Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ---- yılından beri yüksek ------ sahip olmasına rağmen hiçbir kar dağıtmadığını ve ------yılı olağan genel kurulunu ise hiç yapmadığını, müvekkilinin -------- yılı genel kurulunun toplanması istemli ihtarnamesinin de cevapsız bırakıldığını tüm bu nedenlerle ----- hesap dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısının yapılmasına, söz konusu toplantının gündemini düzenlemek ve TTK hükümleri uyarınca çağrı yapmak üzere bir kayyım atanması i
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı ve eski yöneticisi olduğunu, müvekkili hakkında başlatılan İzmir CBS'nın 2016/29862 Soruşturmanın akabinde İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/3664 D.iş sayılı 29/09/2016 tarihli kararla müvekkilinin ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlere kayyım atanmasına karar verildiğini ve şirket yönetiminin müvekkili adına TMSF tarafından görevlendirilen heyet tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili adına kesinleşen mahkumiyet kararı bulunmadığını, yapılan yargılama sonrasında masum olduğunun tespit edileceğini; atanan kayyumların sadece şirketi idareyle görevli olduklarını, genel kurul kararı alınmadan davalı şirkete ait taşınmazların satışına karar verilemeyeceğini, TMSF'nin davalı şirketin içini boşaltarak zarara uğratmaya çalıştığını, usulsüz işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, dava dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirkete ait 7 adet taşınmazın satışının tedbiren durdurulmasına, şirketin menfaatleri doğrultusunda genel kurul toplantısını yapmak üzere yetki verilmesine ve satış kararının usule ve kanuna aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.