T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2435 KARAR NO : 2026/920 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2025 NUMARASI : 2021/342 E - 2025/253 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2435 KARAR NO : 2026/920 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2025 NUMARASI : 2021/342 E - 2025/253 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... marka, ... tipinde, 2008 model, (...) şasi ve (...) motor numaralı aracı... plaka (16.07.2008 ilk tescil, 09.03.2018 son tescil tarihli) aracın motor arızası ile ilgili hatalı tamirat olduğunu, aracın davacıdan satın alındığını ve bütün periyodik bakımlarının davalı servisinde yapıldığını, 24.02.2020 tarihinde aracın 140 km/saat üzerinde verimli hızlanmaması şikayeti ile davalı servisine bırakılan araçta yapılan kontrolde egzoz valfindeki soruna istinaden ekli servis kaydı parçalarının değiştirildiğini, bu servis onarımından hemen sonra aracın, gaz almaması ve fren pedalının sertleşmesi nedeniyle iki kez daha servise gönderildiği ancak servisin normal dediğini, 20.04.2020 tarihinde arızalar devam ettiği için tekrar servise gönderildiği, inceleme sonucu tespit edilen fren ve vakum pompasının değiştirildiği, motor indirilerek kırılan kam milinin de değiştirildiğini, arka hareket zincirlerinin de sökülüp takıldığı (yenilenmediği) oysa söküldüğü için yenilenmesi gerektiğini, müvekkilinin bütün taleplere ve parça değişikliklerine onay verdiği için talep edilmiş olması halinde zincir bedellerini de ödeyeceğini, 29.04.2020 tarihinde motorun düzensiz çalışma: almaması, gaz ve yağ kaçakları şikayetleri ile servise gönderildiğini, bunlara ilişkin parçaların de; yakıt kaçağının vantilatör kayışlarını yumuşatıp kopardığını, direksiyon ve motor kayışlarının da kopması ile yolda kaldığı (12.06.2020 tarihli servis kayıtları), 06.08.2020 tarihine kadar aracın randıman vermeden çalıştığı ama servisin sorunu gideremediğini, 06.10.2020 tarihinde ise yolda kalındığı ve 2.750,00 TL çekici ücreti ile servise çekildiğini, motorun hasar gördüğünü ve 100.000,00 TL masrafın müvekkiline bildirildiğini, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/17 D. İş dosyası raporunda araçtaki hasarın servisin hatalı işleminden kaynaklandığının tespit edildiğini, araç başka servise götürüldüğünde 20.04.2020 tarihinde yapılan işlemde krank milinin kırık olduğu veya eksantrik zinciri koparken krank milinin kırıldığını, servis hatasından kaynaklandığı ve 30.000,00 TL maliyeti olduğunu, bütün bakımları serviste yapılmış servis kayıtlarına göre hiçbir kronik problemi olmayan araç için davalı servisi tarafından talep edilen 100.000,00 TL tutarın olağan olmadığını, bilirkişi raporunda da zincir kopması arızasının davalı servisin motoru söküp takması işleminden ve servis hatasından olduğunun tespit edildiğini, aracın periyodik bakımlarının yetkili serviste olmasına rağmen yakın tarihli arızalar olduğunu, 06.10.2020 tarihli ...Kurtarmaya ait araç teslim fişinde ... Oto'ya araç çekme karşılığında 2.750,00 TL bedel olduğunu, aracın 22:01 saatinde davalı otoparkına teslim alındığını, şimdilik 5.000,00 TL hatalı tamirat, şimdilik 5.000,00 TL kırık krank mili, şimdilik 5.000,00 TL kazanç kaybı, şimdilik 5.000,00 TL değer kaybı, 19.414,54 TL 24.02.2020 — 06.08.2020 tarihleri arasındaki servis işlemleri için, 2.000,00 TL bilirkişi raporu, 2.750,00 TL çekici ücretinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın 15.07.2008 tarihinde satın alındığını, garantisinin 15.07.2010 tarihinde sona erdiğini, taleplerin zaman aşımına uğradığını, araçta servis kusurundan kaynaklanan ayıp olmadığı, aracın 07.10.2020 olay günü 12 yaşında olduğu, iddiaya