T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2938 Karar No : 2025/1595 TEMYİZ EDENLER (KARŞILIKLI) : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İs…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2938 E. , 2025/1595 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2938 Karar No : 2025/1595 TEMYİZ EDENLER (KARŞILIKLI) : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Gebze İlçe Tarım Müdürlüğünde Ziraat mühendisi olarak görev yapan davacının, kendisine mobbing, psikolojik baskı uygulandığı ve eziyete maruz kaldığını öne sürerek uğranıldığı iddia edilen zarara karşılık 1.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminata konu iddiaların muhtemel zarar niteliğinde olduğu, bunların dışında kalanların da lehine verilen mahkeme kararıyla karşılandığı, söz konusu hususlar çerçevesinde davacının yaşanılan olaylar nedeniyle maddi zarara uğradığına yönelik bilgi ve belge bulunmadığı gibi bunu kanıtlar nitelikte davacı tarafından da sunulmuş bilgi ve belge olmadığı dikkate alındığında maddi tazminat isteminin reddi gerektiği; davanın ihbar edildiği ...'nin, muhakkik görevlendirmeden ve disiplin raporu düzenlenmeksizin yaklaşık birer hafta ara ile davacının savunmasını istediği ve başlattığı soruşturma kapsamında verdiği cezanın İl Disiplin Kurulu tarafından kaldırıldığı, kaldırılan bu cezanın tebliği sırasında dahi davacının çocuğunun durumuyla ilgili beyanlarda bulunmaya devam ettiği hususları göz önünde bulundurulduğunda ihbar edilen ...'nin davacıya yönelik bu davranışlarının bıktırma ve yıldırmaya yönelik sistemli olarak yapılmış iş ve eylemler olduğu sonucuna varıldığından olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini teminen zenginleşmeye yol açmayacak miktarda fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 100.000,00 TL'lik kısmının davaya esas başvuru tarihinden (19/04/2021) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kalan 900.000,00 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, tarafların istinaf başvurularının reddine kesin olarak karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; usule ilişkin olarak, istinaf dairesince kesin olarak karar verilmiş ise de, kararın üçlü yargılama sistemine tabi olup temyiz yoluna başvurulması gerektiği; esasa yönelik ise, istinaf dilekçesinde belirttiği hususların hukuki ve maddi arka planının değerlendirilmediği, eksik incelemeyle karar verildiği, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan mağduriyetinin ve karşılaştığı hukuksuzlukların dikkate alınmadığı, kişilik haklarının ihlal edildiği, kendisine herhangi bir iş ve görev verilmediği, şube personeline puantaj olarak yapılan gıda ödemelerinin kendisine yapılmadığı, hem maddi hem de manevi zararı olduğu ileri sürülerek, bölge idare mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından; sadece beyan esas alınarak kısmen kabul kararı verildiği, davanın tümden reddi gerektiği belirtilerek bölge idare mahkemesi kararının aleyhe olan kısımının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Davacı tarafından; cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, davacının; duruşma istemi 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava tarihi itibarıyla "İstinaf başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmü yer almış, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiş ve anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüz bin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup; Ek 1. maddesinde ise, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Konuyla ilgili olarak, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K.2023/142 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir. Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin 2013/6099 (41 - 42. paragraf) ve 2013/5876 (26 - 27. paragraf) başvuru numaralı kararlarında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlüğünün ertelenmesi halinde, erteleme süresince iptali ertelenen kanun hükümünün yürürlükte olduğu ve bu hükmün ilgililere uygulanmasının kanunilik koşulunun ihlaline neden olmayacağı kabul edilmiş ve buna göre, iptaline karar verilen kanun hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 13/10/2023 tarihinden itibaren 9 ay boyunca (13/07/2024 tarihine kadar) yürürlükte kalacağı farzedilse bile, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir. Buna göre, Anayasa Mahkemesinin temyiz parasal sınırına ilişkin iptal kararı uyarınca, huzurda görülen davada verilen karar kesin olmayıp; tarafların bu karara ilişkin temyiz istemlerinin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 2 Ağustos 2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair" 7524 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile (MADDE 53- 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen (b) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, fıkraya (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir. “b) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.” “c) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.” hükmü