TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR TASFİYE HAL İNDE DİS REKLAM ELEK. B İLG. TURZ. SAN. VE T İC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/55435) Karar Tarihi: 8/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜNMuammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Raportör : Zeynep KARAKOÇ Başvurucu : Tasfiye Halinde Dis Reklam Elek. Bilg. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. Ender Serda
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR TASFİYE HAL İNDE DİS REKLAM ELEK. B İLG. TURZ. SAN. VE T İC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/55435) Karar Tarihi: 8/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜNMuammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Raportör : Zeynep KARAKOÇ Başvurucu : Tasfiye Halinde Dis Reklam Elek. Bilg. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. Ender Serdar ÖNALDI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, defter ve belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle hakk ında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergisi tarhiyat ı yap ılmas ına ilişkin işlemin iptali istemiyle aç ılan davada idarenin sunmu ş olduğu tek tarafl ı delillerle yetinilmesi ve yarg ılama s ıras ında başvurucu şirket taraf ından defter ve belgeleri ibraz edileceğinin bildirmesine ra ğmen bu hususta herhangi bir inceleme yap ılmadan karar verilmesi nedenleriyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Baş vurular 10/2/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2016/55435 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı aralar ında konu yönünden hukuki irtibat bulunmas ı nedeniyle 2016/61491 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmiş ve incelemenin 2016/55435 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı üzerinden yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurular ın kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 37. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu, reklamc ılık işi ile uğraşmaktad ır. Başvurucudan 2008 ve 2009 takvim y ıllar ına ait kanuni defter ve belgelerini on be ş gün içinde ibraz etmesi istenilmi ştir. Ancak ba şvurucu, defter ve belgelerini vergi inceleme eleman ına ibraz etmemi ştir. 10. Vergi inceleme eleman ınca düzenlenen 25/4/2012 tarihli vergi inceleme raporunda, ba şvurucunun geçerli bir mazeret sunmaks ızın kanuni defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle 2008 ve 2009 y ıllar ında yapt ığı al ışlara iliş kin katma de ğer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle katma de ğer vergisi tablolar ı yeniden olu şturulmuş ve buna göre ortaya ç ıkan fark ın üç kat vergi ziya ı cezal ı olarak tarh edilmesi önerilmi ştir. 4/1/1961 tarihli ve 213 say ılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin üçüncü f ıkras ı uyar ınca resen takdir nedenleri aras ında say ılan defter ibraz etmeme fiili dolay ısıyla başvurucu hakk ında vergi incelemesi, kay ıtlı bulundu ğu vergi dairesi müdürlü ğünde tutulan tarh dosyas ı üzerinden yürütülmü ştür. Katma de ğer vergisi indirimlerinin reddi, 25/10/1984 tarihli ve 3065 say ılı Katma De ğer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34. maddeleri uyar ınca kanunda belirlenen koşullar ın oluşmad ığı gerekçesine dayand ırılm ıştır. 11. Vergi inceleme eleman ının önerisi do ğrultusunda ba şvurucu ad ına üç kat vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergisi tarh edilmi ştir. 12. Başvurucu, 2008 y ılı Eylül ve 2009 y ılı Ağustos dönemine ili şkin olarak ad ına tarh edilen cezal ı tarhiyatlara kar şı İstanbul 6. ve 8. Vergi Mahkemelerinde (Mahkemeler) davalar açm ıştır. Dava dilekçelerinde Dan ıştay kararlar ına at ıfta bulunularak indirilen katma değer vergisinin gerçekten yüklenilip yüklenilmedi ği incelenmeden davan ın doğrudan reddedilmesinin hukuka ayk ırı olduğu ileri sürülmü ştür. Dilekçelerde, mahkemelerin idarenin sunmuş olduğu tek tarafl ı delillerle yetindi ğini ve kendi iddias ını ispat etme amac ıyla savunma hakk ını kullanamad ığını, farkl ı yönde kararlar ın bulundu ğunu belirtilmi ştir. 13.İstanbul 6. ve 8. Vergi Mahkemelerinde (Mahkemeler) görülen davalarda kısmen kabul, k ısmen ret kararlar ı verilmiştir. Kararlar ın gerekçesinde, ba şvurucu Şirketin kanuni temsilcisine yap ılan tebligata ra ğmen ilgili y ıla ilişkin defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmedi ği, kanuni temsilci taraf ından mücbir sebep hâli ortaya konulmad ığı, indirim konusu yapt ığı katma de ğer vergilerinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterildi ği ve bu belgelerin usulüne uygun olarak tutulmu ş kanuni defterlere kaydedildi ğinin ispatlanamad ığı hususlar ı vurgulanm ıştır. Başvurucu Şirketin katma de ğer vergisine ili şkin indirim hakk ından yararlanmas ının mümkün olmad ığı sonucuna var ılarak indirimlerin reddi yoluyla yap ılan dava konusu üç kat vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergisi tarhiyat ında hukuka ayk ırılık görülmedi ği belirtilmi ştir. 14. An ılan kararlar ın redde ili şkin k ısımlar ı Dan ıştay Dokuzuncu Dairesinin (Daire) 31/10/2013 ve 21/11/2013 tarihli kararlar ıyla bozulmu ştur. Mahkemeler, bozma kararlar ına uymayarak ilk kararlar ında ısrar etmişlerdir. Israr kararlar ının temyiz edilmesi üzerine Vergi Dava Daireleri Kurulu (VDDK) 25/3/2015 ve 17/6/2015 tarihli kararlar ı ile temyi z Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 4istemlerini reddederek hükümleri onam ıştır. Karar düzeltme istemleri de VDDK'n ın 11/11/2015 ve 25/11/2015 tarihli kararlar ıyla reddedilmi ştir. 15. Başvurucu Şirket 10/2/2016 tarihinde bireysel ba şvurularda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Kanun Hükümleri 16. 3065 say ılı Kanun un 1. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Türkiye'de yap ılan aşağıdaki işlemler katma de ğer vergisine tabidir: 1. Ticari, s ınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yap ılan teslim v e hizmetler, ... 17. 3065 say ılı Kanun'un 29. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: 1. Mükellefler, yapt ıklar ı vergiye tabi i şlemler üzerinden hesaplanan katma de ğer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmad ıkça, faaliyetlerine ili şkin olarak a şağıdaki vergileri indirebilirler: a) Kendilerine yap ılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma de ğer vergisi, ... 18. 3065 say ılı Kanun'un 34. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: 1. Yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait Katma De ğer Vergisi, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayr ıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şart ıyla indirilebilir. ... 19. 213 say ılı Kanun'un 3. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... B) İspat: Vergilendirmede vergiyi do ğuran olay ve bu olaya, ili şkin muamelelerin gerçek mahiyeti esast ır. Vergiyi do ğuran olay ve bu olaya ili şkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi do ğuran olayla ilgisi tabii ve aç ık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vas ıtas ı olarak kullan ılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olay ın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunmas ı halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir." Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 520. 213 say ılı Kanun'un 30. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Resen vergi tarh ı, vergi matrah ının tamamen veya k ısmen defter, kay ıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayan ılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonlar ı taraf ından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmi ş vergi inceleme raporlar ında belirtilen matrah veya matrah k ısm ı üzerinden vergi tarh olunmas ıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah fark ı resen takdir olunmu ş say ılır. Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunmas ı durumunda, vergi matrah ının tamamen veya k ısmen defter, kay ıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayan ılarak tespitinin mümkün olmad ığı kabul edilir. ... 3. Bu kanuna göre tutulmas ı mecburi olan defterlerin hepsi veya bir k ısm ı tutulmam ış veya tasdik ettirilmemi ş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse. 4. Defter kay ıtlar ı ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrah ının doğru ve kesin olara k tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve kar ışık olmas ı dolay ısiyle ihtiyaca salih bulunmazsa. ...6. (Ek: 30/12/1980-2365/4 md.) Tutulmas ı zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yans ıtmad ığına dair delil bulunursa. ..." 21. 213 say ılı Kanun'un 134. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin do ğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sa ğlamakt ır..." 22. 213 say ılı Kanun'un 253. maddesi şöyledir: "Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttuklar ı defterlerle üçüncü kısımda yaz ılı vesikalar ı, ilgili bulunduklar ı yılı takibeden takvim y ılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar." 23. 