Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2877 E. , 2024/2323 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2877 Karar No : 2024/2323 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. .. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:.., K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl Ünivers…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2877 E. , 2024/2323 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2877 Karar No : 2024/2323 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. .. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:.., K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl Üniversitesi, İlahiyat Fakültesinde öğretim elemanı olarak görev yapmakta iken kadrosu ile ilişiği kesilen davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin davalı idarenin ...tarih ve ...işlemi ile işlemin sonucu olarak davacıya yükletilen 222.033,97.-TL lik ödemenin ve kefalet senedinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; Davacının görevi ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlem yönünden; Yükseköğretim Kurumlarına Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında öğretim üyesi yetiştirilmesi amacıyla araştırma görevlisi kadrolarına atananlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesi uyarınca, davacının ilk olarak doktora eğitimine 25/09/2008 tarihinde başladığı, daha sonra Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne araştırma görevlisi olarak atandığı ve 20.02.2013 tarihinden itibaren doktora eğitimini tamamlamak için YÖK Kanunu 35. madde uyarınca İstanbul Üniversitesi'nde görevlendirildiği, bu kapsamında davacının doktora eğitimini azami sürede bitiremediği açık olduğundan, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda üniversite ile ilişiğinin kesilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, ilgilisi ile davalı Üniversite arasında imzalanmış olan dava konusu taahhüt ve kefalet senedinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, uyuşmazlığın anılan taahhüt ve kefalet senedinden kaynaklanan kısmının ve bu taahhüt senedi uyarınca 222.033,97 TL'lik alacağın ödenmesi istemine ilişkin işlemin, görüm ve çözümü adli yargı yerlerine ait olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın, davacının görevine son verilmesine ilişkin davalı idarenin ...tarih ve ...işlemi yönünden reddine, diğer kısımlar yönünden görev yönüyle reddine verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf Mahkemesi Kararında; uyuşmazlık konusu olayda, davacının 08/10/2012 tarihinde ÖYP araştırma görevlisi olarak Bingöl Üniversitesi'ne atandığı, ataması yapılmadan önce 25/09/2008 tarihinde İstanbul Üniversitesi'nde başladığı ve ÖYP kapsamında değerlendirilmesini istediği doktora eğitimini süresinde bitirmediğinden bahisle 15/07/2016 tarihli Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü işlemiyle kadrosu ile ilişiğinin kesildiği, ÖYP kapsamında araştırma görevlisi olarak göreve başladığı tarihten itibaren oniki yarıyıl (altı yıl) geçmeden kadrosuyla ilişiğinin kesildiği, Yönetmelikte sürenin, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere oniki yarıyıl olduğunun belirtildiği, davacı doktora eğitimine araştırma görevliliğine girmeden önce başladığından, davacının araştırma görevliliğindeki çalışmalarını tamamlama süresini kadroya girişinden önceki bir tarihten başlatmaya olanak bulunmadığı, sürenin kadroya giriş tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, davacının çalışmalarını tamamlaması için kadroya girişinden itibaren oniki yarıyıl süresi bulunmasına karşın, kadroya atandığı tarihten itibaren oniki yarıyıl dolmadan doktora çalışmalarını tamamlamadığından bahisle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacıdan 222.033,97 TL'nin ödenmesinin istenilmesine ilişkin ...tarihli … sayılı işlemin ve kefalet senedinin iptali yönünden ise; kararın bu kısmının usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından bu kısma ilişkin davacının istinaf başvusunun reddinin gerektiği sonucuna varılarak, ... İdare Mahkemesi'nin … gün ve E:.., K:… sayılı kararının davacının kadrosuyla ilişiğinin kesilmesine ilişkin davalı idarenin ...tarih ve … sayılı işlemine yönelik kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, işbu dava konusu işlemin iptaline, kararın davacıdan 222.033,97 TL'nin ödenmesinin istenilmesine ilişkin ...tarihli 10025 sayılı işlem ve kefalet senedine yönelik kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine, karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği hükümlerine göre azami süre içinde çalışmalarını tamamlamayan ÖYP araştırma görevlilerinin kadro ile ilişiklerinin kesilmenin mevzuat gereği olduğu, azami süre başlangıç tarihinin doktoraya başlama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek, istinaf mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, tarafından kadroya atanma tarihinin 08/10/2012 olduğu, bu nedenle azami süre bitiş tarihinin 08/10/2018 kabul edilmesi gerektiği, doktoraya başlama tarihinin azami süre başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle temyiz isteminin reddi ile istinaf mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, 25/09/2008 tarihinde İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı'nda doktora eğitimine başladıktan sonra 08/10/2012 tarihinde Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı'na ÖYP kapsamında araştırma görevlisi olarak açıktan ataması yapılmış, 