T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/346 KARAR NO : 2025/790 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/03/2016 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememizin .../... esas sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile ...'nın davalı ... ile ..., ..., ..., ... ve ...'den muhtelif krediler kullandıklarını, davalı bankaların müvekkillerinde…
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/346 KARAR NO : 2025/790 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/03/2016 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememizin .../... esas sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile ...'nın davalı ... ile ..., ..., ..., ... ve ...'den muhtelif krediler kullandıklarını, davalı bankaların müvekkillerinden faiz tahsil ettiklerini, Rekabet Kurumunun ... tarih ...-.../...-... sayılı kararı ile davalı bankaların aralarında anlaşarak kredi ve mevduat faiz oranlarını birlikte belirlemelerinin Rekabetin Korunması hakkındaki kanununun 4 maddesine aykırı olduğu tespit edilerek davalı bankalara para cezası verilmesi ile tahsil edilen faizlerin yasal dayanağının bulunmadığının sabit olduğunu, davalıların rekabetin korunması hakkındaki kanununun 57 maddesi uyarınca tazminat müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Rekabetin Korunması hakkındaki yasaya aykırı şekilde faiz tahsili nedeniyle davacıların uğradığı zararın davalılardan ticari faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı banka vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili bankanın ve sözleşme uyarınca yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacı asil ile müvekkili banka arasında kredi sözleşmesine istinaden tüketici kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredi nedeniyle davacıdan tahsil edilen ücret, faiz ve benzeri taleplerin usul ve yasaya uygun olduğunu, Rekabet Kurulu Kararının iptali için açılan Ankara ... İdare Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının henüz sonuçlanmadığını, bu dosyanın bekletici mesele olması gerektiğini, tazminat talebine ilişkin hukuka aykırı bir fiilin varlığının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemenin .../... esas sayılı dosyasında görülen davada davalı bankalar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı, davacı şirket ve gerçek kişi ile bankalar arasındaki kredi ilişkisinin ayrı ayrı belirlenmesi ve buna göre kamu düzenine ilişkin görev hususunun tespiti için ayırma kararı verilerek davacı asil tarafından davalı ...'ye yönelik davanın mahkemenin yeni esasına kaydedilmesine karar verilmiştir. 07.11.2013 tarihinde kabul edilerek yayım tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 3. maddesinin k bendinde tüketicinin tanımının yapıldığı, l bendinde ise "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" tüketici işlemi olarak tarif etmiştir. Aynı kanunun 83. maddesinde ise "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkememizin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile "Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine, Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, " karar verilmiş ise de, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .../... Esas .../... karar sayılı karar ile " Antalya ... Tüketici Mahkemesince verilen görevsizlik kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesince ... Tarihli ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararıyla kararın onanmasına karar verildiğinden davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu özel dairenin kabulündedir. Özel Dairenin onama ve bozma kararının mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği vardır. O halde uyuşmazlığın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE," şeklinde karar verilmiş olup yukarıda esası yazılı sırasına kaydedilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 08/04/2025 tarih 2023/1576 Esas 2025/601 Karar sayılı ilamında"Dava, davalı bankaların da aralarında bulunduğu 12 bankanın kartel oluşturacak şekilde faiz oranlarını birlikte belirlemesi nedeniyle serbest piyasa koşullarının bozulduğu ve banka müşterilerinin mağdur edildiği iddiasına dayalı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 57 ve 58. Maddeleri gereğince oluşan zararın üç katının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.4054 sayılı Kanunun 57. Maddesine göre; "Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur." 58. Maddesinde ise; "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün kârlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır. Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebilir." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının iptaline ilişkin Ankara ... İdare Mahkemesince açılan davada davanın reddine karar verilmiş, karar düzeltme aşamasında Danıştay ... Dairesinin ... tarih ve .../... E. ve .../... K. sayılı kararı ile kararın bozulması üzerine Ankara ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve .../... E. ve K. .../... K. sayılı "Israr-Ret" kararı verilmiş ve bu kez Danıştay İdari Dava Daireleri ... tarih ve E. .../..., K. .../... sayılı kararı ile dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde Ankara ... İdare Mahkemesinin .../... E. ve .../... K. ve ... tarihinde idari işlemin iptaline karar verilmiştir. Açıklanan mahkeme kararları ışığında; dava dosyasının dayanağı olan Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının iptaline karar verilmekle dava konusu olayda rekabetin ihlalinin bulunduğundan bahsedilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, davanın dayanağı olan Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tespit edilmiş olduğu ve davacı ile yapılan kredi sözleşmesi kapsamında rekabetin ihlal edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/6115 Esas, 2022/8091 Karar sayılı ve 24/10/2022 tarihli emsal içtihadı) Ancak, HMK'nun 326. Maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Yargılama gideri, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre taraflara yükletilir. Somut olayda; davacının dava açıldığı tarih itibariyle haklı olduğundan söz edebilmek için dava tarihinde kesinleşmiş ve geçerli bir Rekabet Kurulu kararına ihtiyaç vardır. Bu yönde kesinleşmiş bir Rekabet Kurulu kararı bulunmadığı gibi mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmakla, yapılan giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına ve dava dilekçesinde toplam ... TL talep edildiği ve bu talebin tüm davalılardan eşit miktarda talep edildiğinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davalılar lehine ...'ar TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7599 Esas, 2023/568 Karar sayılı ve 13/03/2023 tarihli emsal içtihadı)"şeklinde belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı banka tarafından kullandırılan tüketici kredisine istinaden Rekabetin Korunması hakkındaki yasaya aykırı şekilde faiz tahsili nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine ilişkindir. Dava, davalı bankanın da içinde bulunduğu bankaların ... sonrası için kullanılan kredi kartı ve kredilerde ödenmesi gereken faiz ve gecikme konusunda oluşturdukları kartel faizi tespitine ilişkin Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararına dayanmaktadır. Rekabet kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının iptaline ilişkin açılan Ankara ... İdare Mahkemesince davanın reddine dair kararı karar düzeltme aşamasında Danıştay ... Dairesinin ... tarih ve .../... E ve .../... K sayılı kararı ile bozulması üzerine verilen Ankara ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve .../... Esas ve .../... Karar sayılı " Israr-Ret" kararı verilmiş ve bu kez, Danıştay İdari Dava Daireleri ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı kararı ile bozulmuş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde Ankara ... İdare Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar ve ... tarihinde idari işlemin iptaline karar verilmiş, İş bu hüküm, Danıştay ... Dairesi'nin ... tarihli, .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davanın dayanağı olan Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tespit edilmiş olduğu ve davacı ile yapılan kredi sözleşmesi kapsamında rekabetin ihlal edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2022 tarih ve 2022/6115 esas, 2022/8091 karar sayılı ilamı) Yargılama gideri ile ilgili olarak, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre taraflara yükletileceği, davacının dava açıldığı tarih itibariyle haklı olduğundan söz edebilmek için dava tarihinde kesinleşmiş ve geçerli bir Rekabet Kurulu kararına ihtiyaç olduğu, bu yönde kesinleşmiş bir Rekabet Kurulu kararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olmakla, yapılan giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına ve dava dilekçesinde toplam ... TL talep edildiği ve bu talebin tüm davalılardan eşit miktarda talep edildiğinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davalı lehine ... TL vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)