getirilmiş ise de, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı 22/05/2024 tarihli olup, yapılan düzenleme 02/08/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden, bakılmakta olan davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin, kararın kesin olduğu, başka bir ifade ile temyiz yolunun kapalı olduğu yönündeki değerlendirmesi yerinde görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN : MADDİ OLAY : Davacı 09/04/2010 tarihinden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde ziraat mühendisi olarak görev yapmakta olup, Gebze İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde çalıştığı dönemde kendisine mobbing uygulandığı iddiasıyla uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşir ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açar. İdareler yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetleri sırasında önce yeterli örgütleri kurmak, bu örgütlere zararlı sonuç doğurabilecek bir olayın meydana gelmesini önleyecek gerekli personel ile hizmetin gerektirdiği araç ve olanakları sağlamakla görevlidirler, bunların zamanında sağlanamaması ve yerine getirilmesindeki kusur sonucu hizmetin hiç işlememesi veya geç ve noksan işlemesine sebebiyet verilmiş olması, idarelere zarar gören bu kimselerin zararlarının tazmini sorumluluğunu yükler. Dava tarihinde yürürlükte olan, 19/03/2011 tarih 27879 sayılı "İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi" ne ilişkin 2011/2 sayılı Genelgede "Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemlidir." denildikten sonra, çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla alınması gereken tedbirler düzenlenmiş olup, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin işverenin sorumluğunda olduğu ve bu konuda bütün tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir. 2011/2 sayılı Genelgeyi yürürlükten kaldırılan, 06/03/2025 tarih 32833 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi" ne ilişkin 2025/3 sayılı Genelgede "İş yerlerinde psikolojik tacizle mücadele kapsamında tüm kurum ve kuruluşların üzerine düşen görev ve sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmesi, Kurul tarafından alınan kararların uygulanmasında ihtiyaç duyulacak her türlü iş birliği ve yardımın titizlikle sağlanması" gerektiği vurgulanmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının temyiz isteminin incelenmesi : A) Kararın, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden; Davacı tarafından, Gebze İlçe Tarım Müdürlüğünde çalıştığı dönemde, kızının doğumu sonrasında kurum amirleri tarafından kendisine mobbing uygulandığı, bilirkişilik yapmak için çalıştığı kuruma başvuru yapmasına rağmen bilirkişilik yapmasının engellendiği, 2015-2020 yılları arasında 3091 sayılı Yasa kapsamında bilirkişilik yapamadığı, haksız ve mesnetsiz iddialarla kısıtlanması için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile açılan dava kapsamında malvarlığı üzerine şerh konularak mülkiyet haklarının kısıtlandığı, kurumda birlikte çalıştığı müdürlerinin 30/06/2020 tarihine kadar kendisine iş vermediği, hiçbir göreve göndermediği, her iki müdür döneminde tüm kurum çalışanları gittiği halde kendisinin Gıda Denetçiliği Kursuna gitmesinin engellendiği, kademe ve derece alamadığı gibi, müdürlük sınavlarına da giremediği, 21/06/2017 tarihinde çocuğunu yurttan aldıktan sonra çocuk yardımından faydalandırılmadığı, çocuğa ilişkin %90 ağır engelli raporu verilene kadar geçen süreç zarfında vergi indirimi talep edildiği, ancak buna ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı iddialarıyla miktarı artırılmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi talebinde bulunulmuştur. Dava dosyası ve Uyap kayıtlarında yer alan, davacının mezkur taleplerine ilişkin olarak açmış olduğu davalar aşağıdadır: 1) Çocuk yardımından faydalanma talebi: Davacı tarafından, 23/12/2014 tarihinde doğan kızı ... için 23/12/2014 - 15/04/2021 tarihleri arasında çocuk yardımı ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve anılan dönem için ödenmesi gereken çocuk yardımı ödeneğine karşılık olarak ıslah ile 4.468,74 TL.nin 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla; çocuğunun kalp rahatsızlığı bulunduğu ve "Turner Sendromu" teşhisi konulduğundan bahisle davacının çocuğu, hastanede değiştirilmiş veya karıştırılmış olabileceği iddiasıyla reddettiği, çocuğun 23/12/2014 - 23/06/2017 tarihleri arasında Devlet korumasına alınarak Çayırova Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdunda kaldığı dönem için çocuk yardımı ödenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin, 2015 Ocak - 2017 Haziran arası çocuk yardımı ödeneği karşılığı talep edilen 1.321,56 TL.lik kısım yönünden davanın reddine, 2017 Temmuz - 2020 Aralık arası çocuk yardımı ödeneği olarak talep edilen 3.147,18 TL.lik kısım yönünden iptali ile her bir çocuk yardımının ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine kesin olarak karar verildiği görülmektedir. 