11. Ceza Dairesi 2010/13269 E. , 2010/10783 K. "" 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanıklar ..., ve haklarında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkında defterdarlık mütalaası alınmadan açılan davada yargılamanın durdurulmasına dair Kadıköy 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli davada yargılamanın durdurulmasına dair Kadıköy 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli ve esas,…
**11. Ceza Dairesi 2010/13269 E. , 2010/10783 K.** **"İçtihat Metni"** 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanıklar ..., ve haklarında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkında defterdarlık mütalaası alınmadan açılan davada yargılamanın durdurulmasına dair Kadıköy 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli davada yargılamanın durdurulmasına dair Kadıköy 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli ve esas, sayılı kararına itirazın reddine ilişkin Kadıköy 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2009 tarihli ve 2009/29 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 16.04.2005 tarihli ve 25817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelirler İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 33.maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve hükme uygun olarak 04.04.2007 tarihli, 26483 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5615 sayılı Kanun'un 20.maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367.maddesinin 1.fıkrasında bulunan "defterdarlığın veya Gelirler Bölge Müdürlüğünün" ibaresinin "Vergi Dairesi Başkanlığının veya Defterdarlığın" şeklinde değiştirilmesi karşısında; İstanbul Vergi Dairesi Başkanı adına Denetim Grup Müdürü vekili imzalı 05.04.2007 tarihli, 6752 sayılı yazının, 213 sayılı Kanun'un 367.maddesinde belirtilen ve dava şartı olan mütalaa niteliğinde bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 13.08.2009 gün ve sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 01.09.2009 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK’nun “kanun yararına bozma” başlıklı 309. maddesinin (1) numaralı fıkrası “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir”, ikinci fıkrası ise “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir” hükmünü taşımaktadır.