(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/17558 E. , 2012/29393 K. "" ... A.Ş. vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 19.3.2012 gün ve 2006/412 2012/76 sayılı hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, davalı ile imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalıya iki adet kredi kartı verildiğini, bu kartlarla yapılan harcamaların ödenmediğini, a…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/17558 E. , 2012/29393 K.** **"İçtihat Metni"** ... A.Ş. vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 19.3.2012 gün ve 2006/412 2012/76 sayılı hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, davalı ile imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalıya iki adet kredi kartı verildiğini, bu kartlarla yapılan harcamaların ödenmediğini, alacağın muaccel olmasına ragmen ödenmemesi üzerine takip yapıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davacı banka tarafından kendisine verilen kredi kartlarının toplam 30.000.00 TL limitli olmasına ragmen 218.000.00 TL harcama yapıldığını ve limitin çok üstünde harcama yapılmasına izin verilmesi nediniyle kusurun kendisinde olmadığını, Viyana seyahati sırasında Casino Wien'e giderek kredi kartından 900 Euro para çektiğini, limit uygun olmadığı için başka para çekemediğini, oyun oynarken aniden rahatsızlandığını ve casino revirine kaldırıldığını, kartının bu sırada casino kasasında kaldığını ve sabah yurda döndüğünü, kredi kartı ekstereleri gelince 106 kez arka arkaya çekim yapılarak yüksek miktarda borçlandırılmış olduğunu anladığını, bu harcamaların kendisine ait olmadığını ve davacı bankanın limit üstü harcamaya izin vermekle müterafik kusurlu olduğunu, davanın reddini dilemiştir. . Mahkemece, harcamaların kötüniyetli üçüncü kişiler tarafından yapıldığının ispatlanamadığı, harcamaların davalıya ait olduğu ve limit üstü harcamaların tamamından davacı bankanın sorumlu tutulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davalı, temyiz dilekçesinde temyiz harcı ve giderleri bakımından adli yardım talebinde bulunmuştur. Yerel mahkeme bu istemi ek kararla red ederek temyiz harç ve giderlerinin ödenmesi için davalıya muhtıra tebliğ etmiş, davalı bu muhtıraya itiraz ederek; bu konuda HMK 336/3 maddesi geregince Yargıtay tarafından inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu talep üzerine yerel mahkeme ek kararla adli yardım konusunda karar verilmesi için HMK 336/3 maddesi gereğince dosyayı dairemize göndermiştir. 6100 sayılı HMK'nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğu ve yerel mahkemenin bu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarihinde karar verdiği gözetildiğinde, HMK'nın 448'inci maddesi gereğince bu olayda HMK'nın uygulanacağı anlaşılmaktadır.HMK'nın 336/3 maddesinde “kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine ve Yargıtay'a yapılır” hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme karşısında davalının kanun yoluna ilişkin adli yardım talebi ile ilgili karar vermeye yetkili mercinin temyiz incelemesi yapmakla görevli Dairemiz olduğu anlaşılmaktadır.