göre 03.03.2020 tarihinde 224.190 km'de yapılan işlemler sonrası araçta farklı arızaların meydana geldiği ve 07.10.2020 tarihinde 244.767 km'de dava konusu durumun olduğu, iddialar kapsamına konu dönemdeki servis girişlerinin aşağıda olduğu; 03.03.2020 (111286) tarihinde, “fren pedalında şişme oluyor kontrol onarım” şikayeti ile servise geldiği; yapılan kontrollerde vakum pompasının kırılarak eksantrik ve iticilerine zarar verdiğinin tespit edildiği ve üretici talimatları gereği onarım yapıldığı,21.04.2020 (1£16053) tarihinde, “araç ile tam gaz yapıldığında kesiklik ve titreme yapıyor, 140 km'den sonra km ibresi yükselmiyor, mazot kokusu geliyor” şikayetleri ile servise geldiği; yapılan kontrollerde ve arıza sorgusunda “PO101: Hava kütle ölçer 1 tutarsız sinyal” tespitine istinaden hava akış metrenin değiştirildiği, 20.05.2020 (...) tarihinde, “aracın V kayışı kopmuş, yakıt kaçakları var” şikayetleri ile servise geldiği; yağ geri dönüş borusunun değiştirildiğini, 24.08.2020 (...) tarihinde, “fren balata ikazı yanıyor” şikayetle balataları ve ön fren diskinin değiştirildiğini, 25.09.2020 (1£40942) tarihinde, “fren balata ikazı yanıyor” şikayetleri ile servise geldiği; arka fren balataları ve arka fren diskinin değiştirildiğini, 07.10.2020 (1£43125) tarihinde, “araç çalışmıyor” şikayeti ile servise geldiğini; yapılan kontrollerde tahrik zincirinin kırıldığının tespit edildiğini, aracın birbirinden farklı ve bağımsız nedenlerden ötürü servis girişlerinin olduğunu, ön fren bilirkişi raporundaki aracın maruz kalacağı deformasyonların yetkili servis tarafından hesaplanmadığını, bakım işlemlerinde gereğinin yapılmamış olduğu tespitlerinin bilimsel olmadığını, üretici tarafından tanımlanan periyodik bakım işlemlerinde ilgili zincirin kontrol edilmesi ya da periyodik olarak değiştirilmesi gerektiği ile ilgili olmadığını, 24.02.2020 — 06.08.2020 tarihleri arasındaki servis işlemlerinin onarımlar davacının da onay verdiği maliyetler olduğu için talep edilemeyeceğini, gereken servis işlemleri servis girişlerinde krank miline ilişkin bir tespit olmadığını, servis faaliyetlerinde de krank mili kırıklığının söz konusu olmadığını, bu arızada servisin bir kusurunun olmadığı için illiyet bağı olmadığını, kusurlu olmadıkları için kazanç kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, 13 yaşındaki araçtaki motor değişikliği ile tüm motor yıpranma ve eskimelerden arınmış ve sıfırlanacağı için konunun teknik açıdan değerlendirilmesi ve 2. El değerlendirilmesi şeklinde yaklaşılmaması gerektiğini, araç üzerinde Otomotiv ABD olan bir üniversiteden seçilecek bilirkişi heyeti ile incelemesi yapılması gerektiğini, belirtilmekte ve davanın reddini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "... Araç satın alındıktan sonra 24/02/2020 tarihi 223.712 km oluncaya kadar periyodik bakım, çeşitli arızalar nedeniyle servis kayıtlarının bulunduğu davaya konu arızaya ilişkin 24/02/2020 tarihli servis bakımı ile başladığı anlaşılmıştır. Teknik bilirkişiler tarafından yapılan tespitte sorunun vakum pompasının kırılması nedeniyle eksantrik ve iticilere zarar verdiği onarım sırasında, motor sökülmüş durumda iken tahrik zincirinin de yetkili servis tarafından gereği gibi kontrol edilmemesi veya değiştirilmemesinden kaynaklandığı, ne kadar davalı yetkili servis tahrik zinciri için bir kullanım ömrü ve değişim km'si olmadığını iddia etmiş olsa da 225.000 km kadar kullanılmış olan bir motorda tahrik zinciri mutlaka belirli bir miktar boşluk yapacağı ve zincir gergi ve kılavuzları da aşınmış durumda olacağı, ayrıca kırılan ve eksantrik ve iticilere zarar verdiği anlaşılan vakum pompasının parçalarının zincire de zarar verme ihtimalinin mevcut olduğu, yani hem motorun 225.000 km kadar yapmış olması hem de kırılan parçaların zarar verip vermediğinin tespiti için 03.03.2020 tarihli servis işleminde tahrik zincirlerinin de sökülerek kontrol edilmesi gerekiyorsa değiştirilmesinin teknik açıdan bekleneceği, nitekim dava konusu aracın motorunda tahrik zinciri değişimi motorun sökülüp araçtan indirilmesini gerektiren en kapsamlı ve maliyetli onarımlardan biri olduğu, servis iş emirlerine göre 225.000 km'ye kadar normal bakım ve arızalar ile servise gelen aracın 03.03.2020 tarihinden sonra neredeyse her ay çok kısa denilebilecek aralıklara ile arıza yaptığı, yakıt sızdırmasına neden olacak şekilde onarım hizmet ayıbının olduğu, en sonunda da tahrik zincirinin koptuğu, bu nedenlerle davalı yetkili servisi tarafından teknik ve fen kaidelerine uygun olmayacak şekilde eksik tamirat/kontrol yapılması nedeniyle hatalı tamirat yapıldığı, hizmet ayıbı olduğu hususlarının raporla tespit edildiği, raporun yeterli teknik incelemeyi ihtiva ettiği ve hükme esas alınabilecek yeterlilikte olduğu, aracın ayıplı olmadığı ancak hizmetin davalı tarafça ayıplı verildiği tespiti yapıldığı görülmüştür. Uzman bilirkişi heyetinden alınan ek raporda araçta üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp olmadığı, arızanın davalı ... A.Ş. Servisi tarafından verilen hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıktığı, araçtaki arızanın tamirinin yapıldığı ancak hizmetin ayıplı verilmesi nedeniyle motorun son hasarından tümüyle davalının sorumlu tutulası gerektiği belirtilmiştir. Ayıbın varlığı halinde TBK 227. Maddesine göre hizmeti ayıplı alan tarafın bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Karşı taraf alıcının tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Bilirkişi raporunda araçtaki arızanın servisin ayıplı hizmetinden kaynaklandığına ilişkin yapılan tespit göz önünde bulundurularak ve davacının hatalı tamirat nedeniyle yaptığı masrafları davalıdan talep ettiği görülmekle bu giderlerin davalı tarafça karşılanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Aracın hizmet ayıbı nedeniyle serviste bulunduğu süre içerisinde aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar kalemi, yine davalı tarafça davalıya ayıplı sunulan hizmete ilişkin tanzim edilen fatura bedeli olan 19.414,54-TL'nin da davalı tarafça davalıya ödenmesi gerekir. Davacı tarafça araçta değer kaybı oluştuğu iddia edilmiş ise de araçtaki arızanın giderilmiş olması, aracın normal km ömrü, yaşı ve davaya konu arıza dışında araçta bulunan diğer değişenler ve tamiratlar dikkate alındığında ve yapılan teknik incelemeye göre de araçta değer kaybı bulunmadığı anlaşılmakla değer kaybına ilişkin tazminat talebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında delil olmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödemesi gerekir. Hasar onarımından sonra meydana gelen motor arızası sebebiyle oluşan zarar dosya kapsamına göre davalı ... Oto'nun yapmış olduğu hizmetin ayıplı olmasından meydana gelmekle ayıplı servis hizmetinden kaynaklı olarak davacının uğradığı 99.920,84-TL araç onarım bedelinden kaynaklı zarar, 19.414,54-TL servis işlemi fatura bedelleri ve 9.000,00-TL araç mahrumiyeti bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, delil tespitine yönelik masrafların yargılama giderleri kapsamında tarafların haklılık durumuna göre karşılanması gerektiği anlaşılmakla buna göre hesaplama yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle 1-Davanın kısmen kabulü ile, 99.920,84-TL araç onarım bedeli, 19.414,54-TL servis işlemi fatura bedelleri ve 9.000,00-TL araç mahrumiyeti bedellerinin dava tarihi