11. Ceza Dairesi 2024/552 E. , 2024/11496 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve 2023/4844 Soruşturma, 2023/2513 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Trabzon 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.04.2023 tarihli ve 2023/1755 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyl…
**11. Ceza Dairesi 2024/552 E. , 2024/11496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve 2023/4844 Soruşturma, 2023/2513 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Trabzon 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.04.2023 tarihli ve 2023/1755 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.04.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.01.2024 tarihli ve 2023/19585 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/4289 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/4289 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22/06/2021 tarihli ve 2019/2857 esas, 2021/5792 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, özel belgede sahtecilik suçunun oluşumu için sahte özel belgenin düzenlenmesi ya da gerçek bir özel belgenin değiştirilmesi yeterli olmayıp, suçun tamamlanması veya oluşması için zorunlu kurucu unsur olarak sahte özel belgenin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği, Dosya kapsamına göre, müştekinin suça konu olan ve şikâyet dilekçesi ekinde fotokopisini sunduğu, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/459 esas sayılı dosyasında delil olarak kullanılan tarihsiz oto satış sözleşmesindeki isminin altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle şikâyetçi olması üzerine, yapılan soruşturmada 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; suç tarihinin söz konusu oto satış sözleşmesinde yer alan tarih yerine anılan mahkemede dava açılıp kullanıldığı 18/10/2017 tarihi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, anılan suça ilişkin olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu ve bu sürenin halen dolmadığı cihetle, şikayete konu olaya ilişkin başlatılan soruşturmaya usulünce devam edilip olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanması, ayrıca şikayete konu ve sahte olduğu iddia edilen sözleşme aslının şüpheli ve vekilinden sorulması ile sözleşme aslının temini durumunda imza incelemesi sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, suç tarihinde hataya düşülerek verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE