11. Ceza Dairesi 2016/10914 E. , 2018/2184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanıklardan ... ... ... sorgusunda beyan ettiği adresine gönderilen gerekçeli kararın tebliğ edilemeden iade gelmesi üzerine, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 21.05.2015 günlü tebliğ işleminin, aynı adrese daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olması nedeniyle usulsüz olduğu ve temyiz süresini başlatmadığı, öğrenme üzerine temyi
**11. Ceza Dairesi 2016/10914 E. , 2018/2184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Sanıklardan ... ... ... sorgusunda beyan ettiği adresine gönderilen gerekçeli kararın tebliğ edilemeden iade gelmesi üzerine, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 21.05.2015 günlü tebliğ işleminin, aynı adrese daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olması nedeniyle usulsüz olduğu ve temyiz süresini başlatmadığı, öğrenme üzerine temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1-Sanıklar hakkında 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; sanık ... ... şirketin ortağı ve yetkilisi görünmekle birlikte işlerle diğer sanık ...'in ilgilendiğini, faturalarla ilgisinin bulunmadığını, sanık ...'in ise şirkette %10 hisse sahibi olduğunu, şirket işleri ile ilgisinin bulunmadığını, diğer sanık ... ... şirket işleriyle ilgilendiğini savunması, dosya içerisinde 2009 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan faturaların asıl ya da onaylı suretlerinin bulunmadığının anlaşılması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından; sahte düzenlendiği iddia olunan 2009 takvim yılına ait faturaların aslı veya onaylı örnekleri dosya içerisine alınarak, yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi; suça konu faturaları kullandığı iddia edilen mükelleflerin yetkili temsilcileri dinlenilerek faturaları kimden aldıklarının, kiminle ticari ilişki içinde bulunduklarının sorulması, faturaların hangi sanık tarafından düzenlendiğinin tespiti bakımından, faturalardaki yazı ve imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklardan ... ... ... hakkındaki infazın durdurulmasına, bu suçlardan tahliyesi için mahalline müzekkere yazılmasına 14.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.