12. Ceza Dairesi 2021/2098 E. , 2024/8147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/40 E., 2020/37 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.
**12. Ceza Dairesi 2021/2098 E. , 2024/8147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/40 E., 2020/37 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/30 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/2, 62, 53/6, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile ehliyetin geri alınmasına karar verilmiştir. 2. İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/30 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/4678 Esas, 2020/1468 Karar sayılı kararı ile "Olay günü saat 17:25 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içerisinde iki yönlü asfalt kaplama yolda bankette 13-14 metre geri geri geldiği sırada Sakarya Caddesi üzerinde yürümekte olan yayalar ... ve ...’ya kavşak üzerinde çarpması neticesinde ...’ün hayatını kaybetmesine, ...’nın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde ve 4. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda; bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin tayin olunan cezasının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/2, 22/3,62,53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ehliyetin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğuna, yayaların asli kusurlu olduğuna, bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR [adres satırı maskelendi] Sanık müdafii ve katılanlar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/4678 Esas, 2020/1468 Karar sayılı kararı ile "Olay günü saat 17:25 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içerisinde iki yönlü asfalt kaplama yolda bankette 13-14 metre geri geri geldiği sırada Sakarya Caddesi üzerinde yürümekte olan yayalar ... ve ...’ya kavşak üzerinde çarpması neticesinde ...’ün hayatını kaybetmesine, ...’nın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde ve 4. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda; bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin tayin olunan cezasının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ;Sanık savunması, katılan beyanları, adli ve ATK raporları, bilirkişi raporu, ölü muayene tutanağı ile dosyada bulunan diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; olay günü 17:25 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 37 AB 600 plakalı kamyoneti ile yerleşim yeri içerisinde iki yönlü asfalt kaplama yolda bankette 13-14 metre geri geri geldiği sırada Sakarca Caddesi üzerinde yürümekte olan yayalar ... ve ...’ya kavşak üzerinde çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonrası maktül ...’ün hayatını kaybettiği, müşteki ...’nın ise yaşamını tehlikeye sokacak şekilde ve 4. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, sanık ...'ın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 31.07.2015 tarih, 4671 sayılı raporu ve Mahkememizce olay yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 08.06.2015 tarihli bilirkişi rapordan anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, yayalar ... ve ...'ün ise tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın yerleşim yeri içerisinde 13-14 metre kadar uzun sayılabilecek bir yolu geri geri gittiği esnada söz konusu kazanın meydana geldiği hususu göz önünde bulundurulduğunda sanığın yaşı ve hayat tecrübesiyle yapmış olduğu eylem neticesinde gerekli tedbir ve güvenlik önlemini almaması neticesinde yaralanma veya ölüm olaylarının meydana gelebileceğini öngörelebileceği ve bu tarz neticeleri önleyebilecek ikdira sahip olmasına rağmen sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık davranarak şansına ve yeteneklerine güvenerek hareket ettiği, nitekim taksirle işlenen suçlarda sorumluluk belirlenirken kişi değil, sadece davranış göz önünde bulundurması gerektiği, yapılan yargılama neticesinde sanığın yetenekleri, algılama gücü, tecrübesi, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında neticeyi öngörebilecek düzeyde olduğu anlaşıldığından sanığın kusrunun taksir boyutunu aştığı, ancak sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana geldiği, sanıkta mevcut yanlış bir öngörü ile neticenin meydana gelmesini engelleyebileceğini ya da neticenin gerçekleşmeyeceğini zannederek bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve kazanın olduğu yolun niteliği dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın bilinçli taksirle suçu işlediği sabit olduğundan verilen cezadan TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında artırım yapılmış, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmiştir. Sanığa verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 51 maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve CMK'nın 231/5 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanık üzerine atılı suçu bilinçli taksirle işlediğinden CK'nın 50/4-2 cümle gereğince hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık hakkında tayin edilen cezaya ilişkin olarak TCK'nın 53/6 maddesi gereğince trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen hükümüne aykırılık dolayısı ile taksirli suçtan mahkumiyeti nedeni ile takdiren sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş ve hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.