213 say ılı Kanun'un 256. maddesi şöyledir: "Geçen maddelerde yaz ılı gerçek ve tüzel ki şiler ile mükerrer 257 nci madde ile getirilen zorunluluklara tabi olanlar, muhafaza etmek zorunda olduklar ı her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulunduklar ı bilgilere ili şkin mikro fi ş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kay ıtlar ını ve bu kay ıtlara erişim vey a kay ıtlar ı okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurlar ın talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etme k zorundad ırlar. Bu zorunluluk Maliye Bakanl ığınca belirlenecek usule uygun olarak, tasdike konu hesap ve i şlemlerin do ğrulanmas ı için gerekli kay ıt ve belgelerle s ınırlı olmak üzere, bu hesap ve i şlemlere do ğrudan ya da silsile yoluyla taraf olanlara, defter ve belgelerinin tetkiki amac ıyla yeminli mali mü şavirler taraf ından yap ılan talepler için de geçerlidir." Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 6B. Yarg ı Kararlar ı 24. Dan ıştay Dördüncü Dairesinin 30/12/2016 tarihli ve E.2016/997, K.2016/7964 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "213 say ılı Vergi Usul Kanunu'nun 3 üncü maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ili şkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas oldu ğu belirtilmi ş olup, Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci f ıkras ının 3 üncü bendinde de; bu Kanuna göre tutulmas ı mecburi olan defter ve belgelerin hepsinin veya bir k ısm ının vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali resen takdir nedeni olarak say ılmıştır. Öte yandan, 3065 say ılı Katma De ğer Vergisi Kanunu'nun 29 uncu maddesinin 1 inci fıkras ının (a) bendinde, mükelleflerin, yapt ıklar ı vergiye tabi i şlemler üzerinden hesaplana n katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmad ıkça, faaliyetlerine ili şkin olarak, kendilerine yap ılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma de ğer vergisini indirebilecekleri, 34 üncü maddesinin 1 inci f ıkras ında, yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma de ğer vergisinin, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şart ıyla indirilebilece ği hükmün e yer verilmi ştir. Katma de ğer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yans ıtılabilir bir vergidir. Katma de ğer vergisi sisteminde mükellef, üretim ve da ğıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yap ılmas ına, beyan edilip ödenmesine arac ılık eder. Bu bak ımdan indirim, mükellefiyete ba ğlı bir görev oldu ğu kadar ayn ı zamanda bir hakt ır. Katma de ğer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, al ış faturalar ında gösterilen verginin indirilmesidir. İndirim konusu yap ılabilecek katma de ğer vergisinin indirilebilmesi için Kanun baz ı şartlar ın varl ığını öngörmü ştür. Bu şartlar ın bir k ısm ı esasa, bir k ısm ı ise şekle ilişkindir. Katma De ğer Vergisi Kanunu'nu n indirim için arad ığı şekil şartlar ı Kanunun 34 üncü maddesinde hükme ba ğlanm ış olup, bunlardan bir tanesi de, katma de ğer vergisi üzerinde gösterilen mal ve hizmetlere ait al ış faturalar ının kanuni defterlere kaydedilmesidir. Bundan amaç, indirimin gerçe ğe uygun olmas ı ve bu hususun mükelleflerce belgelendirilmesidir. Bu şartlardan herhangi birinin, 213 say ılı Kanunda belirtilen mücbir sebepler mevcut olmamas ına rağmen yerine getirilmemesi halinde, mükelleflerin yüklendikleri katma de ğer vergisini indirim konusu yapabilmelerine olanak bulunmamaktad ır. Dosyan ın incelenmesinden; 2004 y ılı hesap ve i şlemleri incelenen davac ının, an ılan döneme ili şkin defter ve belgelerinin ibraz ının istenilmesine ra ğmen, herhangi bir mücbir sebep gösterilmeksizin defter ve belge ibraz ında bulunulmamas ı üzerine, katma de ğer vergisi indirimlerinin reddedilmesi sonras ında yeniden düzenlenen beyan tablosu uyar ınca, 2004/6 ila 12 nci dönemlerine ili şkin üç kat vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergis i tarhiyatlar ının yap ıldığı; vergi mahkemesince, sonradan mahkemeye ibraz edilen defter v e belgeler üzerinde yapt ırılan inceleme sonras ında düzenlenen basit rapor uyar ınca verg i ziya ı cezal ı tarhiyatlar ın kald ırılmas ına özel usulsüzlük cezas ının ise onanmas ına karar verildiği görülmektedir. Uyuşmazl ıkta; defter ve belge isteme yaz ısının 17.08.2009 tarihinde davac ının ikamet adresinde e şine tebliğ edildiği, buna kar şın verilen süre içinde defter ve belgeleri n incelemeye ibraz edilmedi ği sabittir. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 7 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun ' İdari dava türleri ve idari yarg ı yetkisinin s ınırı' başlıklı 2 nci maddesinin 2 nci f ıkras ında 'idari yarg ı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunlu ğunun denetimi ile s ınırlıdır. İdari mahkemeler yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlar ile gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini k ısıtlayacak, idari eylem ve i şlem niteli ğinde veya idarenin takdir yetkisini kald ıracak biçimde yarg ı karar ı veremezler.' hükmü yer almaktad ır. Bu hükme göre, idari yarg ı yerlerinin denetim yetkisi, kanunlar ın idari makamlar a bırakt ığı yetkilerin kullan ılışının hukuka uygun olup olmad ığının araştırılmas ını kapsamakta olup, söz konusu yetkilerin idari yarg ı yerlerince kullan ılmas ı sonucunu do ğurmamaktad ır. Vergi incelemesi yapmaya yetkili denetim eleman ına ibraz edilmedi ği için, biçimsel varl ığının gerçek mahiyetiyle uyumlu olup olmad ığı tespit edilemeyen defter ve belgelerin, davac ı lehine verilecek karara dayanak al ınmas ı, vergilemede esas olan 'gerçek mahiyet'in biçimselli ğe feda edilmesi anlam ına gelir. Bu bak ımdan, gerçek mahiyetiyle uyumlu olduklar ının, idari yarg ı yerince saptanmas ına olanak bulunmayan; aksine, yetkili inceleme eleman ına ibraz edilmedikleri için, kan ıt olma de ğerini yitiren defter ve belgelere dayan ılarak davac ı lehine karar verilmesine olanak bulunmamaktad ır. Diğer taraftan, idari yarg ı yerinin görevi, idari i şlemin tesis edildi ği tarihte yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka ayk ırı olup olmad ığını denetlemek olduğundan, idari i şlemin tesis tarihinden sonra yarg ı yerince yap ılacak veya bilirki şiye yapt ırılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi bu yönüyle de mümkün de ğildir. Bu durumda, yukar ıda aç ıkland ığı üzere mücbir sebep hali olmaks ızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyerek indirim hakk ından yararlanmak için yasa l koşullardan birini yerine getirmeyen davac ı ad ına katma de ğer vergisi indirimlerinin redd i suretiyle sal ınan üç kat vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergilerinde hukuka ayk ırılık bulunmamaktad ır." 25. Dan ıştay Dokuzuncu Dairesinin 30/1/2017 tarihli ve E.2013/2910, K.2017/407 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Türk Vergi Sistemi, vergiyi do ğuran olay ın belgelendirilmesi ve bu belgelerin de belli süreler içerisinde yasada öngörülen defterlere kaydedilmesi esas ına dayal ıdır. Belge ve kay ıt düzeni ad ı verilen bu esas ın amac ı; mükelleflerin ve mükelleflerle hukuki ili şkide bulunan üçüncü ki şilerin vergi ile ilgili muamelelerinin, mükelleflerin servet, sermaye ve hesap durumlar ı ile faaliyet ve hesap neticelerinin belli edilmesinin, denetlenmesinin, incelenmesinin ve tespitinin sa ğlanmas ıdır. 213 say ılı Vergi Usul Kanununun 256'nc ı maddesinde, mükelleflerin muhafaza etmek zorunda olduklar ı defter ve belgeleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurlar ın istemeleri üzerine ibraz etmeleri gerekti ği hükme ba ğlanm ıştır. Yasada öngörülen zorunlulu ğa karşın, usulüne uygun olarak verilen süre içerisinde, hakl ı mazeret olmaks ızın, belge ve defterlerin ibraz ından kaç ınılmas ı, vergi idaresinin denetiminden saklan ılmak istenilen kimi durumlar ın olduğu ve bunlar ın karşıt inceleme yoluyla ortaya ç ıkar ılmas ının engellenmesinin amaçland ığı anlam ına gelir. Salt bu nedenle, hakl ı mazeret olmaks ızın, yetkililere ibraz edilmeyen belge ve defterler, ilgilisi lehine kan ıt olma değerini yitirirler. Katma De ğer Vergisi Kanununun 34'üncü maddesinin 1 numaral ı fıkras ında, yur t içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma de ğer vergisinin, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmek ve bu Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 8vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şart ıyla indirilebilece ği öngörülmü ş; ayn ı Kanunu n 29 uncu maddesinin 3 üncü f ıkras ında da, indirim hakk ının, vergiyi do ğuran olay ın vuk u bulduğu takvim y ılı aşılmamak şart ıyla, ilgili vesikalar ın kanuni defterlere kaydedildi ği vergilendirme döneminde kullan ılabileceği hükmü yer alm ış olup; buna göre, indirim hakk ının, ilgili vesikalar ın an ılan süre içerisinde yasal defterlere kaydedilmesi ko şuluyla kullan ılmas ı olanakl ı bulunmaktad ır. Oysa; inceleme eleman ına ibraz edilmeyen defterlerdeki kay ıtlar ın yasada öngörülen süre içerisinde yap ıldığının, bu sürenin sona ermesinden sonra, mahkemece tespiti de olanaks ızdır. Olayda; davac ıdan defter ve belgelerinin istenmesine kar şın inceleme eleman ına herhangi bir defter ve belge ibraz edilmedi ği sabittir. Davac ı, ibraz etmeme keyfiyetin e herhangi bir mücbir neden göstermemi ştir. Dolay ısıyla, hiçbir mücbir sebep bulunmaks ızın defter ve belgelerini incelemey e ibraz etmeyen yükümlünün daha sonra dava a şamas ında mahkemeye ibraz etmesinin verg i incelemesinden amaçlanan sonuçlar ın ortadan kalkmas ına sebebiyet verece ği aç ık olduğundan ve Katma De ğer Vergisi Kanunu ile getirilen esaslara uygun bulunmad ığından indirimlerin reddi suretiyle yap ılan dava konusu tarhiyatta hukuka ayk ırılık bulunmamaktad ır. Bu nedenle davay ı yaz ılı gerekçeyle sonuçland ıran vergi mahkemesi karar ının yeniden bir karar verilmek üzere bozulmas ı; davac ı temyiz isteminin de bu nedenle reddi gerekmiştir." 