4. Hukuk Dairesi 2011/7388 E. , 2012/8131 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 20/12/2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/03/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor il…
**4. Hukuk Dairesi 2011/7388 E. , 2012/8131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 20/12/2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/03/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, destekleri trafik kazası sonucu ölen davacıların maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. a-Desteğin davacı eşi ... destek tazminatı dava etmediği halde mahkemece bilirkişi raporuna itibaren adı geçen davacı yararına destek tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. b-Davacılar vekili 25.01.2005 tarihli celsede dava dışı sigorta şirketince müvekkillerine ödeme yapıldığını beyan etmiş olmasına rağmen mahkemece, ödenen miktarın ve tarihinin tespit edilip gerekiyorsa destek zararından mahsup edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. c-Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; olay tarihi ile yukarıda gözetilen ilkeler birlikte gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Kararın davacılar yararına daha az miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere bozulması gerekmiştir.