2) Engelli çocuk için vergi indiriminden faydalanma talebi: Davacı tarafından, %90 ağır engelli raporu bulunan kızı ... nedeniyle 08/08/2017-21/01/2022 tarihleri arasında vergi indiriminden kaynaklanan haklarının ödenmesi talebiyle yapılan 04/11/2022 günlü başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile vergi indiriminden kaynaklanan haklarının 08/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada, ...Vergi Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi ile ilgili yönetmeliklerde öngörülen ve başvuruyla başlayan sürece ilişkin yollar izlenmeden, yetkili sağlık kuruluşundan alınan sağlık kurulu raporu varlığının tek başına engellilik indiriminden yararlanmak için yeterli olmadığı, bu indirimden yararlanmaya, bu yöndeki başvuru tarihinden itibaren hak kazanıldığı, buna göre engellilik indiriminden başvuru tarihi olan 01/04/2021 tarihinden itibaren yararlandırıldığının görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine hükmedildiği, ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının istinaf talebinin reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, çocuk yardımı ödeneği, engelli vergi indirimi gibi mahkeme kararına konu edilen ödemelerin, bakılmakta olan davada maddi tazminat olarak talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacının diğer taleplerinin soyut iddia olarak kaldığı, uğranıldığı ileri sürülen somut zararın ortaya konulamadığı gibi, ne miktar maddi zarar oluştuğunun da delillendirilemediği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, temyizen incelenen kararın, maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Kararın, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden; Davacı tarafından, Gebze Cumhuriyet Savcılığının... soruşturma sayılı dosyasında, çocuğun değiştirilmesi ve karıştırılması ihtimaline binaen yapılan DNA testi sonucunun kesin olarak çıkmadığı halde, müdür...'nın Savcılık kararı ile Çayırova Sevgi Evleri ve Kız Yetiştirme Yurduna yerleştirilen ...'i alması için baskı uyguladığı, açılan ceza soruşturmasının ve tazminat davalarının kapatılması için ısrarcı olduğu, 2016 yılında DNA testi sonucunun kesinleştiği ve 2017 tarihinde çocuğunu teslim aldıktan sonraki süreçte çocuğunu hastaneye götürmek istediğinde, izin konusunda kendisine zorluk çıkarıldığı, çocuğunu hastaneye götürdüğünü, nerede olduğunu belgelemek zorunda kaldığı, olumsuz tutum ve davranışlarla mağdur edildiği; eski müdürü...'nın görevi ile ilgisi olmayan işleri tevdi etmeye başladığı, mevcut odasının yerini değiştirerek, kapı isimliğini söktürdüğü, idari mali işler bünyesinde döner sermaye tarımsal gelir hesabı görevinin verilmek istendiği, ancak bu görev kadro ve derecesinin altında, hizmet sınfının dışında olduğundan, başvurusu üzerine iptal edildiği, kadro ve derecesinin altında bir göreve verilmesinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve kendisine yönelik mobbingin göstergesi olduğu, üstelik bu görev verilirken, teknisyen unvanıyla görev yapan personele ait şifrenin kullanmasının söylendiği, aynı bölüm ve unvanda 2 personel bulunmasına rağmen verilen cevapta kurumda tarım ekonomisi mezunu tek ziraat mühendisi olması ve epilepsi olmasından dolayı ehliyeti olmasına rağmen araç kullanamayacağı şeklinde gerekçe gösterildiği; rahatsızlıkları epilepsi ve hemiparazinin balkondan düşme neticesinde 2 defa ameliyat olması sonrasında oluştuğu, Üniversitede okuduğu ve Kastamonu'da çalıştığı zamanlarda tek yaşadığı, ayrıca Gebze'de çalıştığı süre zarfında kurum tarafından görevlendirmeyle diğer illere gitmiş olup burada da herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı, daha öncesinde çalıştığı kurumlarda da herhangi bir sorun olmadığı, memuriyete engelli kadrosundan girmediği, rahatsızlığı sebebiyle işini aksatmadığı, çalışması sırasında ya da arazide nöbet geçirmediği halde davalı kurum müdürleri tarafından hastalığı, bir engel gibi gündeme getirilerek kurum içinde konuşulduğu ve görev verilmemesinin bahanesi haline getirildiği, hastalığı gerekçe gösterilerek iş verilmediği ve odası değiştirilip, odada sigara içilmesine göz yumulduğu, vasi atanmasına ilişkin dava dosyası lehine kesinleşene kadar telefonları kesilerek kurum içerisinde yalnızlığa sürüklendiği, tüm kurumla irtibatının kesildiği, ayırımcılık yapıldığı, dışlandığı, son güne kadar verilmeyen ve sürüncemede bırakılan bilirkişilik başvuru belgeleri sebebiyle yoğun stres ve sıkıntı yaşadığı; ... tarafından, 23/12/2015 tarihinde İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvarına Gıda Numunesi götüreceğiz diyerek Gebze İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden tahsisli araçla kardeşi Ç.I.’