26. VDDK'n ın 25/3/2015 tarihli ve E.2015/16, K.2015/135 say ılı karar ının ilgili kısm ı şöyledir: "... Türk Vergi Sistemi, vergiyi do ğuran olay ın belgelendirilmesi ve bu belgelerin de bell i süreler içerisinde yasada öngörülen defterlere kaydedilmesi esas ına dayal ıdır. Belge ve kay ıt düzeni ad ı verilen bu esas ın amac ı; mükelleflerin ve mükelleflerle hukuki ili şkide bulunan üçüncü ki şilerin vergi ile ilgili muamelelerinin, mükelleflerin servet, sermaye ve hesap durumlar ı ile faaliyet ve hesap neticelerinin belli edilmesinin, denetlenmesinin, incelenmesinin ve tespitinin sa ğlanmas ıdır. 3065 say ılı Katma De ğer Vergisi Kanununun 54'üncü maddesi ile 213 say ılı Vergi Usul Kanununun belge ve kay ıt düzeni ile ilgil i maddelerinde bu amac ın sağlanmas ını olanakl ı kılacak düzenlemelere yer verilmi ştir. Sözü edilen yasa maddelerinde öngörülen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenen belge ve bu belgelere dayan ılarak yap ılan kay ıtlar, Vergi Hukukunda 'ilk görünü ş ya da doğruluk karinesi' ad ı verilen bir hukuksal ön kabulden yararlan ırlar. Ancak, Vergi Usu l Kanununun 3'üncü maddesinin ' İspat' başlıklı (B) f ıkras ına göre, usulüne uygun olarak düzenlenen belge ve kay ıtlarla tevsik edilen hukuki muamelelerin vergilendirmeye esa s alınabilmesi için, bu biçimsel uygunluk yeterli de ğildir. Ayr ıca belge ve kay ıtlarda yer alan işlemin gerçek durumu yans ıtıyor olmas ı da gereklidir. Bu bak ımdan; biçimsel olarak kanuna ve kanunun vermi ş olduğu yetkiye dayan ılarak yürürlü ğe konulan idari düzenlemelere uygun olan belge ve kay ıtlar ın vergilendirilmeye esas al ınabilmesi için, ilgili olduklar ı muamelelerin gerçek mahiyetinin ortaya ç ıkar ılmas ına ihtiyaç vard ır. Bunu yapm a külfeti de, yukar ıda sözü edilen (B) f ıkras ında öngörülen ilkelere göre, vergi idaresine aittir. Vergi idaresinin kendi d ışında oluşan vergiyi do ğuran olay ın gerçek mahiyetini ortaya çıkarabilmesi ise, defter ve belgelerin istenildi ğinde vergi idaresinin denetim ve incelemesine sunulmas ı ve gerekti ğinde, şekline ve usulüne uygun belgelerle tevsik edilen Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 9hukuki muamelelerin kar şı taraf nezdinde inceleme ve ara ştırma yap ılmas ı ile olanakl ıdır. Bu amaçla, Vergi Usul Kanununun 253'üncü maddesinde mükelleflere defter ve belgeleri 5 yıl süre ile muhafaza etme, 256'nc ı maddesinde ise muhafaza etmek zorunda olduklar ı defter ve belgeleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurlar ın istemeleri üzerine ibraz zorunlulu ğu getirilmi ş; ayn ı Kanunun 134 ve devam ındaki maddelerde de, vergi idaresine mükellefler ve mükelleflerle hukuki ili şkide bulunan ki şi ve kurulu şlar nezdinde verg i incelemesi yapma yetkisi tan ınm ıştır. İlk aşamada biçimsel do ğruluk karinesinden yararlanan belgelerin vergiyi do ğuran olay ın gerçek mahiyetiyle uygunlu ğu, ancak bu yetki kullan ılarak ortaya ç ıkar ılabilir. Bütün bu aç ıklamalardan; usulüne uygun olarak düzenlenen belge ve kay ıtlar ın vergilemeye esas al ınabilmesi veya yap ılan vergilendirme i şleminin do ğruluğuna kan ıt olabilmesi için, ibraz ın vergi idaresine veya kar şıt incelemeye yetkili eleman ına yap ılmış olmas ı gerektiği sonucu ortaya ç ıkmaktad ır. Yasada öngörülen zorunlulu ğa karşın, usulüne uygun olarak verilen süre içerisinde, hakl ı mazeret olmaks ızın, belge ve defterlerin ibraz ından kaç ınılmas ı, vergi idaresinin denetiminden saklan ılmak istenilen kimi durumlar ın olduğu ve bunlar ın karşıt inceleme yoluyla ortaya ç ıkar ılmas ının engellenmesinin amaçland ığı anlam ına gelir. Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinin 2'nci f ıkras ının 3'üncü bendinde, bu Kanuna göre tutulmas ı zorunlu olan defterlerin hepsinin veya bir k ısm ının vergi incelemesi yapmaya yetkil i olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesinin, dönem matrah ının re'sen takdirini gerektiren, ayr ı bir durum olarak öngörülmü ş olmas ının nedeni de budur. Bilindiği üzere; 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanununun idari dava türleri ve idari yarg ı yetkisinin s ınırı başlıklı 2'nci maddesinin 2'nci f ıkras ında idari yarg ı yetkisinin idari eylem ve i şlemlerin hukuka uygunlu ğunun denetimi ile s ınırlı olduğu, idar i mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacaklar ı, yürütme görevinin kanunlar il e gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini k ısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteli ğinde veya idarenin takdir yetkisini kald ıracak biçimde yarg ı karar ı veremeyecekleri hükme ba ğlanm ıştır. Bu hükme göre idari yarg ı yerlerinin denetim yetkisi, kanunlar ın idari makamlar a bırakt ığı yetkilerin kullan ılışının hukuka uygun olup olmad ığının araştırılmas ını kapsar; yoksa söz konusu yetkilerin idari yarg ı yerlerince kullan ılmas ı sonucunu yaratmaz. 2577 say ılı Kanunun 20'nci maddesinde düzenlenen re'sen ara ştırma yetkisi, idareni n kendi yetkisini kullanarak yapm ış olduğu inceleme ve ara ştırmaya dayal ı idari işlemde n kaynaklanan idari uyu şmazl ığın çözümü için gerekli belge ve bilgilerin, davaya bakan yarg ı yerine sağlanmas ı amac ını, bir başka anlat ımla dava konusu yap ılan idari i şlemin hukuka uygunluğunu denetleme amac ını güder. Buna göre davac ının tutum ve davran ışı ile idarenin inceleme ve ara ştırma yapmas ını önlemesi sonucu tesis edilen i şlemin iptal davas ına kon u edilmesi durumunda, idari yarg ı yerinin idarece yap ılamayan inceleme ve ara ştırmay ı yapmas ı idarenin yerine geçmesi sonucunu do ğuracağından böyle bir inceleme ve ara ştırma yap ılmas ının re'sen ara ştırma yetkisinin kullan ılmas ı olarak kabulüne olanak bulunmamaktad ır. Böyle olunca; vergi mahkemelerinin vergi idaresine ait vergi incelemesi ve kar şıt inceleme yapma yetkisinin kullan ılışının hukuka uygunlu ğunu denetlemekle yetinecekleri; onlar ın yerine geçerek, vergi incelemesi ve kar şıt inceleme yoluyla defter kay ıtlar ının ve b u kay ıtlar ın dayana ğı olan belgelerin gerçek durumla uyumlu olup olmad ıklar ını araştıramayacaklar ı tabiidir. Bunun sonucu olarak, vergi incelemesi yapmaya yetkili denetim elaman ına ibraz edilmedi ği için, biçimselli ğinin gerçek mahiyetle uyumlu olu p Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 10olmad ığı tespit edilemeyen defter ve belgelerin, ç ıkan uyuşmazl ık dolay ısıyla aç ılan idari davada, kar şıt inceleme yetkisi bulunmayan idari yarg ı yerince, davac ı lehine verilecek karara dayanak al ınmas ı, vergilemede esas olan 'gerçek mahiyet'in biçimselli ğe feda edilmesi anlam ına gelir ki, vergiyle ilgili muamelelerinin gerçek mahiyetlerini verg i idaresinin denetiminden kaç ırmay ı düşünen vergi mükelleflerinin, bunu sa ğlamak amac ıyla, defter ve belgelerinin inceleme eleman ı yerine yarg ı yerlerine ibraz ını yeğlemelerine yo l açabilecek böyle bir anlay ışa Kanun Koyucu'nun izin verece ği düşünülemez. Bu bak ımdan; gerçek mahiyetle uyumlu olduklar ının, idari yarg ı yerince saptanmas ına olanak bulunmayan defter ve belgelere dayan ılarak, bir idari davada, davac ı lehine karar verilemez. Diğer taraftan idari yarg ı yerinin görevi idari i şlemin tesis edildi ği tarihte yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka ayk ırı olup olmad ığını denetlemek oldu ğu halde, idari i şlemin tesis tarihinden sonra yarg ı yerince yap ılacak veya bilirki şiye yapt ırılacak inceleme ve ara ştırma sonucuna göre maddi olayda de ğişiklik olabilece ğinden , uyuşmazl ık hakk ında karar verilmesi halinde idari yarg ı yerinin görevini belirtilen şekilde yerine getirdi ği de söylenemez. Öte yandan; Katma De ğer Vergisi Kanununun 34'üncü maddesinin 1'inci fıkras ında, yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma de ğer vergisinin, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şart ıyla indirilebilece ği öngörülmü ş; ayn ı Kanunu n 29'ncu maddesinin 3'ncü f ıkras ında da, indirim hakk