6. Hukuk Dairesi 2014/2105 E. , 2014/9233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2013 NUMARASI : 2009/541-2013/359 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağını tahsili ve sözleşme gereğince verilmesi gereken teminat bedelinin ödenmesi istemdir. Mahkemece davanın kı
**6. Hukuk Dairesi 2014/2105 E. , 2014/9233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2013 NUMARASI : 2009/541-2013/359 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağını tahsili ve sözleşme gereğince verilmesi gereken teminat bedelinin ödenmesi istemdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2709,33 TL teminat bedeli ve 10.235,40 TL kira alacağı olmak üzere 13.025,73 TL nin tahsiline karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ve dava dilekçesindeki istemlerinin açık bir şekilde belirtilmemesi üzerine, mahkemece verilen süre üzerine dosyaya ibraz ettiği 03.01.2012 tarihli dilekçesinde, davalının 13.11.2002 tarihli kira sözleşmesi ile müvekkiline ait akaryakıt istasyonunu kiraladığını, kira sözleşmesinde kira parasının her ayın 1 ile 3 arasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, Ayrıca sözleşmede kira parasının süresinde ödenmemesi halinde gecikilen ilk hafta için %10, ikinci ve sonraki haftalar için ise %15 oranında gecikme cezası kararlaştırıldığını, davalının 2008 yılında kira paralarını geç ödemesi nedeniyle davalıya toplam değeri 5460,00 TL olan gecikme cezası faturası tanzim ediliğini, 2009 yılı aylık kirasının da 5635,30 TL olduğunu davalının ocak ayında ödenmesi gereken kira parasını 02.02.2009 tarihinde ödediğini, B.Knun 84 maddesi gereğince yatırılan kira parasının öncelikle 2008 Yılından kalan 5460,00 TL gecikme cezasına mahsup ediliğini, 175,30 TL sinin ise 2009 Ocak ayı kirasını mahsup ediliğini, ancak Ocak ayı kirası süresinden yatırmamış olduğundan davalının Ocak ayı kirasından da 7.499,04 TL gecikme cezasının olduğunu, davalının 03.03.2009 tarihinde yaptığı Şubat ayı ve 28.04.2009 Tarihinde yaptığı Mart ayı kira ödemeleri olan 5635,30 er TL kira ödemelerini de BK.nun 84 maddesi gereğince Ocak ayı kirası ve Ocak ayı kirası Gecikme cezasına mahsup ediliğini, sonuç olarak davalının 1863,74 TL 2009 Ocak ayından gecikme cezası kaldığını ve yapılan mahsuplar nedeniyle 2009 Şubat, Mart, Nisan Mayıs ayları kira parası toplamı 22.541,20 TL nin ödenmediğini, ayrıca davalının kira sözleşmesi gereğince kira bedelinin her yıl artışından kaynaklanan farkın %10 oranında teminat mektubu vermesi gerekirken 2003 yılından 2008 yılına kadar teminat farkını da ödenmediğini, belirterek 1863,74 TL 2009 Ocak ayı Gecikme cezası, 22.541,20 TL 2009 Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ayı kiraları ve 2709,33 TL teminat bedelin ödeme tarihine kadar faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, müvekkilinin bir dönem yaşananın kriz nedeniyle kira parasının ödenmesinde aksamalar yaşadığını ancak geçte olsa kira parasının ödendiğini, ancak davacının yapılan ödemeleri kira parası saymayarak faizlerden düştüğünü, kira sözleşmesinde kira parasının ödenmesinde gecikme halinde öngörülen ilk hafta %10, ikinci hafta %15 faiz oranın fahiş olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 10.235,00 TL kira alacağı ve 2709,33 TL teminat bedelinin 23.05.2009 Tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında 13.11.2002 Başlangıç tarihli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık yoktur. Kira sözleşmemesinde kira parasının her ayın 1 ila 3 arasında ödeneceği, 2/2 maddesinde ise aylık kira bedelinin belirtilen süreler içerisinde ödenmemesi halinde ilk haftalık gecikme için aylık kira bedeline %10, ikinci ve sonraki haftalık gecikmeler için ilave %15 gecikme faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlık davalının davaya konu 2009 Yılı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin ödemelerinin dava tarihinde yürürlükte bulunan B.K'nun 84 maddesi gereğince geçmiş dönem ödenmemiş gecikme faizlerine mahsup edilip edilmeyeceği ve sözleşmede kararlaştırılan gecikilen ilk hafta için %10 ikinci ve devam eden haftalarda %15 gecikme faizinin talep edilemeyeceği ve alacak kalemlerinin ne şekilde hesap edileceğine ilişkindir. Öncelikle taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde kira parasının her ayın 1 ile 3 arasında ödeneceği kararlaştırılmış olup davacı kiraya veren kira parasının her ayın 3. günün den sonra ödenmesi halinde temerrüt faizi talep edebileceği gibi, BK.nun 84/1 maddesi (TBK'nun 100) maddesi gereğince borçlunun borcunu ifada gecikmesi halinde yapılan ödemeleri alacaklı öncelikle faiz ve ferilere mahsup edebilir. Ne var ki BK.nun 85/1 maddesi gereğince Birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir. Bu takdirde alacaklı yapılan kısmi ödemeyi BK'nun 84 maddesi gereğince ancak davalının ödediği aya ilişkin kira parasının faiz ve fer'ilerine mahsup edebilir. Başka bir borca mahsup edemez. Somut olayda davacı tarafından davalının ay olarak belirterek yaptığı ödemeleri öncelikle davalının 2008 Yılından kalan gecikme faizi faturalarına sonrasında ise 2009 Yılı Ocak ayı gecikme faizi ve kirasına mahsup etmiştir. Öte yandan bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ödemeler cari hesaba yapılan ödemeler gibi değerlendirilerek alacak dökümünden ödemeler düşülerek hesaplama yapılarak kira alacağı miktarı hesap edilmiştir. Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmamasına ve ödemelerinde davalının sunduğu dekontlara göre bankaya hangi aya ilişkin ödeme yapıldığı belirtilerek yatırılmasına göre bilirkişi raporundaki bu şekilde yapılan hesaplama BK'nun 84 ve 85 maddesine uygun olmadığı gibi, yapılan hesaplamada, davacının hesaplamalarda nazara aldığı 2009 yılı Ocak ayı kirası gecikme faizinin nazara alınmaması ve kira bedellerine ilişkin faiz hesaplamasının ilk hafta gecikilen süre için %10 ikinci hafta gecikilen süre için %15 ile sınırlı tutularak hesaplama yapılmak suretiyle gecikme süresi 2 haftadan uzun olmasına rağmen 2 hafta ile sınırlı tutulması nedeniyle de, bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir. Öte yandan, kira sözleşmesi 2/2 maddesinde “aylık kira bedelinin belirtilen süreler içerisinde ödenmemesi halinde ilk haftalık gecikme için aylık kira bedeline %10, ikinci ve sonraki haftalık gecikmeler için ilave %15 gecikme faizi uygulanır” hükmüne yer verilmiş, davacı ilgili hüküm çerçevesinde gecikme faizi talep mahsup işlemlerini de ilgili hüküm çerçevesinde yapıldığını iddia etmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120.maddesinde "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz." hükmüne yer verilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, yine Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama başlıklı 7.maddesinde de “Türk Borçlar Kanunu'nun; kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120., aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin, görülmekte olan davalarda da uygulanacağı” öngörülmüştür. Bilirkişi raporunda ilgili yasal düzenleme değerlendirilmediği gibi mahkemece de nazara alınmamıştır. bilirkişi raporu bu yönden de karar vermeye elverişli değildir. Bu nedenle Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tarafların ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak, hükmün sadece davacı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle davacının usulü kazanılmış hakları da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.