olan 18/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkemece ticari araçtan mahrum kalınan süre boyunca şirketin faaliyetlerinin aksaması sonucu oluştuğu bildirilen gelir kaybı, ticari duraksama ve dolaylı zarar kalemlerinin miktar itibarıyla kesin biçimde ispatlanamadığı kanaatine vararak bu talepleri reddedildiğini, eksik ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporun, aracın krank mili kırılmasının servis kaynaklı olduğunu açıkça ortaya koymasına rağmen, zarar tutarını kesin biçimde belirlemediğini, delil tespit dosyasının hükme esas alınmadığını, sundukları delillerin değerlendirilmediğini, araçtaki arızanın yalnızca fiziksel onarım masraflarını değil, aynı zamanda uzun süreli kullanım kaybı nedeniyle uğranılan ticari zararı da beraberinde getirdiğini, mahkemece, yalnızca sınırlı onarım masrafına hükmederek, müvekkilinin maruz kaldığı ticari zararları ve aracın kullanılamamasından doğan gelir kaybını göz ardı edildiğini, servisin kusurunun eksik değerlendirildiğini, tazminatın eksik hesaplandığını, yargılama giderinin kabul/ret oranına göre paylaştırılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkeme tarafından zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu araçta servis kusurundan kaynaklanan hiçbir arıza bulunmadığını, aracın ayıplı olmadığını, servis kusurunu kabul etmemekle birlikte davacı taraf yaptığı masrafı ispatlayamadığını, hükme esas alınan bilirkişi tarafından 2020 yılı içerisinde aracın zincir kırması nedeni ile servis girişi sağlamadan önceki tüm servis giriş ve tamirat bedellerinin iadesi yönünde kanaat bildirilmiş ise de daha önceki işlemlerin oluşan arıza ile ilişkili olmadığı farklı arızaların çözümüne esas olduğunu, davacı tarafın ödenmesini talep ettiği 24.02.2020- 06.08.2020 tarihleri arasındaki fatura bedelleri davacının onayı ve rızası ile yapılan onarımlar neticesinde ortaya çıkan maliyetlere ilişkin olduğunu, araçta üretim kaynaklı bir sorun olmadığı için garanti kapsamında değerlendirilmediğini, ayrıca konu fatura bedelleri davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın ödendiğini, süresinde faturalara itiraz edilmediğini, hizmet kusuruna ilişkin tespitin dayanaksız olduğunu, dava konusu aracın 13 yaşında olduğunu ve bu değişim ile araç yaşa bağlı tüm motor yıpranma ve eskimelerden arınmış ve sıfır noktaya gelmiş olacağını, yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde konunun teknik açıdan değerlendirilmesi gerekirken bu konuya galerici mantığı ile 2. El değerlendirilmesi hatalı olduğunu, davacının dava dilekçesine dayanak yaptığı değişik dosyasından alınan tüm raporlara süresinde itiraz edildiğini, davacının tespit tarihi itibariyle ticari faiz talebinde bulunması usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacak kalemleri yönünden likit bir alacak bulunmadığı gibi müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, davacı tarafın yasal faiz talep edebileceğini, üniversitelerden seçilecek yeni bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, hatalı tamir/bakım hizmetinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/17 D. İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, özetle Aracın arızasının aracın tüm bakım ve onarımlarının davalı servisi tarafından yapıldığı, 24.02.2020, 20.04.2020,29.04.2020, 12.06.2020, 06.08.2020 tarihli faturalarda ve 19.10.2020 tarihli ek iş formuna göre aracın sık sık arızalanmış olduğu, son olarak çekici ile servise getirilen aracın motorunda eksantrik zincirinin kopmasından kaynaklandığını ve bu arızanın motorda ağır hasara neden olduğunu, 19.10.2020 tarihli ek iş formunda arıza nedenine değinilmeden 87.205,37 TL+ KDV=99.047,73 TL onarım tutarının tespit edildiği, onarım kalem ve tutarlarının gerçekçi olduğu, 12 yılda 220.000 km yapmış bir araçta görev yapan zincirin maruz kalacağı yıpranma, yorulma, aşınma, uzamadan kaynaklanacak kopma ve kırılma gibi deformasyonlar düşünülmeden hareket edildiği, servisçe yapılan bakım ve onarımlarda gereğinin yapılmamış olduğu olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir... ve Hukukçu ... ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 13/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;".... Arızanın giderilmiş olduğu, Davalı yetkili servisi tarafından aracın fen ve teknik kaidelere uygun olmayacak şekilde eksik tamirat/kontrol yapılması nedeniyle hatalı tamirat yapıldığı, hizmet ayıbı olduğu, tahrik zinciri kopmasıyla oluşan motorun son hasarının tümüyle davalılar tarafından karşılanması gerektiği, Araçta gizli ayıp olmadığı, davalının... plakalı araç üzerindeki hatalı tamiratı nedeniyle ortaya çıkan zararların parça ve işçilik toplamının KDV Dahil 99.920,84 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı tarafça tamiratın başka bir firmaya yaptırıldığına dair dosyaya ve incelemeye herhangi bir fatura ve ödeme belgesinin sunulmadığı, bu nedenle hesaplanan 99.9250,84 TL hasar bedelinin davacı tarafça talep edilip edilemeyeceği hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Dava konusu aracın davalı şirketin Maslak şubesindeki iş yerinde beklemiş olması nedeniyle talep edilen kazanç kaybı bakımından; Araç için uygun olan 10 günlük onarım süresi boyunca araç mahrumiyetinden kaynaklanan net zararın günlük 900 TL kiralama bedeline göre toplam KDV Hariç 9.000 TL olarak tespit edildiği, Aracın normal km kullanım ömrünün yaklaşık yarısında olması, motorda gerçekleştirilen onarım ile aşınan bazı başlıca motor parçalarının yenilendiği dikkate alındığında, tamiratın toplamda bir değer kaybına neden olmayacağı, Davacı taraf davalı tarafça 24.02.2020-06.08.2020 tarihleri arası davacı adına düzenlenen 6 adet toplam 19.414,54 TL tutarındaki servis faturalarının iadesini talep emişse de söz konusu tarih aralığında düzenlenen toplam fatura tutarının 15.621,32 TL olduğu, yapılan teknik incelemeler neticesinde davacının ödemiş olduğu söz konusu fatura bedellerini davalıdan — talep edebileceğinin değerlendirildiği, Dava konusu araçta meydana gelen hasara ilişkin delil tespiti yapılması amacıyla hazırlanan bilirkişi raporunun tanzim edildiği İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/17 D.İş dosyası kapsamında yapılan masrafların 1.234,90 TL olarak tespit edildiği, Davalının hatalı tamirinden kaynaklı olarak çekici masrafı olarak davacı tarafça 2.750 TL ödendiğinin tespit edildiği" şeklinde görüş bildirmişler ek raporlarında da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır. Buna göre, tespit raporuyla mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı, her iki raporda da davalı serviste yapılan önceki bakımlar sırasında eksik tamirat/kontrol yapılması nedeniyle hatalı tamirat yapıldığı, hizmet ayıbı olduğu, tahrik zinciri kopmasıyla oluşan motorun arızalanmasına sebebiyet verildiği, tarafların tacir olduğu, mahrumiyet tazminatının tamir süresince hesaplanmış olduğu, gelir kaybının ispatlanamadığı gibi kiralanacak araçla bunun oluşmasının da önlenebileceği, yargılama gideri hesabında hata olmadığı anlaşılmakla mahkemece bilirkişi görüşlerine göre hizmetin ayıplı olduğunun tespitiyle yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalıdan alınması gereken 8.766,59 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.191,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.574,95 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026