ının, vergiyi do ğuran olay ın vuk u bulduğu takvim y ılı aşılmamak şart ıyla, ilgili vesikalar ın kanuni defterlere kaydedildi ği vergilendirme döneminde kullan ılabileceği hükmü yer alm ış olup; buna göre, indirim hakk ının, ilgili vesikalar ın an ılan süre içerisinde yasal defterlere kaydedilmesi ko şuluyla kullan ılmas ı olanakl ı bulunmaktad ır. Oysa; inceleme eleman ına ibraz edilmeyen defterlerdeki kay ıtlar ın yasada öngörülen süre içerisinde yap ıldığının, bu sürenin sona ermesinden sonra, mahkemece tespiti de olanaks ızdır. Olayda; temyize konu karara dayanak al ınan defter ve belgelerin, davac ıya usulün e uygun olarak tebli ğ edilen yaz ı ile ibraz edilmesi istenilmi ş olmas ına rağmen, inceleme eleman ına ibraz edilmedi ği sabittir. Davac ı, ibraz etmeme keyfiyetine gerekçe olarak, hastal ığı nedeniyle ibraz edemedi ğini ileri sürmü ş ise de verilen ek sürelere kar şın ibraz etmediği gibi sadece verilen ek sürelerden sonra şifahi olarak evrak, belgeler ile mal al ış ve sat ış faturalar ını inceleme eleman ına götürdüklerini ancak, gerek olmad ığı ifade edilere k alınmad ığını ileri sürmektedir. Defter ve belgelerin muhafaza biçim ve süreleri ile ibraz yükümlülü ğünü düzenleyen yasal hükümler kar şısında, ileri sürülen bu hususlar ın hakl ı mazeret olarak kabulü mümkün de ğildir. Dolay ısıyla, hiçbir mücbir sebep bulunmaks ızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davac ının daha sonra dava a şamas ında bunlar ı mahkemeye ibraz edebilece ği yönündeki istemi vergi incelemesinden amaçlanan sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ına sebebiyet verebilece ğinden ve Katma De ğer Vergisi Kanunu ile getirilen esaslara uygun olmad ığından, ara karar ı ile defter ve belgelerin mahkemeye ibraz ının istenmesi ve bu defter ve belgeler üzerinde bilirki şi incelemesi yapt ırılarak karar verilmesi hukuka uygu n görülmemi ştir." 27. Dan ıştay Dokuzuncu Dairesinin 30/12/2016 tarihli ve E.2016/997, K.2016/7964 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Uyuşmazl ıkta, davac ı ad ına 2009 y ılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmedi ğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayan ılarak 2009/Temmu z -Aral ık dönemleri için re'sen tarh edilen katma de ğer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziya ı Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 11cezas ının kald ırılmas ı istemiyle aç ılan davay ı reddeden Vergi Mahkemesi karar ının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle temyizen incelenerek bozulmas ı istenilmektedir. 213 say ılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinde 're'sen vergi tarh ı' tan ımlanm ış, ayn ı maddenin 3. bendinde, bu Kanuna göre tutulmas ı mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısm ı tutulmam ış veya tasdik ettirilmemi ş veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemi ş olmas ı halinde maddi delillerin var olmad ığının kabul edileceği aç ıklanm ıştır. Madde hükmüne göre, defter ve belgelerin her ne sebeple olurs a olsun ibraz edilmemesi halinin resen takdir sebebi say ılacağı kuşkusuzdur. 3065 say ılı Katma De ğer Vergisi Kanununun 29. maddesinin 1/a bendinde, mükelleflerin, yapt ıklar ı vergiye tabi i şlemleri üzerinden hesaplanan katma de ğer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmad ıkça faaliyetlerine ili şkin olarak kendilerine yap ılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma de ğer vergisini indirebilecekleri, ayn ı Kanunun 34 . maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ai t katma de ğer vergisinin al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmesi ve bu vesikalar ın kanuni defterlere kaydedilmesi şart ıyla indirilebilece ği hüküm alt ına al ınm ıştır. Bu hükümler kar şısında katma de ğer vergisinin indirim konusu yap ılabilmesi için, indirim konusu yap ılacak verginin fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmesi ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmi ş olmas ı gerekmektedir. 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanununda re'sen ara ştırma ilkesi benimsenmi ş ayn ı Kanunun 31. maddesinin at ıfta bulundu ğu 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde, hakimin özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda bilirki şi incelemesi yapt ırmaya yetkili oldu ğu belirtilmi ştir. Olayda, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re'sen takdire gidilmesi yerinde ise de, davac ı taraf ından, defter ve belgelerin incelenmek üzere haz ır olduğu, istenmesi halinde ibraz edilebilece ği hususunun temyiz a şamas ında ileri sürüldü ğü görüldüğünden, yukar ıda sözü edilen re'sen ara ştırma ilkesi uyar ınca Vergi Mahkemesince yükümlünün defter ve belgelerinin as ıllar ının istenilmesi, ibraz edilecek olan defter v e belgelerden vergi dairesi de haberdar edilmek suretiyle sözkonusu belgelerin gerçekten al ış yapt ığı emtialara ait faturalar olup olmad ığının araştırılmas ı ve gerçek al ış faturalar ı gözönüne al ınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve belgeler üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi de yapt ırılmak suretiyle ortaya ç ıkacak sonuca göre uyu şmazl ık hakk ında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan yap ılacak inceleme sonucunda ödenecek katma de ğer vergisi bulunmas ı halinde kesilecek vergi ziya ı cezas ının tek kat uygulanmas ı gerektiği aç ıktır." 28. VDDK'n ın 13/12/2017 tarihli ve E.2017/627, K.2017/623 say ılı karar ının ilgili kısm ı şöyledir: "Davac ı ad ına, sahte fatura kayd ı yönünden incelenmek istenen defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma de ğer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek 2009 y ılı Oca k ilâ Aral ık dönemleri için tekerrür hükümleri (Temmuz ilâ Aral ık dönemleri için) dikkat e alınarak re'sen sal ınan üç kat vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergileri ile 213 say ılı Vergi Usul Kanununun 353'üncü maddesinin 1'inci f ıkras ı ve mükerrer 355'inci maddesinin 1'inci fıkras ı uyar ınca kesilen özel usulsüzlük cezalar ına karşı aç ılan davada; vergi ziya ı cezal ı Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 12katma de ğer vergileri yönünden davan ın reddi yolunda verilen ısrar karar ı davac ı taraf ından temyiz edilmi ştir. 3065 say ılı Katma De ğer Vergisi Kanununun 29'uncu maddesinin 1'inci f ıkras ının (a) bendinde, mükelleflerin yapt ıklar ı vergiye tabi i şlemleri üzerinden hesaplanan katma de ğer vergisinden, kanunda aksine hüküm olmad ıkça faaliyetlerine ili şkin olarak kendilerin e yap ılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzer i vesikalarda gösterilen katma de ğer vergisini indirebilecekleri, ayn ı Kanunun 34'ünc ü maddesinin 1'inci bendinde de yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ai t katma de ğer vergisinin, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmek ve bu vesikalar yasal defterlere kaydedilmek ko şuluyla indirilebilece ği kurala ba ğlanm ıştır. Bu düzenlemeler nedeniyle emtia veya hizmet al ışını temsil eden fatura veya yerine geçen belgenin yasal defterlere usulüne uygun olarak kaydedilmesi ve bu belgelerde katma de ğer vergisinin ayr ıca gösterilmesi, katma de ğer vergisi indirimi yap ılabilmesinin ön ko şullar ıdır. Bu ön ko şullar ın varl ığının, sözü edilen defter ve belgelerin ibraz ı ve incelenmesiyle saptanabilece ği aç ıktır. Katma De ğer Vergis i Kanununun 34'üncü maddesi uyar ınca, bu vergiyi indirim konusu yapacak olanlara yüklenen belgelendirme zorunlulu ğu d ışında, indirim konusu yap ılacak verginin gerçekte n yüklenilmi ş olmas ı da gerekmektedir. Zira 29'uncu madde, mükelleflere yap ılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak, bu teslimler nedeniyle düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen katma de ğer vergisinin indirime konu yap ılmas ına olanak tan ımıştır. Bu yüzden, gerçekte yap ılmış bir teslime dayanmaks ızın düzenlenen faturalarda gösterilen verginin indirilmesi olanakl ı değildir. Belgelendirme ko şulunun varl ığı gibi indirim konusu yap ılan verginin gerçekten yap ılmış bir teslime dayand ığının saptanmas ı da öncelikle yükümlülerin yasal defter ve belgelerinin, Vergi Usul Kanununun 227, 171 ve 256'nc ı maddelerindeki düzenlemeler e göre incelenmesini gerektirmektedir. Vergi Usul Kanununun 227'nci maddesinin birinci f ıkras ı, ayn ı Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan ili şki ve işlemlere ait kay ıtlar ın belgelenmesinin zorunlu oldu ğunu; 171'inci maddesi ise vergi uygulamas ı bak ımından yasal defterlerin, mükelleflerin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumlar ıyla, vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini saptamak, vergi ile ilgili i şlemleri belirlemek, mükelleflerin vergi kar şısındaki durumunu hesap üzerinden denetlemek ve incelemek, bu hesap ve kay ıtlar ı yard ımıyla üçünc ü şahıslar ın vergi kar şısındaki durumunu denetlemek ve incelemek amac ını sağlayacak şekilde tutulmas ını öngörmü ş; bu düzenlemelerin sonucu olarak da mükellefler, 256'nc ı madde ile saklanmas ı zorunlu her türlü defter, belge ve karneleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurlar ın istemi üzerine ibraz ve incelemeye sunmaya mecbu r tutulmuştur. İndirim konusu yap ılan katma de ğer vergilerinin, al ış belgelerinde ayr ıca gösterildi ğini ve bu belgelerin yasal defterlere usulüne uygun şekilde kaydedildi ğini; söz konusu vergilerin gerçekten yap ılmış bir teslime dayand ığını kan ıtlama yükünün mükellefler üzerinde b ırak ılmas ı, 3065 say ılı Kanunun 34 ve 29'uncu maddelerindeki özel düzenlemelerden kaynaklanmaktad ır. Bu düzenlemelerin öngördü ğü zorunluluk, Vergi Usul Kanununun genel düzenlemesi olan ibraz ödevinin öngörülü ş amaçlar ı ve uygulam a alanlar ından farkl ıdır. Katma de ğer vergisi indirimlerinin; ibraz yükümlülü ğünün yerine getirilmemesi nedeniyle kabul edilmemesine dayanan uyu şmazl ığın, iki ayr ı yasadaki düzenlemelerin birlikte ele al ınarak çözümlenmesi; vergiyi do ğuran olay ın gerçek mahiyetinin ortaya çıkar ılmas ına ilişkin 213 say ılı Kanunun 3'üncü maddesinin de gere ğidir. Değinilen Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 13maddede, vergiyi do ğuran olay ve bu olaya ili şkin işlemlerin gerçek mahiyetinin yemin dışındaki her türlü delille ispatlanabilece ğine değinildikten sonra iktisadi, ticari ve teknik gereklere uymayan ve olay ın özelliğine göre ola ğan d ışı veya al ışılmam ış bir durumun, iddia eden taraf ından kan ıtlanmas ı gerektiği kurala ba ğlanm ıştır. Defter ve belge isteme yaz ısının tebliğ edilmesine kar şın, onbeş günlük yasal sürede ibraz yükümlülü ğünün yerine getirilmemesi nedeniyle yap ılan tarhiyata kar şı aç ılan davada; davac ı, dava dilekçesinde, indirim konusu yap ılan vergileri gerçekten yüklendi ğini, belgelendirme ko şullar ının yerine getirildi ğini, bu durumun do ğruluğunu, yarg ı yerine sunabilece ği defter ve belgeleriyle kan ıtlayabilece ğini iddia etmi ş, temyiz dilekçesinde de bu iddias ını devam ettirmi ştir. 3065 say ılı Kanun, 34'üncü maddedeki ko şullar ın varl ığını kan ıtlayamayan yükümlülere indirim yapma olana ğı tan ımamakla birlikte, katma de ğer vergisinin yans ıma özelliği, bu vergiye ait yükün, nihai tüketiciye intikal etmesini öngörmektedir. Gerçekten yüklenildi ği için indirim konusu yap ılan bir katma de ğer vergisi indiriminin, salt ön ko şulun varl ığı kan ıtlanamad ığı için kabul edilmemesi, verginin yans ıma ve nihai tüketici üzerinde bırak ılma özelli ğini bozaca ğından davan ın, davac ı iddialar ı doğrultusunda incelenmesi gerekmektedir. 34'üncü maddede öngörülen ön ko şulun varl ığının, ilk derece yarg ı yerine ibraz edilen defter kay ıtlar ı ve al ış belgelerinden saptanabildi ği durumlarda, söz konusu verginin gösterildi ği belgelerin gerçekten yap ılmış bir teslime dayan ıp dayanmad ığının, dolay ısıyla gerçekten yüklenilmi ş bir vergi olup olmad ığının, Vergi Usul Kanununun, vergi idaresin e tan ıdığı denetim yetkisi ve teknikleri ile ortaya ç ıkar ılabilecek nitelik ta şıdığı aç ıktır. Davac ının yarg ı yerine ibraz edece ği defter ve belgeleri üzerinde vergi idaresine tan ınm ış yetki ve tekniklerin yarg ı yerince kullan ılmas ı; indirim konusu yap ılan vergileri n gösterildi ği faturalar ın gerçekten yap ılmış bir teslime dayand ığının ve yüklenilmi ş vergi olduğunun, yarg ılama usulünde öngörülen herhangi bir ba şka incelemeyle ortaya çıkar ılmas ı olanakl ı değildir. Esasen davan ın; kendisine ibraz edilmemi ş olmas ı nedeniyle, yasan ın öngördü ğü şekilde indirilebilecek vergilerden olu şup oluşmad ığı henüz vergi idaresi taraf ından belirlenememi ş olan kay ıt ve belgeler hakk ında, idarenin hiçbir görü ş belirtmesine olanak tan ınmadan sonuçland ırılmas ı da İdari Yarg ılama Usulü Kanununa uygun düşmeyecektir. İdari Yarg ılama Usulü Kanununun, davalar ın aç ılmas ı, delillerin toplanmas ı ve ilgililerce sonradan ibraz edilen belgelerin incelenmesini öngören 3, 16, 20 ve 21'inci maddelerinde, taraflar ın eşit ko şullar alt ında istem ve savunma yapmalar ı esas ı öngörülmü ştür. Bu cümleden olarak, 3'üncü maddesinin 3'üncü f ıkras ında dava konusu işlem ve belgelerin as ıllar ı ve örneklerinin dilekçeye kar şı taraf say ısından bir fazla sayıda eklenmesi; 16'nc ı maddesinin 1'inci f ıkras ında dava dilekçesi ve eklerinin birer örne ğinin daval ıya tebliği; 21'inci maddesinde ise dilekçe ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgelerin, bunlar ın zaman ında verilmesine imkan bulunmad ığına kanaat getirilmesi halinde kabulü ile kar şı tarafa tebli ği kurala ba ğlanm ıştır. Bu düzenlemeler nedeniyle yarg ılama aşamas ında dosyaya taraflarca sunulan ve sunulmas ı kabul edilen belgeler hakk ında diğer taraf ın görüşünün al ınmas ı ve hüküm verilirken de ğerlendirilmesi gerekmektedir. İncelenen bu davan ın çözümü, davac ı taraf ın davas ına kan ıt olmak üzere ilk derece yarg ı yerine sunabilece ğini bildirdi ği ancak, daha önce vergi idaresine ibraz edilmemi ş defter ve belgelerin gerçekten yap ılmış bir teslime dayan ıp dayanmad ığının ortay a konulmas ına bağlı olup, vergi idaresinin, ancak yarg ılama s ıras ında ulaşabildiği bu defter Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 14ve belgeler üzerinde, gerek biçimsel yönden, gerekse belgelerin temsil etti ği hukuki muamelelerin gerçekli ği konusundaki saptamalar ı, Vergi Usul Kanununun kendisine tan ıdığı yetki ve tekniklere göre yapaca ğında kuşku yoktur. Bu durumda, vergi mahkemesince, davac ının, dava dilekçesinde ibraz edebilece ğini belirttiği defter ve belgeleri istenerek, ibraz edilecek belgelerden vergi idaresi de haberdar edilerek, vergilendirmenin konusunu olu şturan katma de ğer vergisi indiriminin dayand ığı faturalarda bu verginin ayr ıca gösterilip gösterilmedi ği, belgelerin yasal defterlere usulün e göre kaydedilip edilmedi ği ve temsil etti ği hukuki muamelenin gerçek olup olmad ığına ilişkin herhangi bir saptama yap ılmadan verilen ısrar karar ında hukuka uygunluk bulunmam ıştır. Öte yandan, vergi ziya ı cezas ının (Temmuz ilâ Aral ık dönemleri için) tekerrür nedeniyle art ırılarak kesildi ği anlaşıldığından yeniden verilecek kararda bu hususun göz önünde bulundurulmas ı gerektiği aç ıktır." 29. Dan ıştay İçtihatlar ı Birleştirme Kurulunun ( İBK) 25/7/2019 tarihli ve 30842 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 8/2/2019 tarihli ve E.2013/3, K.2019/1 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "V. KONUNUN ESAS YÖNÜNDEN İNCELENMES İ: A. MÜCB İR SEBEB İN VARLI ĞI NEDEN İYLE DEFTER VE BELGELER İN İNCELEMEYE İBRAZ ED İLEMEMES İ HALİ: 1. DEĞERLEND İRME: 3065 say ılı Katma De ğer Vergisi Kanunu nun 29. maddesinde, katma de ğer vergis i mükelleflerine, vergiye tabi i şlemler üzerinden tahsil edip vergi dairesine beyan edere k ödemek zorunda olduklar ı katma de ğer vergisinden, ayn ı Kanun un 29. maddesinde sayılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla yüklendikleri katma de ğer vergisini, ayn ı Kanun un 34. maddesinde belirtilen şartlarla indirebilme imkan ı getirilmiştir. Katma de ğer vergisi indiriminden yararlanabilmek için, 3065 say ılı Kanun'un 34. maddesinde, yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma de ğer vergisinin, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilme ve bu vesikalar ın kanuni defterlere kaydedilme şart ı aranm ıştır. Beyan esas ına dayal ı olan Türk vergi sisteminde, idarece aksi ortaya konulmad ığı müddetçe, mükellefler beyanlar ının doğruluğu karinesinden yararlan ırlar. Bu ilkeden hareketle, beyanlar ı üzerinden yasal haklardan yararlanan mükelleflerin defter ve belgeler i zamanaşımı süresi içinde vergi idaresinin incelemeye yetkili elemanlar ı taraf ından he r zaman incelenebilir. Böyle bir inceleme için defter ve belgelerin, mükelleften istenildi ğinde incelemeye yetkili olanlara ibraz ı zorunludur. Defter ve belgelerini hakl ı bir sebep olmaks ızın incelemeye ibraz etmeyen mükellefler, beyanlar ının doğruluğu karinesinden yararlanamazlar. 