DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1957 E. , 2024/324 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1957 Karar No : 2024/324 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Personel Yönetim AŞ VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/2995, K:2022/4919 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hazine ve Maliye Bak…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1957 E. , 2024/324 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1957 Karar No : 2024/324 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Personel Yönetim AŞ VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/2995, K:2022/4919 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hazine ve Maliye Bakanlığınca 22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/2995, K:2022/4919 sayılı kararıyla; Anayasası'nın "Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı" başlıklı 53. maddesi, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un (6552 sayılı Kanun) 13. maddesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Fiyat farkı verilebilmesi" başlıklı 8. maddesine eklenen 3. fıkrası, Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik'in "Fiyat farkının hesabı ve ödenmesi" başlıklı 5. maddesine yer verilerek; Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenlemenin", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlı olduğu, kuralın ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahip bulunduğu, yasama organının yasama tasarruflarının dışında, idarenin, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahip olduğu, "Kural işlemlerin" (ya da diğer adıyla "genel düzenleyici işlemler"), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemler olduğu, düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olmasının zorunlu olduğu, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerektiği, Dava konusu Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak, alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren tarafından yapılacak ilave ödeme neticesinde işçiliğe bağlı giderlerde oluşacak artışların, kamu kurum ve kuruluşlarınca fiyat farkı olarak alt işverene ödeneceğinin düzenlendiği, Dava konusu kuralın dayanağı olarak gösterilen 4735 sayılı Kanun'un 8. maddesinin üçüncü fıkrasında, hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin toplu iş sözleşmesi imzalama haklarının bulunduğunun belirtilerek toplu iş sözleşmesinin tarafının kim olacağı ile nasıl imzalanacağı hususlarının düzenlendiği, bununla birlikte söz konusu işçilerin alt işveren ile imzaladıkları toplu iş sözleşmesinden doğan ücret ve sosyal haklarının kamu ihale mevzuatı çerçevesinde nasıl ödeneceği ve fiyat farkına nelerin dahil olduğu da kurala bağlandığı, Buna göre anılan Kanun maddesinde açıkça, toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından sonuçlandırılması hâlinde, işçiliğe ilişkin olarak belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarelerce fiyat farkının yüklenicilere ödeneceğinin belirtildiği, Her ne kadar davacı tarafından, "toplu iş sözleşmesi nedeniyle yapılan fiyat farkı ödemelerinde kârlılık unsurunun dikkate alınması gerektiği" ifade edilmekteyse de bu konuda herhangi bir hukuki nedenin ileri sürülmediği, bununla birlikte, dava konusu kuralın dayanağı olan 4735 sayılı Kanunun 8. maddesinin üçüncü fıkrasında, toplu iş sözleşmesiyle belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarelerce fiyat farkının yüklenicilere ödeneceği kurala bağlandığından, davacının anılan iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı, Öte yandan, davacı tarafından, "diğer hizmet alımlarında hesaplanan fiyat farkının belli bir kâr oranını içermesi nedeniyle dava konusu düzenlemenin eşitliğe aykırı olduğu" ileri sürülmüşse de dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin son fıkrasında, "Bu Yönetmelik hükümleri kapsamında fiyat farkı ödenmesi, 27/6/2013 tarihli ve 2013/5215 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar kapsamında fiyat farkı ödenmesine engel teşkil etmez." kuralına yer verildiğinden, anılan iddianın da yerinde olmadığı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, dava konusu kuralın, dayanağı 4735 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasından farklı bir düzenleme getirmediği anlaşıldığından, anılan kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kendilerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri dahilinde karlılık amacı taşıyan bir anonim şirket oldukları, imzalamış oldukları sözleşmeler ile de karlılık unsurunu arttırmayı amaçladıkları, ancak dava konusu düzenleme dikkate alındığında fiyat farkı hesaplamasında karlılık unsuru göz önüne alınarak ödeme yapılmasına imkan verilmediği, oysa ki imzalamış oldukları sözleşmeler kapsamında karlılık unsurunun dikkate alınarak ödeme yapılacağı yönünde hükümler bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 21/12/2022 tarih ve E:2021/2995, K:2022/4919 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.