Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6056 E. , 2024/3423 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6056 Karar No : 2024/3423 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGIL
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6056 E. , 2024/3423 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6056 Karar No : 2024/3423 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamında yer alan müsadere kararının yerine getirilmesi amacıyla İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18.076.407,96 TL tutarındaki 10/06/2022 tarihli ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kesinleşen ilamıyla verilen müsadere kararının yerine getirilmesi amacıyla 6183 sayılı Kanun kapsamında ödeme emri düzenlenmesinde ve ödeme emrinin ana paraya ilişkin 10.715.120,31 TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; ödeme emrinin gecikme faizine ilişkin 7.361.287,65 TL'lik kısmına gelince; mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarının ödeme müddeti içinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanabileceği, ancak dosyada yer alan tahakkuk fişi incelendiğinde amme alacağına gecikme faizi uygulandığı görülmekte olup, uyuşmazlık konusu amme alacağına gecikme faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, müsadere alacağı için mevzuatta herhangi bir ödeme zamanının belirlenmediği, dolayısıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca davacıya tebligat yapılarak bir aylık ödeme süresi verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin gecikme faizine ilişkin 7.361.287,65 TL'lik kısmının iptaline, ana paraya ilişkin 10.715.120,31 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ödeme emrine konu borcun Türk Ceza Kanunu kapsamında müsadere kararı olduğu, 6183 sayılı Kanun kapsamında amme alacağı olarak değerlendirilemeyeceği, ana borcun hatalı hesaplandığı, müsadere kararına ilişkin ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, ilk derece mahkemesince gecikme zammı işletilmesi gereken yerde gecikme faizi işletilmiş gibi karar verilmiş ise de gecikme faizinin tahakkuka kadar işletildiği, gecikme zammının ise 6183 sayılı Kanun'a göre amme alacağının vadesinde ödenmemiş olması halinde işletileceği, tahsil dairesi sıfatıyla yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden tarafların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : I- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının İdare Mahkemesi Kararının Dava Konusu Ödeme Emrinin Ana Paraya İlişkin 10.751.120,31 TL'lik Kısmı Yönünden Davanın Reddine Dair Kısmına Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. II- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının İdare Mahkemesi Kararının Dava Konusu Ödeme Emrinin Gecikme Faizine İlişkin 7.361.287,65 TL'lik Kısmının İptaline Dair Kısmına Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi: İLGİLİ MEVZUAT: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kazanç müsaderesi" başlıklı 55. maddesinde, "(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir. (2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir...." hükümlerine yer verilmiştir. 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Suç Eşyası Yönetmeliği'nin "Tedavül etmeyen paralarla suç eşyası ve kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri hakkında verilen müsadere ve iade kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemler" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Tedavül etmeyen paralarla suç eşyası ve malvarlığı değerleri hakkında verilen müsadere ve iade kararları aşağıdaki şekilde yerine getirilir: (...) e) Müsadere konusu eşya veya maddî menfaatlere elkonulamadığı veya merciine teslim edilemediği hâllerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine ilişkin verilen kesinleşmiş karar örneği mahkemesince doğrudan bulunduğu yerin en büyük mal memurluğuna gönderilir. Bu kararların infazı, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılır. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği düzenlenmiş; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı" başlıklı 51. maddesinde ise, "Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz. Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2.683.699,35 TL, 192.720,01 USD ve 296.444,50 EURO'nun 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 55/2. maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilen 28/02/2022 tarihli müzekkereyle müsadere kararının infazı konusunda gereğinin yapılmasının istenildiği, bu kapsamda 10.715.120,31 TL ana para, 31/12/2018 tarihinden itibaren işletilen 7.361.287,65 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 18.076.407,96 TL'nin davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinin davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ve üzerine atılı suçu işlediği, MASAK raporunda davacının şirketinin ve kişisel malvarlığının örgüt faaliyetlerine özgülenmiş olup olmadığı yönünde net bir sonuca ulaşılamadığı, ancak raporun sonuç kısmında belirtildiği üzere 31/12/2018 tarihi itibariyle kaynağı belirsiz nakit varlıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından davacı ve ortaklık payına sahip olduğu şirketlere aktarıldığının tespit edildiği gerekçesiyle MASAK raporunda belirtilen 2.683.699,35 TL, 192.720,01 USD ve 296.444,50 EURO'nun 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 55/2. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiş, söz konusu karar 02/11/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda, anılan ceza mahkemesi kararında yer alan TL, USD, EURO cinsi paranın 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müsaderesine hükmedildiği görülmekte olup, dava konusu ödeme emrinde de belirlenen ana paraya yasal faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması gerekmekte iken dava konusu işlemde 31/12/2018 tarihinden itibaren gecikme faizi işletilmek suretiyle 7.361.287,65 TL hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, gecikme faizi vergiler için uygulanmakta olup, dava konusu ödeme emri ile talep edilen ana paranın vergi alacağı olmadığı da açıktır. Bu itibarla, ... İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya, artan posta ücretlerinin de aidiyetine göre taraflara iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.