4. Hukuk Dairesi 2010/9488 E. , 2010/10886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 01/01/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... ve Bursalı Ofset Gaz. Mat. San. Tic. Ltd. Şti. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temy
**4. Hukuk Dairesi 2010/9488 E. , 2010/10886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 01/01/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... ve Bursalı Ofset Gaz. Mat. San. Tic. Ltd. Şti. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan ... ile Bursalı Ofset Gazetecilik Matbaacılık Sanayi Ticaret Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu haberler, ...’da yayınlanan Meltem gazetesinin 18.08.2006, 21.08.2006, 11.09.2006, 15.09.2006 ve 26.09.2006 günlü sayılarında, “Taşlık İlköğretim Kimin Umurunda”, “Taşlık’taki öğrenciler kobay olmasın”, “Taşlık’ta taşlar yerinden oynadı”, “Taşlık Müdürü Karadeniz görevinden alındı” ve “Çırpınır Karadeniz” başlıklarıyla okuyucuya sunulmuş olup davacının, okul müdürü olarak görev yaptığı ... ili Karacabey ilçesi Taşlık köyü ilköğretim okulunda, okul aile birliği üyeleri ile okul müdürü arasında geçtiği belirtilen olaylar, okul öğretmenleri ve öğrencileri ile okul müdürü arasında geçtiği belirtilen olaylar iddialara dayanılarak okuyucuya aktarılmıştır. Dosya içeriğinden, okul öğretmenlerinden ...’ün davacı okul müdürü hakkında kendisine hakaret ettiği iddiası ile savcılığa şikayetçi olduğu, öğrenci velisi ...’ın davacı hakkında İlçe Kaymakamlığı'na öğrencilere kötü davrandığı gerekçesiyle şikayetçi olduğu; okul aile birliği başkan ve sekreterlerinin Valiliğe verdikleri dilekçeyle; davacının öğretmenleri dışlaması ve öğrencilere kötü davranması nedeni ile öğretmenlerin tayin istediği, öğrencilerin topluca kayıt sildirmeye başladığı, okul aile birliği toplantılarının yapılmadığı ve diğer nedenlerle şikayetçi oldukları; Taşlık köyü halkının da okulda köyden gelen öğrencileri küçük düşürdüğünü, okulda köyden gelen öğrencileri görmek istemediğini belirttikleri davacının idarecilik görevinden alınması istemiyle imza toplayarak kaymakamlığa ilettikleri anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız olmayıp basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasa'nın 24 ve Borçlar Yasası'nın 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince basının sorumlu tutulabilmesi için; yayın ya da eleştirinin kişilik haklarını zedelemesi, bu zedelemenin manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile gerçekleşen zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunması, kişilik haklarına saldırının hukuka aykırı olması ve hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hukuka uygunluk nedenlerinin bulunması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler ise; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi gibi öze ilişkin koşulları ve konu ile anlatım arasında düşünsel bağlılık, anlatım ve sergilenişteki ölçülülük niteliğindeki biçime ilişkin koşullardır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak yayımlanması durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basın sorumlu tutulamaz. Dava konusu yayın, okul müdürü olarak görev yapan davacının; okula, köyden ve ilçeden gelen öğrenciler arasında ayrım yapmasına, farklı sınıflarda okutmasına, köyden gelen öğrencilere yönelik küçük düşürücü söz ve davranışlarda bulunmasına ilişkin olduğundan davalı yazar yazı başlıklarında okuyucunun dikkatini çekmek amacı ile bir takım nitelendirmelerde bulunmuştur. Davacı hakkındaki şikayet dilekçeleri nedeni ile davalı yazar, davacıyı kendi anlatım biçimine göre yer yer sertçe eleştirmiştir. Dinlenen davacı ve davalı tanıkları da okula ilçeden ve köyden gelen öğrencilerin farklı sınıflarda okutulduklarını, ilçeden gelen öğrencilere dersten sonra İngilizce dersi verildiğini, köyden gelen öğrencilerin bu derslere alınmadığını, öğrenciler arasında bu nedenle kavga çıktığını; tanıklardan ... da okulda hizmetli olarak çalışan gelini Bağdegül Yılmaz hakkında soruşturma yapmak amacı ile davacının evlerine geldiği ve kendisi ile sertçe konuştuğu için hakkında şikayetçi olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuşlardır. Dosyadaki tanık anlatımları ile davacı hakkındaki şikayet dilekçeleri, adli ve idari soruşturma dosyaları gözetildiğinde, dava konusu yazıların görünür gerçekliğe uygun olduğu, ayrıntı niteliğindeki bazı anlatımların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun dikkatini çekmeye yönelik olduğu, görünür gerçekliği değiştirmediği ve böylece eleştirilerin hukuka aykırılığından söz edilmeyeceği sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 275. maddesi uyarınca “mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.” Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. O nedenle, bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalılar ... ve Bursalı Ofset Gazetecilik Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.