20/02/2013 tarihinde YÖK Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca doktora eğitimini tamamlamak üzere geçici olarak İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde görevlendirilmiş, anılan üniversite bünyesinde doktora çalışmasını yürüten davacının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nca 05/06/2013 günlü toplantıda doktora tez aşamasında olması nedeniyle kadrosunun Bingöl Üniversitesi'ne iadesine karar verildikten sonra, davacının doktora eğitimini yasal süre içerisinde tamamlayamaması nedeniyle 15/07/2016 tarihli Bingöl Üniversitesi Rektörlük oluru ile ilişiğinin kesilmesi üzerine bu durumun davacıya ...tarih ve ... sayılı işlem ile bildirilmesi üzerine bu işlemin, işlemin sonucu olarak davacıya yükletilen 222.033,97 TL'lik ödemenin ve kefalet senedinin iptali istemiyle bakılan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun “kaynak aktarımı” başlıklı 10. maddesinde, “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının bir önceki yıla ait bütçe geliri ile bütçe gideri farkının % 25’i her yıl şubat ayı sonuna kadar Yükseköğretim Kurulu hesabına aktarılır. Aktarılan bu tutarı, bir yandan Yükseköğretim Kurulu Bütçesi'nin (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvelin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine ödenek olarak eklemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir. Sermaye ödenekleri, yıllık yatırım programı ile ilişkilendirilir. Ödenek kaydedilen tutarlar, öncelikle yükseköğretim kurumlarının bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi, yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi ile Yükseköğretim Kurulu'nun fiziki ve beşeri altyapısının güçlendirilmesi amacıyla kullanılır. Söz konusu hizmet ve faaliyetlere ilişkin olarak Yükseköğretim Kurulunca uygun görülen tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumlarına tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Yurt içi ve yurt dışında öğretim üyesi ve araştırmacı yetiştirilmesi amacıyla yükseköğretim kurumlarına ödenen tutarlar karşılığını bir yandan ilgili yükseköğretim kurumunun (B) işaretli cetveline öz gelir, diğer yandan (A) işaretli cetveline ödenek kaydetmeye ilgili yükseköğretim kurumu yetkilidir. Bilimsel araştırma projeleri ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla yükseköğretim kurumuna aktarılan tutarlar, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesine gelir kaydedilmeksizin, açılacak özel hesaplarda izlenir.Yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla program yürütücüsü yükseköğretim kurumunun özel hesaplarda izlediği tutarlardan, programlardan yararlanan öğrencilere burs verilebilir. Burs tutarı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanuna göre, lisans öğrenimi gören öğrencilere ödenmekte olan burs tutarının üç katını geçemez. Öğretim elemanlarına ise bu Kanun, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin on katını geçmemek üzere ek ders ücreti ödenebilir. Ayrıca, program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında yapılan her türlü harcamalar özel hesaptan karşılanır. Bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi için özel hesaba aktarılan tutarların harcanması ve muhasebeleştirilmesi ile yurt içi ve yurt dışı öğretim elemanı ve öğrenci değişim programlarının desteklenmesi amacıyla özel hesaba aktarılan tutarların kullanımı, bu kapsamda yapılacak ödemeler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu'nca müştereken belirlenir. Bu kapsamda yapılan harcamalar 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre denetlenir." hükmü yer almıştır. Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin "Süre" başlıklı 17. maddesinde, doktora programını tamamlama süresinin azami oniki yarıyıl olarak düzenlendiği hüküm altına alınmıştır. Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu usul ve esaslar gereğince yabancı dil yeterliliği sağlamak için verilen süreler ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği gereğince azami süre içinde çalışmalarını tamamlayamayan, ÖYP'ye devam etmek istemeyen, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumunda görevine başlamayan veya görevine başlayıp mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyen ÖYP araştırma görevlilerinin ilişikleri kesilerek haklarında taahhütname ve kefaletname senedi uyarınca işlem yapılır. '' denilmiştir. YÖK Yürütme Kurulu'nun 29/07/2015 tarihli kararında, 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin, halen ÖYP, 2547 sayılı Kanunun 50/d ve 35. maddeleri kapsamında araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmayacağına karar verilmiş, anılan kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin 2015/11995 esasına kayıtlı dosyasında açılan davada, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/04/2017 tarih ve 2017/231 Y.D. İtiraz no.lu kararı ile, "....2547 sayılı Geçici 67. maddesinde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği 26/11/2014 tarihinde yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan tüm öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmayacağı öngörülmüş olup, bu tarihte araştırma görevlisi olan ya da olmayan öğrenciler arasında herhangi bir ayrıma gidilmediği gibi söz konusu hükmün araştırma görevlilerine uygulanmamasına yönelik bir istisna da Kanunda yer almamaktadır. Bu itibarla, 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin, halen ÖYP, 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 