213 say ılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci f ıkras ının üçüncü bendinde, bu Kanun'a göre tutulmas ı mecburi olan defterlerin hepsi veya bir k ısm ının tutulmam ış veya tasdik ettirilmemi ş olmas ı veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara, herhangi bi r sebeple ibraz edilmemesi hali re sen tarh sebepleri aras ında say ılmıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 15Öte yandan, 213 say ılı Kanun'un 13. maddesinde say ılan mücbir sebep hallerinden herhangi birisinin bulunmas ı, vergi ödevinin yerine getirilmesini engelleyecek sebep olara k kabul edilmi ştir. O halde mücbir sebep halinin varl ığını ispatlayabilen bir mükellefin vergi ödevini yerine getirmedi ğinden bahsedilemeyecektir. Mücbir sebep halinin varl ığının ispat ı, mutlak bir şekil şart ına bağlanmam ış olup, ticaret mahkemelerinden al ınacak zayi belgesiyle ispat edilebilece ği gibi, olay ın özelliğine göre ilgili resmi makamlardan al ınan ve hukuken itibar edilebilir nitelikteki belgelerle d e ispat edilebilir. İspat vas ıtalar ının niteliği, olay ın özelliğine göre, görevli yarg ı yerlerince değerlendirilecektir. Buna göre, katma de ğer vergisi indiriminden yararlanm ış bir mükellefin beyanlar ının doğru olup olmad ığının tespiti amac ıyla, defter ve belgelerinin ibraz ı istenildiğinde, 213 say ılı Kanun'da tan ımlanm ış mücbir sebep hallerinden biri sebebiyle defter ve belgeleri zayi olan bir mükellefin, ibraz ödevini yerine getirmesi beklenemez. Böyle bir nedenden dolay ı, ibraz ödevini yerine getiremeyen mükellefin katma de ğer vergisi indirimlerinin redd i suretiyle ad ına tarhiyat yap ılmas ı ve ceza kesilmesi hukuka uygun dü şmeyecektir. Defterlerle birlikte zayi olan ve katma de ğer vergisi indirimine esas olan al ış belgelerinin, al ış yap ılan mükelleflerden temin edilerek inceleme eleman ına vey a mahkemeye ibraz ını beklemek de gerçekçi bir yakla şım olmayacakt ır. Zira, al ım yap ılan mükelleflerin bazen faaliyetini terk etmeleri veya bulunamamalar ı, bazen de belge as ıllar ını vermemeleri gibi sebeplerle bu belgeler temin edilememektedir. Dava a şamas ında mahkemece, bu belgelerin temin edilmesinin davac ıdan istenildi ği durumlarda, al ım yap ılan mükelleflerin defter belge saklama yükümlülük süresi de ço ğu zaman doldu ğundan, istenilen belgelerin temin edilmesi imkans ız hale gelmektedir. 2. SONUÇ: Bu durumda, mücbir sebebin varl ığı halinde; 1- Defter ve belgelerin mücbir sebep dolay ısıyla ibraz edilmemesinin re sen tarh neden i olduğuna oyçoklu ğuyla, 2- İspat külfeti aç ısından ise, içtihatlar ın; mücbir sebebin varl ığı halinde mükelleflerin ibraz ödevini yerine getirmelerinin beklenemeyece ği ve indirim konusu yap ılan vergilerin , alış belgelerinde ayr ıca gösterilmi ş olmas ını ispatlama yükümlülü ğünün de bulunmad ığı yolundaki Vergi Dava Daireleri Kurulunun 13.12.2017 tarih ve E:2017/428, K:2017/63 6 say ılı karar ı doğrultusunda birle ştirilmesine ... B. MÜCB İR SEBEP OLMAKSIZIN DEFTER VE BELGELER İN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLMEMES İ HALİ: 1. DEĞERLEND İRME: Katma De ğer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendinde , mükelleflerin yapt ıklar ı vergiye tabi i şlemleri üzerinden hesaplanan katma de ğer vergisinden, kanunda aksine hüküm olmad ıkça faaliyetlerine ili şkin olarak kendilerin e yap ılan teslim ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma de ğer vergisini indirebilecekleri, ayn ı Kanun'un 34. maddesinin birinci bendinde de, yurt içinden sa ğlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma de ğer vergisinin, al ış faturas ı veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayr ıca gösterilmek ve bu vesikalar yasal defterlere kaydedilmek ko şuluyla indirilebilece ği kurala ba ğlanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 16Bu düzenlemeler nedeniyle emtia veya hizmet al ışını temsil eden fatura veya yerin e geçen belgenin yasal defterlere usulüne uygun olarak kaydedilmesi ve bu belgelerde katma değer vergisinin ayr ıca gösterilmesi, katma de ğer vergisi indirimi yap ılabilmesinin ön koşullar ıdır. Bu ön ko şullar ın varl ığının, sözü edilen defter ve belgelerin ibraz ı ve incelenmesiyle saptanabilece ği aç ıktır. Katma De ğer Vergisi Kanunu'nun 34. maddesinde bu vergiyi indirim konusu yapaca k olanlara yüklenen belgelendirme zorunlulu ğu d ışında, indirim konusu yap ılacak verginin gerçekten yüklenilmi ş olmas ı da gerekmektedir. Zira, 29. madde mükelleflere, yap ılan tesli m ve hizmetler dolay ısıyla hesaplanarak, bu teslimler nedeniyle düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen katma de ğer vergisinin indirime konu yap ılmas ına imkan tan ımıştır. Bu yüzden, gerçekten yap ılmış bir teslime dayanmaks ızın düzenlenen faturalarda gösterilen verginin indirilmesi mümkün de ğildir. Belgelendirme ko şulunun varl ığı gibi indirim konusu yap ılan verginin gerçekten yap ılmış bir teslime dayand ığının saptanmas ı da öncelikle mükelleflerin yasal defter ve belgelerinin, Vergi Usul Kanunu'nun 227., 171. ve 256. maddelerindeki düzenlemelere göre incelenmesini gerektirmektedir. Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin birinci f ıkras ı, ayn ı Kanun'a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan ili şki ve işlemlere ait kay ıtlar ın belgelenmesinin zorunlu oldu ğunu; 171. maddesi ise, vergi uygulamas ı bak ımından yasal defterlerin, mükelleflerin vergi il e ilgili servet, sermaye ve hesap durumlar ıyla, vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit etmek, vergi ile ilgili i şlemleri belirlemek, mükelleflerin vergi kar şısındaki durumunu hesap üzerinden denetlemek ve incelemek, bu hesap ve kay ıtlar ı yard ımıyla üçünc ü şahıslar ın vergi kar şısındaki durumunu denetlemek ve incelemek amac ını sağlayacak şekilde tutulmas ını öngörmü ştür. An ılan düzenlemelerin sonucu olarak 256. maddede, saklanmas ı zorunlu her türlü defter, belge ve karneleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurlar ın istemi üzerine ibraz ve incelemeye sunmaya mecbur tutulan vergi mükelleflerince, bu zorunlulu ğun hakl ı bir neden olmaks ızın yerine getirilmemesi, vergi idaresinin denetiminden kaç ınmak v e gizlenmek istenen durumlar ın, karşıt inceleme yoluyla ortaya ç ıkar ılmas ını da önleme k anlam ını taşıyacakt ır. Bu yüzden Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi do ğuran olay ve bu olaya ili şkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas oldu ğu, vergiyi do ğuran olay ve bu olaya ili şkin işlemlerin gerçek mahiyetinin, yemin dışındaki her türlü delille ispatlanabilece ğine değinildikten sonra iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olay ın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun, iddia eden taraf ından kan ıtlanmas ı gerektiği kurala ba ğlanm ıştır. Vergi idaresine verilen katma de ğer vergisi beyannamelerinde yüklenilmi ş vergi olara k indirim konusu yap ılan katma de ğer vergilerinin, al ış belgelerinde ayr ıca gösterildi ğini ve bu belgelerin yasal defterlere usulüne uygun şekilde kaydedildi ğini, 3065 say ılı Kanun'un 34. maddesinden ve söz konusu vergilerin gerçekten yap ılmış bir teslime dayand ığını ise 29. maddesinden dolay ı kan ıtlamak zorunda olan taraf vergi mükellefleridir. Bu konuda inceleme yap ılmak üzere istenen defter ve belgelerini herhangi bir neden göstermeksizin ibraz etmeyen mükellefler, yapt ığı indirimin ön ko şulunun varl ığını belgelendirememi ş, ayn ı nedenle verginin gerçekten yüklenildi ğini vergi idaresine kan ıtlayamam ıştır. Defter v e belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle bu belgelerin ne biçimsel yönden, n e kapsad ığı emtia al ışının gerçekli ği yönünden incelenmesine olanak tan ınm ıştır. Bu nedenle vergi idaresince, indirim konusu vergilerin al ış belgelerinde ayr ıca gösterildi ğini ve defterlere usulüne uygun olarak kaydedildi ğini defter ve belgeleriyle kan ıtlayamayan mükellefler ad ına, 3065 say ılı Kanun'un 34. maddesindeki ön ko şullar ın varl ığının Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 17kan ıtlanmamas ından dolay ı katma de ğer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek cezal ı tarhiyatlar yap ılmaktad ır. Katma De ğer Vergisi Kanunu'nun 34. maddesinde öngörülen ön ko şulun varl ığı, yarg ı yerine ibraz edilen defter kay ıtlar ı ve al ış belgelerinden saptanabilece ği halde beyannamede indirim konusu yap ılan söz konusu verginin gösterildi ği belgelerin gerçekten yap ılmış bir teslime dayan ıp dayanmad ığı, dolay ısıyla yüklenilmi ş bir vergi olup olmad ığı hususu Vergi Usul Kanunu nun yukar ıda değinilen kurallar ı uyar ınca, ayn ı Kanun'da vergi idaresin e tan ınm ış denetim yetkisi ve teknikleri ile ortaya ç ıkar ılabilecek nitelik ta şımaktad ır. Tarhiyata kar şı aç ılan davalarda ise, davac ılar indirim konusu yap ılan vergilerin gerçekten yüklenildi ğini, Kanun'un öngördü ğü belgelendirme ko şullar ının yerine getirildiğini yarg ı yerine sunabilece ği defter ve belgeleriyle kan ıtlayabileceklerini iddi a etmektedirler. 