1. Ceza Dairesi 2025/7872 E. , 2026/1822 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/465 E., 2022/95 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edileb…
1. Ceza Dairesi 2025/7872 E. , 2026/1822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/465 E., 2022/95 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2007 tarihli ve 2006/537 Esas, 2007/365 Karar sayılı kararının, lehe temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 16.11.2009 tarihli ve 2009/16950 Esas, 2009/20432 Karar sayılı ilâmı ile özetle; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2010 tarihli ve 2010/64 Esas, 2010/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/3 (5560 sayılı Kanun'la değişmeden önceki hali), 29, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 29.03.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/465 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 27.09.2014 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 87/3 (5560 sayılı Kanun'la değişmeden önceki hali), 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kastının bulunmadığına, meşru savunma aksi halde ağır haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Mağdurun beyanları ve adli raporuna göre, sanığın eylemini 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, asli zamanaşımı süresi 5560 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 87/3 ve aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 5560 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası 87/3. maddelerinde öngörülen ceza miktarları gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl olup durma süresi de eklenince henüz dolmadığı belirlendiğinden, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından yaralama kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun unsurlarının oluştuğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, lehe yasanın doğru belirlendiği, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmayıp asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, uygulanabilecek başkaca lehe hüküm olmadığı anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Bozma ilâmı öncesi 18.09.2007 tarihli karar ile sanığın neticeten 4500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/465 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın cezasının 4500 TL adlî para cezası üzerinden infazına, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca hükmedilen adlî para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitte ödenmesine" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına ilişkin cümlenin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.