35. maddeleri kapsamında araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin dava konusu YÖK Yürütme Kurulu kararının üst norm olan 2547 sayılı Kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle 29/07/2015 günlü, YÖK Yürütme Kurulu kararının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/04/2017 gün ve Y.D. İtiraz No:2017/231 sayılı kararının yerine getirilmesi amacıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10/10/2017 günlü toplantısında, (Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 29/07/2015 günlü kararı değiştirilerek) "2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına" karar verildiği görülmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, 25/09/2008 tarihinde doktora eğitimine başlayan davacının, 08/10/2012 tarihinde Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı'na ÖYP kapsamında araştırma görevlisi olarak açıktan atamasının yapıldığı,15/07/2016 tarihli Bingöl Üniversitesi Rektörlük oluru ile doktora eğitiminin azami öğrenim süresi içinde tamamlanamaması nedeniyle ilişiğinin kesilmesi üzerine bu durumun davacıya ...tarih ve ... sayılı işlem ile bildirilmesi üzerine bu işlemin, işlemin sonucu olarak davacıya yükletilen 222.033,97 TL'lik ödemenin ve kefalet senedinin iptali istemiyle bakılan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Geçici 67. maddesinde yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." hükmünün halen ÖYP, 50. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi ve 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamındaki araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin 29/07/2015 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/04/2017 tarih ve YD İtiraz No: 2017/231 sayılı kararıyla, anılan kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş; yürütmeyi durdurma kararının yerine getirilmesini teminen Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 29/07/2015 tarihli kararı değiştirilerek, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulunca 10/10/2017 tarihli karar alınmış olup, bu kararın iptali istemiyle açılan davada Dairemizin 10/02/2021 tarih ve E:2017/7164, K:2021/748 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş ve verilen bu karar İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03.03.2022 tarih ve E:2021/1878,K:2022/728 sayılı kararı ile onanmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile YÖK Yürütme Kurulu kararları ve anılan kararlar hakkında verilen yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim azami öğrencilik sürelerinin hesaplanmasında Geçici 67. maddeden yararlanmalarını engelleyen ya da sınırlandıran bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim azami öğrencilik sürelerinin hesaplanmasında Geçici 67. maddenin uygulanmasının mümkün olmasına karşın; araştırma görevliliği kadrosunda azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında, açık hüküm olmaması ve bu konuda başkaca lehe bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir anlatımla; araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim nedeniyle öğrencilikte azami bulunma süreleri ile araştırma görevliliği kadrosunda bulunma sürelerinin farklı şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Üniversitelerde görev yapan araştırma görevlilerinin, eğitimlerini bitirmeleri için öngörülen azami süre içinde çalışmalarını tamamlayamamaları nedeniyle kadrolarıyla ilişiklerinin kesilmesi, kadronun amacı dışında uzun sürelerle kullanılmasının engellenmesi, kaynaklardan etkin ve verimli şekilde faydalanılması amacı taşımaktadır. Aksinin kabul edilmesi durumunda, bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitimde başarısızlıklarının ödüllendirilmesine yol açacağı açıktır. Bu durumda; Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin "Süre" başlıklı 17. maddesinde, doktora programını tamamlama süresinin azami oniki yarıyıl olarak tespit edilmesi nedeniyle, doktora azami süresinin doktoraya başlangıç tarihi itibariyle başlatılarak, davacının doktoraya başladığı 25/09/2008 tarihinden itibaren on iki yarıyıl içerisinde doktorayı bitirmesi gerektiği, aksi halde araştırma görevlisi kadrosunun amacı dışında uzun sürelerle kullanılacağı, bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitimde başarısızlıklarının ödüllendirilmesine yol açılacağı göz önüne alındığında, Bölge İdare Mahkemesi tarafından her ne kadar davacının doktora çalışmalarını tamamlaması için kadroya girişinden itibaren on ki yarıyıl süresinin bulunduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de; azami süre başlangıç ve bitiş tarihlerinin mevzuat tarafından belirlenmesi nedeniyle, doktora azami süresinin uzatılmasına yol açacak şekilde , kadroya giriş tarihinden itibaren başlatılması gerektiğine dair istinaf mahkemesi gerekçesinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla; doktora eğitiminin azami öğrenim süresi içerisinde tamamlanamaması nedeniyle araştırma görevlisi kadrosu ile ilişik kesilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin İdare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yönündeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1- 2577 sayılı Kanun'un 49. Maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava dairesi'nin .. gün ve E:.., K:… sayılı kararının temyize konu iptale dair kısmının BOZULMASINA, 3- Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 4- Kesin olarak 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.