11. Ceza Dairesi 2016/8645 E. , 2016/5834 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet I) Sanıklar ... ve ... hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç …
**11. Ceza Dairesi 2016/8645 E. , 2016/5834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet I) Sanıklar ... ve ... hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddeleri uyarınca, sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiğinden kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı; katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3000 TL maktu vekalet ücretinin sanıklar ... ve ...'den eşit oranda alınarak katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; ... Eğitim Araçları İnceleme Yönetmeliği gereğince oluşturulan "...Komisyonu Üyeliklerine” 2000, 2001 ve 2002 yıllarında eğitim aracı incelemek üzere kurum dışından yapılan görevlendirmelerde bazı öğretmen ve üniversite görevlilerinin isimlerine, bu kişilerin bilgisi dışında yer verilmek suretiyle onay belgesi hazırlandığı, bu kişileri eğitim aracı incelemiş gibi göstererek gerçek dışı “... Raporu” düzenlendiği, buna dayalı olarak döner sermaye saymanlığı aylık puantaj cetveli tanzim edilerek, bu kişiler adına düzenlenen sahte mutemet dilekçeleri ile inceleme ücreti alındığının, sanık ...'in ... ve ... adına belirtilen işlemleri yaptığının iddia olunması, sanık ...'in isnat edilen eylemleri dışında hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine ilişkin bir kabul bulunmayıp dosya kapsamından sanığın düzenlediği son belgenin 30.04.2001 tarihli olması karşısında; sanık ... açısından suçun işlendiği tarihin 30.04.2001 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.