3065 say ılı Kanun, 34. maddesindeki ko şullar ın varl ığını kan ıtlayamaya n yükümlülere indirim yapma olana ğı tan ımamakla birlikte, katma de ğer vergisinin yans ıma özelliği bu vergiye ait yükün, nihai tüketiciye intikal etmesini öngörmektedir. Gerçekten yüklenildi ği için indirim konusu yap ılan bir katma de ğer vergisi indiriminin, salt ön koşulun varl ığı kan ıtlanamad ığı için reddedilmesi, katma de ğer vergisinin yans ıma v e nihai tüketici üzerinde kalmas ını öngören özelli ğini bozaca ğından davac ılar ın bu yöndeki iddialar ının incelenmesi gerekmektedir. Öte yandan, yaz ılı yarg ılama yöntemini benimseyen İdari Yarg ılama Usulü Kanunu, davalar ın aç ılmas ı, delillerin toplanmas ı ve ilgililerce sonradan ibraz edilen belgeleri n incelenmesini öngören 3, 16, 20 ve 21. maddelerinde, taraflar ın eşit koşullar alt ında iste m ve savunma yapmalar ı esas ını öngörmü ştür. Bu cümleden olarak, 3. maddesinin üçüncü fıkras ında, dava konusu i şlem ve belgelerin as ıllar ı ve örneklerinin dilekçeye kar şı taraf say ısından bir fazla say ıda eklenmesi; 16. maddesinin birinci f ıkras ında, dava dilekçesi ve eklerinin birer örne ğinin daval ıya tebliği; 21. maddesinde ise dilekçe ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgelerin, bunlar ın zaman ında verilmesine imkan bulunmad ığına kanaat getirilmesi halinde kabulü ile kar şı tarafa tebli ği kurala ba ğlanm ıştır. Bu düzenlemeler nedeniyle yarg ılama aşamas ında dosyaya taraflarca sunulan ve sunulmas kabul edilen belgeler hakk ında diğer taraf ın görüşünün al ınmas ı ve hüküm verilirken değerlendirilmesi icap etmektedir. Davac ılar taraf ından daha önce vergi idaresine ibraz edilmeyen defter ve belgelerin, gerçek bir ticari harekete ve teslime dayan ıp dayanmad ığı konusundaki saptama ancak, he r türlü imkan ve yetki ile donat ılmış vergi idaresi taraf ından yap ılacak incelemeyle ortaya konulabilece ğinden, vergi mahkemesine sunulacak defter ve belgeler hakk ında vergi idaresinin bilgi ve tespitlerine ba şvurulmas ı bu amac ın sağlanmas ı için gereklidir. Yapt ığı vergilendirmeye kar şı aç ılan davan ın taraf ı olan vergi idaresinin, ancak yarg ılama sıras ında ulaşabileceği defter ve belgeler hakk ında gerek biçimsel yönden, gerekse belgelerin temsil etti ği hukuki muamelelerin gerçekli ği konusundaki saptamalar ı, kendisine Vergi Usul Kanunu nun tan ıdığı yetki ve tekniklere göre yapaca ğında kuşku yoktur. Verg i mahkemesi taraf ından, yukar ıdaki saptamalardan sonra durum gerektirdi ği takdirde di ğer kan ıtlar ın, 2577 say ılı Kanun'un 31. maddesinin birinci f ıkras ı uyar ınca elde edilmesi mümkündür. Burada yarg ı organ ınca, idarenin yerine geçerek herhangi bir inceleme yap ılmamakta, ödenmesi gereken verginin do ğruluğu konusunda yarg ısal denetim yap ılmakta olup, bu da İdari Yarg ılama Usulü Kanunu ndan do ğmaktad ır. 2. SONUÇ:Belirtilen hukuksal nedenlerle, mücbir sebep olmaks ızın defter ve belgelerini, incelemeye yetkili olan inceleme elemanlar ına ibraz etmeyen katma de ğer vergisi Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 18mükellefleri ad ına yap ılan cezal ı tarhiyatlara kar şı aç ılan davalarda; davac ılar taraf ından, vergilendirme dönemine ili şkin yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabilece ğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davac ıdan istenilip, defterlerdeki kay ıtlar incelenip, bu kay ıt ve belgeler hakk ında davan ın diğer taraf ı olan vergi idaresinin görü şü ve saptamalar ı da al ınarak yap ılacak hukuki de ğerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ula şıldığından, bu konuda olu şan içtihat ayk ırılığının, Vergi Dava Daireleri Kurulunun 13.12.2017 tarih ve E:2017/627, K:2017/623 say ılı karar ı doğrultusunda birle ştirilmesine..." V.İNCELEME VE GEREKÇE 30. Mahkemenin 8/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 31. Başvurucu Şirket; yap ılan yarg ılama s ıras ında defter ve faturalar ı ibraz edebileceklerini bildirmelerine ra ğmen Mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme yap ılmadan karar verildi ğini, Mahkemenin bu şekilde hareket ederek idarenin sunmu ş olduğu tek tarafl ı delillerle yetindi ğini ve kendi iddias ını ispat etme amac ıyla savunma hakk ını kullanamad ığını, farkl ı yönde kararlar ın bulundu ğunu belirterek silahlar ın eşitliği ilkesi ve bir bütün olarak hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 32. Anayasa n ın Hak arama hürriyeti kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 33. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu, ilgili dönem defter ve belgelerini vergi incelemesi için ibraz etmemesi nedeniyle katma de ğer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle ad ına sal ınan vergi ile kesilen cezalar ın kald ırılmas ı istemiyle açt ığı davalar sıras ında, elektronik ortamda tutulan kanuni defter kay ıtlar ını incelenmek üzere dilekçe ekinde sundu ğunu ve istenilmesi hâlinde fiziki ortamda mevcut kanuni defter ve belgelerini de sunaca ğını beyan etmesine ra ğmen Dan ıştay ın diğer dairelerince benimsenen içtihad ın aksine olacak şekilde yarg ılama aşamas ında defter ve belgelerini sunmas ına imkan tan ınmad ığını ileri sürmü ştür. Bu ba ğlamda ba şvurucunun iddialar ı Dan ıştay daireleri aras ında süregelen görü ş ayr ılığından kaynakland ığından hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında değerlendirilmesi uygun görülmü ştür. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden34. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 192. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 35. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin davac ı ve daval ı olarak yarg ı organlar ına başvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına "ve adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin 14. maddesinin gerekçesine göre " değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı metne dâhil" edilmiştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesinde herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amac ının Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almak oldu ğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). 36. Adil yarg ılanma hakk ı, uyuşmazl ıklar ın çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa'n ın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri aras ında say ılan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'n ın tüm maddelerinin yorumlanmas ı ve uygulanmas ında gözönünde bulundurulmas ı zorunlu olan bir ilkedir. 37. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenli ği ilkesi oluşturmaktad ır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Ki şilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anlaşı lır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013). 38. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun varl ığının hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci, B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 39. Yarg ısal kararlardaki de ğişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemeleri n yaklaşımlar ını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteli ği sağlamas ı beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farkl ı sonuçlara ula şmas ı, bir karar ın belirli bir daireye dü ştüğü takdirde onanaca ğı, başka bir daire taraf ından ele alındığı takdirde bozulaca ğı gibi ihtimale dayal ı ve birbirine z ıt sonuçlar ı ortaya ç ıkar ır. Bu ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters dü şecektir. Ayr ıca böyle bir alg ının toplumda yerle şmesi hâlinde bireylerin yarg ı sistemine ve mahkeme kararlar ına duymalar ı beklenen güven zarar görebilir ( Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, 64). Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 2040. Anayasa Mahkemesi; bu noktada derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını yorumlamas ından kaynaklanan içtihat fark ının süregelen bir hâl ald ığı, başka bir anlat ımla kısa say ılamayacak bir zaman dilimi içinde uygulamada birli ğin sağlanamad ığı durumlarda uygulamadaki tutars ızlıklar ı ortadan kald ıracak nitelikteki tedbirlerin önemine i şaret etmektedir ( Yasemin Bodur, B. No: 2017/29896, 25/12/2018, 43). 41. Hukukun üstünlü ğü ilkesi gere ği yarg ı sistemine olan güveni sa ğlamak ve korumakla yükümlü olan devlet, ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikte bir mekanizmay ı kurmak ve bu mekanizman ın etkin bir şekilde işleyişini sağlayacak düzenlemeler yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olarak kabul edilmelidir. (Engin Selek , B. No: 2015/19816, 8/11/2017, 58). 42. Anayasa Mahkemesi daha önce içtihat farkl ılıklar ı yönünden yüksek mahkemelerin görevine dikkat çekmi ş ve yüksek mahkemelerin oynamas ı gereken rolün tam da yarg ı kararlar ında doğabilecek içtihat farkl ılıklar ına bir çözüm getirmek oldu ğunu açıklam ıştır. Bununla birlikte yeni kabul edilmi ş bir kanunun yorumlanmas ında olduğu gibi baz ı hâllerde içtihad ın müstakar hâle gelmesinin belirli bir zaman ı gerektirdi ğini ifade etmiştir (Türkan Bal, 56). 43. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, içtihat farkl ılığını değerlendirdi ği bir karar ında Yarg ıtay ın istikrarl ı olarak uygulanan içtihattan ayr ılarak yeni bir yakla şımı benimsemesi hâlinde kamuoyu nezdinde yarg ıya olan güvenin muhafaza edilmesi bak ımından yeni yakla şımın istikrarl ı bir şekilde uygulanmas ı gerektiğine dikkat çekmi ş ve içtihat de ğişikliği sonucunda benimsenen yakla şımın uygulamada birli ği sağlamakla görevli yüksek mahkemeler taraf ından istikrarl ı olarak uygulanmamas ının adil yarg ılanma hakk ını ihlal edebilece ğine karar vermi ştir (Hakan Alt ıncan [GK], B. No: 2016/13021, 17/5/2018, 48). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 44. Başvurucunun sahte fatura düzenledi ği yönünde tespitler bulunan bir şirketten ald ığı faturalar nedeniyle 2008 ve 2009 takvim y ılı hesap ve i şlemleri incelenmeye başlanm ıştır. Başvurucudan incelemede kullan ılmak üzere ilgili dönem defter ve belgelerinin vergi inceleme eleman ına ibraz etmesi istenmi ştir. Başvurucu, defter ve belgelerini vergi inceleme elemanlar ına ibraz etmemi ştir. Bunun üzerine ba şvurucu hakk ında ilgili dönemlerde indirim konusu yapt ığı katma de ğer vergisinin indiriminin reddi suretiyle cezal ı tarhiyatlar yap ılm ıştır. 45. Mahkeme inceleme a şamas ında ibraz ı istenen kanuni defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle katma de ğer vergisi indiriminin reddi suretiyle yap ılan tarhiyatlar ın hukuka uygun oldu ğu sonucuna ula şmıştır. 46.İnceleme s ıras ında başvurucu taraf ından herhangi bir mücbir sebep bulunmad ığı hâlde ibraz edilmeyen defter ve belgelerin yarg ılama aşamas ında incelemeye tabi tutulup tutulmayaca ğı hususunun vergi mevzuat ının yorumlanmas ına ilişkin olduğunun ve derece mahkemelerinin yetkisinde kald ığının alt ı çizilmelidir. Bununla birlikte uyu şmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ının yorumunda yeknesakl ığın sağlanamamas ı, derin ve süregelen içtihat farkl ılığının bulunmas ı hallerinde yarg ılaman ın hakkaniyeti zedelenebilece ğinden bu durumun art ık kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlar ın incelenmesi yasa ğı kapsam ında değerlendirilmesi mümkün olmayacakt ır. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 2147. Başvurucu, Mahkemenin yakla şımının yerleşik içtihada ayk ırı olduğunu öne sürmüştür. Bu itibarla somut ba şvuruda öncelikle derin ve süregelen bir içtihat farkl ılığının varl ığı, içtihat farkl ılığı nedeniyle meydana gelen tutars ızlıklar ın üstesinden gelinmesi için bir mekanizman ın bulunup bulunmad ığı, böyle bir mekanizma var ise bu mekanizman ın işletilip işletilmediği incelenmelidir. 48. Vergi yarg ısında, kanuni defter ve belgelerin mücbir sebep hali olmaks ızın vergi inceleme eleman ına ibraz edilmemesi sebebiyle mükellefin katma de ğer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yap ılan cezal ı katma de ğer vergisine yönelik olarak aç ılan davada söz konusu defter ve belgelerin vergi mahkemesine ibraz edilmesi halinde vergi mahkemesinin nas ıl bir karar vermesi gerekti ği konusunda süregelen bir görü ş ayr ılığının bulunduğu görülmektedir. Bir görü şe göre kanuni defter ve belgelerin mücbir sebep hali olmaks ızın inceleme eleman ına ibraz edilmemesi halinde resen tarh sebebi olu şacağından bunlar ın sonradan vergi mahkemesine ibraz edilmesinin resen tarh sebebine hiçbir etkisi bulunmamakta ve vergi mahkemesince mükellefin beyannamelerinde indirim konusu etti ği katma de ğer vergisini gerçekten yüklenip yüklenmedi ği incelenmeksizin davan ın reddi gerekmektedir (bkz. 24-26). 49. Buna mukabil katma de ğer vergisinin amac ından hareket eden di ğer görüşe göre katma değer vergisi yans ıtmal ı bir vergi olup gerçekte nihai tüketici taraf ından yüklenilmesi kanun koyucu taraf ından öngörülmü ştür. Kanuni mükellefin yüklendi ği katma de ğer vergisini defter ve belgelere kaydetmesi verginin gerçekten yüklendi ğinin kan ıtlanmas ı bakımından önem taşıyan bir önko şul olup gerçekten vergiyi yüklenen kanuni mükellefin salt bu önkoşulu yerine getirmemesi sebebiyle vergiyi yüklendi ğini kan ıtlayamad ığı sonucuna ulaşılmas ı katma de ğer vergisinin amac ıyla bağdaşmamaktad ır. Bu durumda, katma de ğer vergisini gerçekten yüklendi ğini iddia eden bir mükellefe bu iddias ını ispatlamas ına f ırsat tan ınmal ıdır. Vergi mahkemesi, idareye ibraz edilmeyen defter ve belgelerin kendisine ibraz edilmesi halinde resen ara ştırma yetkisini de kullanarak ba şvurucunun indirimi reddedilen katma de ğer vergisini gerçekten yüklenip yüklenmedi ğini araştırma yükümlülü ğü alt ındad ır (bkz. 27) Nitekim VDDK'n ın 13/12/2017 tarihli ve E.2017/627, K.2017/623 say ılı karar ı da bu yöndedir (bkz. 28). 50. Dolay ısıyla kanuni defter ve belgelerin mücbir sebep hali olmaks ızın vergi inceleme eleman ına ibraz edilmemesi sebebiyle mükellefin katma de ğer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yap ılan cezal ı katma de ğer vergisine kar şı aç ılan davada söz konusu defter ve belgelerin vergi mahkemesine ibraz edilmesi halinde vergi mahkemesinin bunlar ı inceleyip inceleyemeyece ği konusunda derin ve süregelen bir içtihat farkl ılığının bulunduğu aç ıktır. An ılan içtihat farkl ılığı 213 ve 3065 say ılı Kanunlar ın yorumundan kaynaklanmaktad ır. 51. Bir hukuk sisteminde bölgesel veya görevsel yetki farkl ılıklar ı sebebiyle yarg ı içtihatlar ında farkl ılıklar ın oluşabilmesi do ğald ır. Esas itibar ıyla hukuk kurallar ını yorumlama ve uygulama yetkisine sahip olan Dan ıştay ın içtihat de ğişikliğine gitmiş olmas ı tek başına adil yarg ılanma hakk ının ihlali olarak kabul edilemez. Ancak bu yarg ısal içtihat farkl ılıklar ının hukuk güvenli ği ve hukuki belirlilik ilkelerini zedelememesi için en önemli görev yüksek mahkemelere dü şmektedir. Yüksek mahkemeler, yarg ı sistemine olan güveni sağlamak amac ıyla ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikteki mekanizmalar ı çal ıştırarak söz konusu içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırmal ıdır. Dolay ısıyla yarg ılaman ın hakkaniyeti ba ğlam ında hukuk devleti ile hukuk güvenli ği ilkelerine uyuldu ğundan söz edilebilmesi için öncelikli olan, ilgili yarg ısal süreçte olu şabilecek içtihat farkl ılığının giderilmesidir. Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 2252. Nitekim defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle yap ılan vergi ziya ı cezal ı katma de ğer vergisi tarhiyat ının iptali istemiyle açt ığı davada defter ve belgeleri n incelenip incelenemeyece ği konusunda ya şanan içtihat farkl ılığını gidermek için içtihad ı birleştirme yolunun i şletildiği görülmektedir. İBK 8/2/2019 tarihli karar ıyla VDDK'n ın 13/12/2017 tarihli ve E.2017/627, K.2017/623 say ılı karar ında da benimsenen ikinci görü ş doğrultusunda içtihad ı birleştirmiştir. İBK'n ın an ılan karar ında da katma de ğer vergisine ait yükün nihai tüketiciye intikal etmesinin öngörüldü ğü, yüklenildi ği için indirim konusu yap ılan bir katma de ğer vergisinin indiriminin salt önko şulun yerine getirilmemi ş olmas ı sebebiyle reddedilmesinin katma de ğer vergisinin yans ıma ve nihai tüketici üzerinde kalmas ını öngören özelli ğini bozaca ğı ifade edilmi ştir (bkz. 29). 53. Bununla birlikte belirtilen konudaki görü ş ayr ılığının içtihat farkl ılığının derinleşmesini önleyecek bir sürede giderilemedi ği görülmektedir. Di ğer bir ifadeyle farkl ı mahkemeler aras ında görüş ayr ılığı bulunmas ının, bunun makul kar şılanabildiği bir süreden sonra giderildi ği anlaşılmaktad ır. 3065 say ılı Kanun 1984 tarihinden beri yürürlüktedir. Otuz yılı aşkın bir süre, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle yap ılan vergi ziya ı cezal ı katma değer vergisi tarhiyat ının iptali istemiyle açt ığı davada defter ve belgelerin inceleni p incelenemeyece ği hususuna ili şkin içtihad ın yerleşmesi ve yeknesakl ık kazanmas ı bak ımından oldukça uzundur. Bu süre zarf ında kanunun yorumunda yeknesakl ığın sağlanamam ış olmas ı, Dairelerin görev sahas ına bağlı olarak farkl ı kararlar ın verilmesi sonucunu do ğurmuştur. İçtihad ın birleştirildiği tarihten önceki dönemde ki şilerin bu kada r uzun bir süre belirsiz bir hukuka maruz b ırak ılmalar ı yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ği sonucuna ula şılm ıştır. 54. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 55. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 56. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yarg ılama yap ılmas ı talebinde bulunmu ştur. 57. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 23getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 58. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 59.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 60. İncelenen ba şvuruda hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme kararlar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 61. Bu durumda hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örneğinin İstanbul 6. ve 8. Vergi Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 62. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 479 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinde n oluşan toplam 3.479 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2016/55435 Karar Tarihi : 8/9/2020 24A. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde hüküm alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlalinin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 6. ve 8. Vergi Mahkemelerine (E.2014/2008, K.2014/1567; E.2014/1861, K.2014/2255) GÖNDER İLMESİNE, D. 479 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.479 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 8/9/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Üye Üye Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş