Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında mal alım-satımı gerçekleştirildiğini, bu ticari ilişki gereği davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine fatura ve cari hesaba istinaden 58.979.,30 TL asıl alacak tutarında, davacı şirket alacağını tahsil etme amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, TTK’ya madde 5/A eklenerek 4. maddesinde belirtilen davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan al
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı borçlu hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibi borçlunun haksız ve yersiz yere itirazda bulunması üzerine durmuş olduğunu, Arabuluculuk başvurusu yapılmakla yapılan görüşmeler sonucunda anlaşamama tutanağı tutulmuş olduğunu, Davacı müvekkili şirket cari hesap kayıtlarında ve ticari şirket kayıtlarında davalı borçludan alacaklı olduğunu, Davalı borçlu takibe konu tüm faturaları ticari defterlerine kayıt ettirmiş ve faturalara itiraz etmemiş olduğunu, davalı borçlu şirket cari hesap ekstresi ve takibin dayanağı olan faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaları kabul etmiş olduğundan borçlu olmadığını ileri süremez olduğunu, Davalı borçlu borca itirazda bulunmuş ise de borca itirazı hukuki mesnetten yoksun olduğunu, TTK. 21. Maddesi gereğince fatura ve içeriğine 8 günlük süre içerisinde itirazda bulunulmaması halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılmakta olduğunu, Davalı borçlunun Yasada belirtilen süre zarfında davacı alacaklı müvekkile yaptığı bir itiraz bulunmadığını, Davacı müvekkilin ticari kayıtlarında ve cari hesaplarında bakiye borç tutarı 67.248,63-TL olduğunun sabit olduğunu, Davalı taraf her ne kadar 30.12.2020 tarihli fiyat farkı adı altında 48.248,63-TL bedelli fatura kesmiş ve E-Fatura sisteminden göndermişse de , E-Fatura sisteminde iptal veya iade işlemi yapılamadığından TTK.21/2. Maddesi uyarınca davacı müvekkilimiz şirket Kayseri 13. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya ve içeriğine itiraz ettiğini, faturayı kabul etmediğini ve 67.248,63 TL. borcu ödemeleri gerektiğini ihtar etmiş olduğunu, İhtar davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, Davalı borçlunun faiz oranına yönelik itirazı hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Taraflar tacir olup icra takibinde talep edilen ticari temerrüt faizi yasa ve usule uygun olduğunu, Taraflar arasında yapılan ticaret faturalı olup fatura ile 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesi hükümleri çerçevesinde fatura bedelini geç ödeyen davalının ticari temerrüt faizi ödemesi yasal bir zorunluluk olduğunu, faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiği tarihten itibaren başlamak üzere 30 günlük sürenin sonunda ticari temerrüt faizi ödemesi gerekir. Bu nedenle davalı borçlunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali gerekmekte olduğunu, İcra takibine konu alacak likittir. Zira taraflar tacir olup ticari defter ve kayıtlarında alacak bakiyesinin sabit olduğunu, Davalıya noter ihtarı da keşide edilmiştir. Bu nedenlerden dolayı alacağın asgari 6 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla borcun tamamına itiraz eden davalı borçlunun inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmekte olduğunu, yukarıda arz ve izalı ettiğimiz sebeplerden dolayı davalı borçlunun itirazının iptaline, takip konusu alacağın asgari “%20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklı şirkete ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasında 30/07/2020 tarihli halı saha çelik imalatı sözleşmesi yapılmış olduğunu, İlgili sözleşme gereğince iş bedelinin 339.000,00-TL olduğunu, müvekkilin bu sözleşme ve cari hesap kapsamında davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Davacı tarafça sözleşme bedeli belirli olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak 387.248,63-TL bedelli fatura kesilmiş olduğunu, fatura e-fatura olarak düzenlenmiş olup e-fatura sisteminden iptal edilemediğinden sehven elektronik ortamda kayıt edilmiş olduğunu, Müvekkil şirket tarafından 30/12/2020 tarihli ... nolu fatura düzenlenmiş olup davacı tarafa tebliğ edilmiş olduğunu, İlgili faturaya davacı taraf haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkil şirket ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu, İlgili sözleşme gereğince müvekkil şirketin iş bedelince ödemesi gereken tutar 339.000,00-TL olup bu sözleşme kapsamında davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, faturanın düzenlenmiş olması yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğini, satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunlu olduğunu, Davacı tarafça her ne kadar faturalara dayalı icra takibi yapılmış olsa da sözleşme ilişkisi ve ürün/hizmetlerin teslimine ilişkin dosya kapsamında bilgi/belge bulunmadığını, Davacı ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki ... Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme kapsamında gerçekleşmiş olduğunu, yapılan işin kontrolörlüğünü ... İl Özel İdaresi Geçici Kabul Heyeti denetlemekte olup sözleşmede belirtilen şartlara uygun yapılmadığı tespit edilmiş olduğunu, Davacı ile müvekkil şirket arasındaki borç kaynağı sözleşme gereği gibi ifa edilmemiş olup eksikliklerin giderilmesi için Kayseri 7. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş olduğunu, İlgili ihtarname davacıya ulaşmasına rağmen sözleşme kapsamındaki eksiklikler yerine getirilmemiş olduğunu, Sözleşme kapsamındaki eksikler ve müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen ödemeler birlikte değerlendirildiğinde müvekkil şirketin davacıdan alacaklı olduğu ortaya çıkacaktır. İlgili sözleşme ve geçici kabul heyetinin tespit raporu incelendiğinde belirtmiş olduğumuz hususlar sabit olacağını, Davacı tarafça her ne kadar alacağın likit olduğundan bahsedilmiş olsa da sözleşme bedelini müvekkil gereği gibi ifa etmiş olup davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, İtirazın iptali davasında borçlunun inkâr tazminata mahkum edilebilmesi için, öğretide ve Yargıtay kararlarında genellikle kabul edildiği üzere, aşağıdaki şartların (birlikte) gerçekleşmesi gerekir: 1) Alacaklının ilâmsız icra takibi yapması;2) Borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş olması; 3) İtirazın iptali davasının süresi içinde açılmış olması;4) Alacaklının talepte bulunulması5) Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi. Gerek öğretide gerek Yargıtay kararlarında genel olarak kabul edildiği üzere; eğer alacak likit değilse, borçlu itiraz etmekte haklıdır ve itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkâr tazminatına mahkum edilemez O halde, alacağın likit olması üzerinde durulması gerektiğini, Genel bir kavram olarak “likit diquide alacak”, "tutarı belli (Muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacak anlamında olduğunu, bu sebeple davacının icra inkar tazminat taleplerinin reddi ile kötü niyet tazminatı taleplerimizin kabulü gerekmekte olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile; davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.