8. Hukuk Dairesi 2012/4935 E. , 2012/6487 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.07.2009 gün ve 166/169 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya inclendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine temsilcisi; mülkiyeti davalıya ait olan 1775 parsel sayılı taşınm…
**8. Hukuk Dairesi 2012/4935 E. , 2012/6487 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.07.2009 gün ve 166/169 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya inclendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine temsilcisi; mülkiyeti davalıya ait olan 1775 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklayarak, tapu kaydının iptalini ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuş, usulüne uygun harcını yatırmak suretiyle, davanın kabulü halinde mülkiyet hakkını kaybetmesi nedeniyle uğradığı maddi zarar karşılığı, fazlaya dair hakkını saklı tutarak şimdilik 10.000 TL tazminatın davacı Hazineden tahsilini istemiştir. Mahkemece; Hazinenin açtığı davanın hak düşürücü süreden reddine; davalı karşı-davacının açtığı tazminat davasının da, asıl dava reddedildiği ve tazmini gereken bir zarar bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın “ ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, yerel mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2.maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.