ın çalıştığı Erenköy Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesine zorla muayeneye götürüldüğü ve hiçbir kayıt yapılmaksızın muayene ettirildiği, ...'nın 15/11/2020 tarihli savunmasında, psikolojisinin etkilendiğini düşünerek kendisini muayene ettirdiğini beyan ettiği, davalı kurum müdürünün, yetki ve sınırlarını aşarak ve kendisini yanıltarak ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde kayıtsız şekilde muayene ettirmesi şeklindeki kabul edilemez davranışı karşısında ne yapacağını bilemediği, rızası hilafına emrivaki ile yapılan bu görüşmeyle derinden sarsıldığı ve etkilendiği; eski müdürü olan ...'nın, 23/12/2015 tarihinde hakkında düzenlediği Personel Gözlem raporuna binaen "hak arama hezeyanına düçar olduğu" iddiasıyla ...Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile vesayet altına alınması için ihbarda bulunulduğu, bu dava gerekçe gösterilerek kurumda hiçbir iş ve işlem yaptırılmadığı, vesayet dosyası sebebiyle ATK (Adli Tıp Kurumu)'na sevk edilerek 21 gün gözlem altına alınmasına karar verildiği, ölçüsüz nitelik arz eden, orantılılık ilkesine aykırı gözlem altına alma kararı ile ATK gözlem ihtisas dairesinde 4 gün boyunca incelemeye tabi tutulduğu, haksız ve mesnetsiz iddialar nedeniyle kişi hürriyetinden yoksun bırakıldığı, temel hakları bu anlamda ihlal edildiği, 4 gün gözlem altına alınması dışında çeşitli tarihlerde 4 sefer ATK 4. Adli Tıp İhtisas Kurumunda muayene edilmiş ve 1 kere de itirazlar sonucunda ATK 1. Üst kurulunda muayene edildiği, kısıtlanmasını gerektiren bir durum olmadığının tespit edildiği ve işbu kararın da kesinleştiği, o dönem müdür olan... tarafından mesnetsiz gerekçelerle yapılan ihbar neticesinde kişilik haklarına saldırı sonucunu doğuran muamele ile karşılaştığı, ...'nin muhakkiklik görevinde inceleme ve soruşturma dışına çıkması, yanlı davranması sebebiyle kendisinin yıllarca davalarla uğraştığı, gözlem altına alınarak temel haklarının ihlal edildiği, savunma haklarının kısıtlandığı ve mağdur edildiği; ... tarafından, aleyhine 1 ay içerisinde 5 defa soruşturma açıldığı ve zaten iş vermediği gibi çalışamaz hale getirildiği, hakkında "bazı basın organlarında asılsız haber yaptırarak, mesleki onur ve gururu incittiği” iddiasıyla başlatılan soruşturmada, "iddiaların memuriyet görevi ile alakalı veya görevinden kaynaklanan bir eylem olmadığı, şikayete konu dava hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü anlaşıldığından bahse konu dilekçeler Kaymakamlık Makamının 05/10/2015 tarih ve 2204 sayılı Oluru ile işlemden kaldırılmıştır" şeklinde karar verildiği, ancak ...'nin işbu karara rağmen, aynı gerekçelerle 17/02/2016 tarihinde hakkında yeniden soruşturma açtığı, savunmasının alınmasını müteakip bu kez uyarma cezası verildiği, anılan cezaya itirazı neticesinde cezanın İl Disiplin Kurulunca işlemden kaldırıldığı, soruşturmaya dayanak teşkil eden hadisenin, tamamen özel hayatına ilişkin olup, memuriyeti veya göreviyle ilgili olmadığı, savunmasının istenmesinin üzerinden 1 hafta geçmeden bu kez, ... tarih ve ... sayılı savunma konulu evrakta, “Kurumumuz çalışma alanlarında mesai arkadaşlarımızın fotoğraflarını çekmek, telefon ve ses kayıt cihazlarıyla yasa dışı ses kaydı ve dinleme yapmak, resmi belgeleri usulsüz kopyalamak, yaptığınız dinlemeler ve kayıtlarla iş arkadaşlarını tehdit etmek bu tavır ve davranışlarla Kurumun huzur sükûn ve çalışma düzenini bozmak” iddiaları ile ilgili savunmasının istenmesi üzerine bu iddialarda bulunan kişilerin kim olduğunun açıklanmasını talep etmesine ve haklarında suç duyurusunda bulunacağını bildirmesine rağmen, herhangi bir cevap verilmediği gibi bu soruşturma ile ilgili bir işlem de yapılmadığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Müfettişliği inceleme raporunda, ...2016 yılında ... adlı personelin disiplin soruşturmasına esas 3 kez savunmasını talep ettiği, bu üç savunmadan sadece birinde disiplin cezası verdiği, diğer iki savunma ile ilgili herhangi bir disiplin cezası tayinine gitmediği, ancak ... tarafından 07/03/2016 tarihli yazı ile kendisine verilen disiplin cezasının nevine bakıldığına davacının çocuğunun çocuk esirgeme kurumundan alınmaması sebebiyle savunmasının talep edilmesinin 657 sayılı DMK'nın 124 maddesinde tanımlanan disiplin cezalarının tanımını yapan hükme uymadığı, çünkü özel hayata ilişkin bir durumun disiplin soruşturmasına esas savunmaya dönüştürülmesinin, disipline esas fiil ve eylemlerinin disiplim suç ve cezaları ile illiyet rabıtası oluşturmadığı, bu cümleden olarak ... tarafından yazılan ... tarih ve ... sayılı savunma yazısında belirtilen fiillerin bile memurun kamu düzenini bozucu disiplin suçuna ilişkin eylemler olmadığı, bu sebeple ...'ın bu eyleminin 657 sayılı DMK'nın 125 maddesi kapsamında disiplin suçu teşkil ettiğinin belirtildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile savunması istendikten 1 hafta sonra ...tarih ve ... sayılı yazı ile “kurumda dedikodu yaptığı” iddiasıyla yeniden savunmasının talep edildiği, bahsi geçen yazıda "A.Y.'ye sen müdürün yalakasısın" şeklinde bir ifade kullandığından bahisle savunmasının istendiği, Kocaeli Valiliğinin 15/12/2020 tarihli inceleme raporunda yer verilen A. Y.'nin 14/08/2020 tarihli ifadesinde, "... ile aralarında böyle bir diyalog geçmediği ve kendisinin de bu yönde bir şikayeti bulunmadığı, soruşturmadan da herhangi bir bilgisinin olmadığını" beyan ettiği, hal böyle iken aleyhine haksız ve mesnetsiz iddialarla soruşturma açıldığı ve savunmasının alındığı, iftira mahiyetinde iddialarla yıldırılmaya çalışıldığının ortaya çıktığı, zira bu iddia sebebiyle savunması alındıktan sonra, dosya ile ilgili kendisine bir bilgi verilmediği, valilik ve bakanlık müfettişlerince yapılan soruşturmalar neticesinde bu durumların öğrenildiği, ... tarafından birer hafta arayla yapılan bu soruşturmaların asıl amacının kendisini pasifize etmek, yıldırmak ve çalışamaz hale getirmek olduğu, ... tarafından tutulan personel gözlem raporunda aslı astarı olmayan iddialarda bulunulduğu; şifresinin başka personel tarafından kullanılmasına izin verildiği, kurum personellerince oda içerisinde kendisinin koktuğu beyan edilerek, imza föylerinin fotokopilerini çektiği isnadında da bulunulduğu, oturduğu odada sabit telefonun kesilerek, iletişiminin kopartılmaya çalışıldığı, odada kiminle ne şekilde konuşuyorsa ilçe müdürüne birebir aktarıldığı, kurum çalışanı S. D.'nin, kurum içerisinde kendisine yönelik olarak oluşan ön yargı ve olumsuz bakış açısı sebebiyle mesai saatlerinde çocuğu almadığı gerekçesi ile üzerine yürüyerek bıçak çektiği bunun üzerine çalışanların araya girerek saldırganı engellediği, bu olayı gören ve müdahale etmeyen müdür ...'ya olayı şikayet etmesine daha sonra yazılı başvuru yapılmasına rağmen olayın kapatıldığı, işlem yapılmadığı, ayrıca ... tarafından, yerel gazetelerde çıkan bir takım haberlerin kendisi tarafından yaptırıldığı iddiasında bulunularak baskı yapıldığı; ... döneminde aleyhine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuğun terk edilmesi suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, DNA sonuçları gelmediği halde, nafaka ve velayet davası açtırıldığı ve bu davalarla uğraştığı, yine ...'nın, eşine şiddet uyguladığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu, davalı kurum tarafından kurum içerisinde açılan soruşturmalar ve uygulanan yıldırma faaliyetleri haricinde gerek kendisine gerekse ailesine yönelik açılan ceza ve aile davaları sebebiyle kendisinin ve ailesinin perişan edildiği, yıllarca bu davalarla uğraşmak zorunda bırakıldığı, ailesiyle birlikte bir girdabın içine çekildiği, tayin olarak kurumdan ayrılan ... yerine...'nin göreve geldiği, bu müdürün de kendisine iş vermekten imtina ettiği, 30/06/2020 tarihine dek iş verilmediği ve hiçbir göreve gönderilmediği, her iki müdür döneminde tüm kurum çalışanları gittiği halde kendisinin Gıda Denetçiliği Kurusuna gitmesinin engellendiği, kurumun mühendis kadrosunda olmasına rağmen dışlandığı, işçi ve diğer personelle aynı odada oturtulduğu, yıllık izin aldığı dönemlerde yerine işçinin vekalet ettiği ve önceki dönem itibariyle süregelen baskının da aynen devam ettiği, huzurdaki dava sırasında görev yeri değiştirilerek ikametine uzak ve ilçe merkeziyle bağlantılı olmayan Çayırova İlçe Orman Tarım Müdürlüğüne adeta sürgün edildiği, bu işlemin iptali için ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın derdest olduğu; aleyhine açılan vasi davası yargılaması sırasında 2017 yılında, görev yeri değişikliği talep ettiği halde mahkeme tarafından bu talebinin reddedildiği, tüm bu yaşanan süreçte görev yeri değiştirilmediğinden kendisine yönelik mobbinge yıllarca katlanmak zorunda kaldığı, ... döneminde, kapı isimliğinin söktürüldüğü ve o tarihten sonra bir daha da kapı isimliğinin eklenmediği, kendi dışındaki diğer tüm personelin kapı isimliği ve tabelalarının mevcut olduğu, ... ve... dönemlerinde, kurum içerisinde emekli olan veya tayini çıkan personel için düzenlenen yemeklere davet edilmediği, diğer tüm personelin kurumun resmi araçları ile toplantılara katıldıkları halde kendisinin bir personelin şahsi aracıyla bir kaç kişinin yemeği dışında hiç kimsenin yemeğine ve toplantısına davet edilmediği; vasi dosyası kesinleşene kadar çalışma odasındaki telefonun kesik olduğu, gelen vatandaşlarla ilgilenirken veya kurum içerisinde bir yeri aramak zorunda kaldığında, ya şahsi cep telefonunu kullandığı ya da diğer odalardan arama yapmak zorunda kaldığı, bu durumun yıllardır devam ettiği ve düzeltilmesi için dilekçe vermesine rağmen hiçbir düzeltme yapılmadığı, vasi dosyasının kesinleşmesinden sonra 2020 yılı ortalarında düzeltildiği, odada işçi vasfında çalışan personelle oturtulduğu, bilgisayarının bozuk olduğunu belirtmesine rağmen hiçbir işlem yapılmadığı, başka birimde görevli olan personelin bilgisayarının kullandırıldığı, personelin geçici görevlendirmesi bitip geldiği zaman, masasına geçtiğinde bilgisayar talep ettiği, yazılı talebine istinaden eski bilgisayarın adaptörünün değiştirildiği ancak bilgisayarın çalışmadığı, başka bir personel ile aynı bilgisayarı kullanmasının söylendiği zaman ilgili personelin bu duruma itiraz ettiği, Covid-19 salgının ortasında bu durumun gerek kendi gerekse toplum sağlığı açısından kabulünün mümkün olmadığı,... döneminde zorla usulsüz iş ve işlemler yaptırıldığı iddialarıyla 1.