamında daire başkanı kadrosunda görev yapan davacı da, araştırmacı kadrosuna atanmıştır. Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi hükmü ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; lisans eğitiminin ardından yüksek lisans eğitimini tamamlayan ve halen doktora eğitimine devam eden, eğitim kurumlarında öğretmenlik, Bakanlık merkez teşkilatında öğretmenlik, şube müdürlüğü, daire başkanlığı görevlerini yürüten, görevleri sırasında teşekkür ve başarı belgeleri bulunan davacının, 2022 yılından önce farklı tarihlerde uzunca bir süre görevlendirme suretiyle, sonrasında da asaleten daire başkanlığı görevine getirildiği, hakkında açılmış herhangi bir soruşturma, inceleme, verilmiş bir ceza bulunmadığı, daire başkanlığı görevini yerine getiremediğine veya başarısız olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge sunulamadığı gibi, hizmetlerinden verim alınamadığı hususunun da davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı ve bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu görülmekte olup, daire başkanlığından alınarak araştırmacı olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE; 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... günlü, E:... , K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ... -TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.