Başvuru, temyiz yolu açık olduğu hâlde kararın kesin olarak verilmesinden dolayı kanun yoluna başvuru imkânının ortadan kaldırılması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve bazı anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, temyiz yolu açık olduğu hâlde kararın kesin olarak verilmesinden dolayı kanun yoluna başvuru imkânının ortadan kaldırılması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve bazı anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Şikâyetçi vekili tarafından Dinar İcra Ceza Mahkemesine (Mahkeme) hitaben hazırlanan 13/11/2018 tarihli şikâyet dilekçesi ile başvurucunun şirket yetkilisi olarak keşide ettiği iddia edilen çekin karşılığını bankada bulundurmadığı ve "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince cezalandırılması talep edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda Mahkeme, çekin bankaya ibraz edildiği tarihte başvurucunun çek hesabının tanımlı olduğu şirketin yetkilisi olmadığı, bu nedenle atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5/2/2019 tarihinde başvurucunun beraatine karar vermiştir. Şikâyetçi vekili tarafından bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Konya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Daire), dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda başvurucunun üzerine atılı suçun sabit olduğunu değerlendirmiştir. Ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın yeniden duruşma açılmaksızın düzeltilmesini mümkün gören Daire, Mahkemece verilen hükme ilişkin fıkradan başvurucunun beraatine ilişkin ifadenin kaldırılmasına, bu ifade yerine başvurucunun 5941 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince 400 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair ifadenin eklenmesi suretiyle 12/3/2019 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararda, kararın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca kesin olmak üzere verildiği ifade edilmiş ancak kararın kesin olduğuna dair değerlendirmenin 5271 sayılı Kanun'un anılan maddesinin hangi fıkrasına ve bendine dayandığı açıklanmamıştır. Başvurucu, Daire kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca itirazda bulunulmasını Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığından talep etmişse de bu talep 10/4/2019 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu Daire kararına karşı başka herhangi bir kanun yoluna başvurmaksızın 26/4/2019 tarihinde doğrudan bireysel başvuruda bulunmuştur.