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyası ve Uyap kayıtlarında yer alan, davacının mezkur taleplerine ilişkin olarak açmış olduğu davalar aşağıdadır: 1) Vesayet davası : Gebze Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yapılan ihbar üzerine davacının "Hak arama hezeyanına düçar olduğundan bahisle" vesayet altına alınması için açılan davada, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, Adli Tıp Kurumunun 19/09/2016 - 23/09/2016 tarihleri arasında yapılan muayenesi, müşahadesi ve adli dosyanın incelenmesi neticesinde, kendisinde hukuki ehliyetini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede (hezeyanlı bozukluk) denilen akıl hastalığı tespit edildiği, hukuki ehliyetinin olmadığı, kendisine vasi atanmasının uygun olduğu, mahkemece dinlenmesinde yarar bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor alındığı, 23/09/2016, 02/10/2017 ve 07/03/2018 tarihlerinde yapılan muayenesinde fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilemediği, halihazır durumu ile fiili ehliyetine haiz olduğu, kendisine vasi veya müşavir tayinine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine, davanın reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, kısıtlı adayının Adli Tıp Kurumuna sevki ile dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi giderir şekilde kısıtlanmasını gerektirir bir durum olup olmadığı yönünde Genel Kuruldan rapor aldırılması gerektiğinden, ihbar eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulunun 23/07/2019 tarihli raporunda, davacının halihazır durumu ile fiili ehliyetine haiz olduğu, kendisine vasi veya yasal danışman tayinine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine, davanın reddine hükmedilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, ilgili kurumun istinaf talebinin esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Anlaşılacağı üzere, davacının çalıştığı kurum tarafından kendisine vasi atanması talebinde bulunulması nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, vasi atanmasına gerek olmadığı yargı kararıyla ortaya konulmuş bulunmaktadır. 2) Nafaka davası : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kocaeli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından davalı ... aleyhine ... bebek yararına aylık 500,00 TL nafaka ödenmesi talebiyle açılan davada, davalı ...'un hastanede doğum esnasında bebeğin karıştığı iddiasıyla reddedildiği, bebeğin kalp rahatsızlığının olduğu, sıklıkla farklı hastanelerde tedavisini yaptıkları, davalının bebeğin kendi çocuğu olmadığını beyan etmesi nedeniyle yetkili doktorun ameliyattan vazgeçtiği, davalının DNA testi sonucunu beklediği, kurumun (Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü) ısrarı üzerine ameliyatın yapıldığı ve bebeğin sağlığına kavuştuğu, DNA testi sonucu çocuğun davalıya ait olduğu kanıtlanmış ise de, davalının ısınamadığı iddiasıyla çocuğu reddettiği, kurumun önerilerine karşı tutarsız ve agresif tavırlar sergilediği, idari psikologlar tarafından davalıya çocukla ilgilenmesi yönünde görüşülme yapıldığı ancak davalının ikna edilemediği, annesi ve babası tarafından reddedilmesi nedeniyle küçüğün bakım ve gözetimiyle ilgilenmedikleri belirtilerek küçük yararına aylık 500,00 TL nafaka verilmesinin talep edilmesi üzerine, ... Aile Mahkemesinin... tarih, E..., K... sayılı kararıyla, küçük ...'un DNA testi sonucu davalının çocuğu olduğu, babanın çocuğa maddi yönden yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığı, babanın tespit edilen ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak dava tarihinden itibaren küçük yararına aylık 375,00 TL nafakanın davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine karar verildiği; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, 23/12/2014 doğumlu ...'un ... Aile Mahkemesinin ... tarih, E..., K... sayılı kararıyla, sağlık tedbiri ve bakım tedbiri uygulanmak üzere Çayırova Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurduna teslim edildiği, ... Çocuk Mahkemesinin ... sayılı kararı üzerine çocuğun 23/06/2017 tarihinde davalı aileye teslim edildiği anlaşıldığından, küçük ... yararına dava tarihinden aileye teslim edildiği 23/06/2017 tarihine kadar aylık 375,00 TL nafakanın davalıdan alınarak davacı kuruma ödenmesine, diğer taleplerin reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacının iddia ettiği gibi ... tarafından açılmış bir dava söz konusu olmayıp, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından davacı aleyhine açılan davada, küçük ... yararına davacının nafaka ödemesine karar verilmiştir. 