8. Ceza Dairesi 2024/14282 E. , 2024/4729 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2017/101 Esas, 2017/335 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/101 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sa…
**8. Ceza Dairesi 2024/14282 E. , 2024/4729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2017/101 Esas, 2017/335 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/101 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 13.07.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/33456 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/33456 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Dosya kapsamına göre, somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, anılan kararın bir suretinin, 11.03.2016 tarihinde suça sürüklenen çocuğa elden tebliğ edildiğinin belirtildiği, 11.03.2016 tarihinde 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zorunlu müdafii atanarak kararın müdafiiye tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmediği anlaşıldığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Kayden 02.04.2000 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 09.03.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2016 tarihli ve 2016/7031 Soruşturma, 2016/254 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa 11.03.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği müdafiine tebliğ edilmediği, B. Suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde 21.12.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2017 tarihli ve 2016/7031 Soruşturma, 2017/1270 Esas, 2017/111 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.06.2017 tarihli ve 2017/101 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 13.07.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı Kanun'un, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve yaşı küçük şüphelinin 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca atanmış olan zorunlu müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye ve zorunlu müdafiine, verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa 11.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine tebliğ edilmediği, bu nedenle erteleme kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen 21.12.2016 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "durma" kararı verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde zorunlu müdafiine tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/101 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.