(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/10747 E. , 2013/2904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira parası nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın k
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/10747 E. , 2013/2904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira parası nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kiracının ödemediği kira parası nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz ile takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.01.2005 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kiranın ilk yıl 800 TL, ikinci yıl 1.000 TL olup, her ayın 5.gününe kadar ödeneceği, ikinci yıldan sonra İTO nun açıkladığı TEFE ve ... toplamı ortalamasına göre artış yapılacağı ve herhangi bir ayın kirasının zamanında ödenmemesi halinde kalan sürelere ait kiranın muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Bu koşullar geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı alacaklı tarafından 28.08.2009 tarihinde başlatılan icra takibinde 2009/5-6-7-8.ayların kirası ve muacceliyet koşulu nedeniyle 2009/9-10-11-12.ayların kirası olan 10.800 TL nin tahsili istenilmiştir. Davalı borçlu, icra dosyasına itirazında ve yargılamadaki savunmasında, borcu kabul etmediğini, taşınmazın 01.01.2009 tarihinde tahliye edileceğinin davacıya bildirildiğini, ancak davacının taşınmazı teslim almayarak temerrüde düştüğünü, taşınmazdan yararlanmamasına rağmen 2009 yılı ilk dört ayın kirasını ödediğini, davacı tarafın da bu ödemeleri akdi ilişki devam ediyor gibi kabul ederek Mayıs 2009 ayı kirası ödenmediğinden kalan aylara ilişkin takip yaptığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 14.01.2011 tarihli dilekçe ile de, akdi ilişkinin yenilenmeyeceğine dair beyanda bulunduğuna ve icra takibinden sonra 07.11.2009 tarihinde 4.000 TL ödeme yaptığına dair davalı tarafa yemin teklifinde bulunmuştur. Davacı taraf söz konusu hususlarda yemin teklif edilemeyeceğini belirterek yemin teklifini kabul etmediklerini beyan etmiştir. Dava konusu taşınmazın tahliye edilerek anahtarın 21.10.2009 tarihinde davacı kiralayana teslim edilmiş olduğuna dair tutanak dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar muacceliyet koşulunun geçerli olduğu, davacı taraf yemin etmeyeceğini bildirmiş ise de, sözleşmenin feshinin yazılı şekilde ispatı gerektiği, yemin teklifi ile bu hususa geçerlilik kazandırılamayacağını, 4.000 TL lik ödemenin de icra takibinden ve dava açıldıktan çok sonra 14.01.2011 tarihli dilekçe ile ileri sürülmesi karşısında bu hususun inandırıcı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, esasen kiralananın tahliye edilmiş olup, anahtarının 21.10.2009 tarihinde teslim alınmış olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığına göre bu tarihe kadar olan kira parası yönünden isteğin kabulü, anahtar tesliminden sonraki dönem için ise makul sürenin belirlenerek taleple bağlı kalınmak koşuluyla karar verilmesi gerekmekte olup bu hususun dikkate alınmamış olması doğru olmadığı gibi, 4.000 TL lik ödeme için davalı tarafından yemin teklif edilmiş olup, davacı taraf ta, savunmanın genişletilmesine karşı çıkmaksızın yemin etmeyeceğini beyan ettiğine göre bu miktarın da hüküm altına alınacak alacak toplamından düşülmek suretiyle kalan kısım üzerinden itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile alacağın tamamı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. AÖ/AY/TB