3) Terk Etme suçundan açılan ceza davası : ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, ...Esas sayılı iddianamesi ile, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasından küçük ...'un anne/babası ... ve ... hakkında çocuğu terk suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğu, Gebze Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan küçük ...'a vasi tayini davasında, turner sendromlu olması sebebiyle küçüğün yaklaşık olarak 1,5 aylıkken terkedildiği ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı kuruluşa yerleştirildiği, küçüğün babası ...'un DNA incelemesine inanmadığını, çocuğun kendisinden olduğu kesinleşse bile Gebze'de akrabası ve bakacak kimsesi olmadığından, çocuğun Devlet yurdunda daha iyi yetişeceğine inandığından çocuğu istemediğini söylediği, annesinin de aynı mahiyette beyanda bulunduğu "çocuğu Devlete bırakmak konusunda bir şey diyemeyeceğini bildirdiği, küçüğün % 99,99 ihtimalle adıgeçenlerin müşterek çocuğu olduğu yönündeki ATK raporuna rağmen sırf çocuğun sağlık sorunları sebebiyle, düzenli memuriyet geliri olmasına rağmen terkederek savunmalarında susma hakkını kullandıkları belirtilerek açılan kamu davasında, ...Asliye Ceza mahkemesinin ... tarih, E..., K... sayılı kararı ile sanıkların resmi olarak savcılığa başvurarak mağdur çocuğu Çayırova Sevgi Evine bıraktıkları, çocuğu terk etmedikleri, DNA testi sonucu kesinleşince çocuğu teslim aldıkları, çocuğun yaklaşık 2 yıldır kendileriyle yaşadığı belirtilerek, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş bulunmaktadır. Davacının iddia ettiği gibi, ... tarafından yapılan bir suç ihbarı bulunmayıp, ... Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan ihbar üzerine davacı aleyhine ceza davası açılmıştır. 4) Atama işleminin iptali davası : Davacı tarafından, Gebze İlçe Gıda Tarım ve Orman Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapmakta iken Çayırova İlçe Gıda Tarım ve Orman Müdürlüğüne mühendis olarak atanmasına ilişkin 29/12/2021 günlü işlemin iptali istemiyle açılan davada,...İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın reddine hükmedildiği, istinaf talebinin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarihli, E..., K... sayılı kararıyla temyiz yolu kapalı olmak üzere reddedildiği, davacının temyiz talebinde bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:... sayılı kararıyla, "temyiz isteminin reddine" karar verildiği, mezkur kararın Danıştay İkinci Dairesinin 27/12/2023 tarihli, E:2023/6480, K:2023/6287 sayılı kararıyla onandığı; akabinde davacının Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna hitaben yazılmış dilekçe ile itirazda bulunduğu, Danıştay İkinci Dairesinin 16/05/2024 tarihli, E:2024/1535, K:2024/2976 sayılı kararıyla, davacının mezkur talebinin incelenmeksizin reddine karar verildiği görülmektedir. Davacının Gebze'den Çayırova'ya atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu yargı kararıyla ortaya konulmuştur. 5) Tazminat davası : Davacılar ..., ... ve ... tarafından, Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı aleyhine, ... bebeğe turner sendromu teşhisi konulması nedeniyle, doğum öncesi gebelik sürecinde ve doğum sonrasında gerekli muayenelerin yapılması, yapılan kontrol ve teşhislerde kusurlarının bulunduğu gerekçesiyle 1.000,00 TL maddi ve 1.200.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi talebiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin... tarih,..., K.... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, davacılar istinaf talebi ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih, E..., K....sayılı kararıyla reddedilmiş, davacının temyiz talebi Danıştay Onuncu Dairesinin 05/07/2023 tarih, E:2021/3970, K:2023/4286 sayılı kararıyla reddedilmiş, mezkur karar onanmış bulunmaktadır. Akabinde, davacılar tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E..., K...sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş, davacılar istinaf talebi ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih, E..., K... sayılı kararıyla reddedilmiş, davacının temyiz talebi Danıştay Onuncu Dairesinin E:2025/525 sayılı dosyasında derdest bulunmaktadır. Mezkur davanın, davacının çalıştığı kurum ve mobbing iddiasıyla ilgisi bulunmamaktadır. Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. İşbu dava dosyasının ve ekleri ile Uyap kayıtlarında yer alan dava dosyalarının incelenmesinden, Gebze Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde çalıştığı dönemde eski müdür ... ve daha sonra yerine atanan...'in davacıya psikolojik baskı uyguladıkları, göreviyle ilgisi olmayan işleri verdikleri, mevcut odasının yerini değiştirerek, kapı isimliğini söktürüldüğü, ziraat mühendisi olmasına rağmen idari mali işler döner sermaye tarımsal gelir hesabı görevinin verilmek istenildiği, teknisyen unvanıyla görev yapan personele ait şifrenin kullanmasının söylendiği, epilepsi hastası olmasından dolayı iş verilmediğinin belirtildiği, epilepsi olduğu vurgulanarak ehliyeti olmasına rağmen araç kullanamayacağının beyan edildiği, işçilerle aynı odada oturtulduğu, vasi dosyası lehine kesinleşene kadar telefonları kesilerek kurum içerisinde yalnızlığa sürüklendiği, tüm kurumla irtibatının kesildiği, bilirkişilik için gereken evrakların verilmediği, ayırımcılık yapıldığı, dışlandığı, son güne kadar verilmeyen ve sürüncemede bırakılan belgeler sebebiyle yoğun stres ve sıkıntı yaşadığı, eski müdürü olan ...'nin, 23/12/2015 tarihinde hakkında düzenlediği Personel Gözlem raporuna binaen "hak arama hezeyanına düçar olduğu" iddiasıyla vesayet altına alınması için ihbarda bulunulduğu, bu dava gerekçe gösterilerek kurumda hiçbir iş ve işlem yaptırılmadığı, vesayet dosyası sebebiyle ATK gözlem ihtisas dairesinde 4 gün boyunca incelemeye tabi tutulduğu, haksız ve mesnetsiz iddialar sebebi ile kişi hürriyetinden yoksun bırakıldığı, temel hakları bu anlamda ihlal edildiği, 4 gün gözlem altına alınması dışında çeşitli tarihlerde 4 sefer ATK 4. Adli Tıp İhtisas Kurumunda muayene edilmiş ve 1 kere de itirazlar sonucunda ATK 1. Üst kurulunda muayene edildiği, kısıtlanmasını gerektiren bir durum olmadığının tespit edildiği ve işbu kararın da kesinleştiği, o dönem müdür olan... tarafından mesnetsiz gerekçelerle yapılan ihbar neticesinde kişilik haklarına saldırı sonucunu doğuran muamele ile karşılaştığı, yıllarca davalarla uğraştığı, mağdur edildiği; ... tarafından, aleyhine 1 ay içerisinde 5 defa soruşturma açıldığı, soruşturmaya dayanak teşkil eden hadisenin, tamamen özel hayatına ilişkin olup, memuriyetiyle veya göreviyle ilgili olmadığı, ... tarafından birer hafta arayla yapılan bu soruşturmaların kendisini pasifize etmek, yıldırmak ve çalışamaz hale getirmek olduğu, ... tarafından tutulan personel gözlem raporunda aslı astarı olmayan iddialarda bulunulduğu; şifresinin başka personel tarafından kullanılmasına izin verildiği, oturduğu odada sabit telefonun kesilerek, iletişiminin kopartılmaya çalışıldığı, ... döneminde aleyhine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuğun terk edilmesi suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, nafaka ve velayet davası açtırıldığı ve bu davalarla uğraştığı, açılan soruşturmalar ve uygulanan yıldırma faaliyetleri haricinde gerek kendisine gerekse ailesine yönelik açılan ceza ve aile davaları sebebiyle gerek kendisi ve ailesinin perişan edildiği, yıllarca bu davalarla uğraşmak zorunda bırakıldığı, ailesiyle birlikte bir girdabın içine çekildiği; kurumun mühendis kadrosunda olmasına rağmen dışlandığı, işçi ve diğer personelle aynı odada oturtulduğu, personelin odada sigara içmesine tüm yazılı itirazlarına rağmen göz yumulduğu, değişiklik taleplerinin ciddiye alınmadığı, yine telefonun kesilmesine ilişkin başvurusunu yazılı olarak yapmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığı, kurum içerisinde emekli olan veya tayini çıkan personel için düzenlenen yemeklere davet edilmediği, diğer tüm personelin kurumun resmi araçları ile toplantılara katıldıkları halde kendisinin bir personelin şahsi aracıyla bir kaç kişinin yemeği dışında hiç kimsenin yemeğine ve toplantısına davet edilmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta her ne kadar davalı idarenin akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüğü personeli hakkında yasal olarak vasi talebinde bulunabilme hakkı bulunsa da; ziraat mühendisi olan davacı hakkında vasi talebinde bulunulurken, gerekli özen gösterilmeksizin herhangi bir ön inceleme, araştırma veya soruşturma yapılmadan davacının engelli çocuğunu kabul etmemesi sebebiyle psikolojik rahatsızlığının olup olmadığının tespiti istemiyle vasi talebinde bulunulmasının davacının çalışma arkadaşları üzerindeki itibarını sarsacağı açıktır. Davacının epilepsi hastası olmasının iş verilmeme sebebi olarak gösterilmesi ve bu durumun sürekli vurgulanmasının kişilik haklarını ihlal ettiği kuşkusuzdur. Yine ziraat mühendisi olan davacının, odasının boşaltılması, isimliğinin sökülmesi, telefonunun kesik olması, işçi statüsündeki personelle aynı odada oturtulması, kurumla iletişiminin kesilmesi, emekli yemekleri gibi kurumsal faaliyetlere çağırılmaması, sürekli dışlanması, iş vermekten imtina edilmesi, hakkında asılsız soruşturmalar açılması gibi davranışların hukuka aykırı olduğu görülmektedir. Davalı idarenin haksız ve mesnetsiz uygulamaları sonucu davacının elem ve acı duyması nedeniyle oluşan manevi zararın tazmini gerekmekle birlikte, Mahkemece davacı için belirlenen 100.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve tatmin edici miktarda olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının yukarıda izah edilen nedenlerle yetersiz olması nedeniyle manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acı ve üzüntüyle orantılı olacak şekilde ve zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde (onanmasına karar verilen 100,000,00 TL'lik kısım göz önünde bulundurulmak suretiyle) yeniden takdiren belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının tazminat isteminin 100.000,00 TL tutarındaki kısmının kabulü, fazlaya ilişkin kısmının reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu kararda bu yönüyle yasal isabet görülmemiştir. Davalı idarenin, manevi tazminata yönelik temyiz istemi de belirtilen sebeplerle yerinde görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile temyize konu kararın, manevi tazminata ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 4. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };