Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2212 E. , 2024/3953 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2212 Karar No : 2024/3953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Serbest bölgede faaliyet …
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2212 E. , 2024/3953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2212 Karar No : 2024/3953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Serbest bölgede faaliyet göstermekte iken iflasına karar verilen ... Pazarlama ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin envaterinde yer alan eşyanın akıbetinin tespit edilemediğinden bahisle müflis şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 182. maddesinin 1. fıkrası ve 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergisi ile dampinge karşı vergiye vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından, ... Pazarlama ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin iflas etmesi sebebiyle, şirket yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle davacı adına uyuşmazlık konusu ek tahakkuk kararı alınmışsa da; anılan şirketin ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği üzere, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile 17/02/2011 tarihinde iflasının kapatıldığı ve şirketin 24/03/2011 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, ... tarih ve... sayılı soruşturma raporunda, Mersin Serbest Bölge Müdürlüğünce anılan şirketin iş yeri kira sözleşmesi, ticari faaliyeti ile firmanın çalışan personeline ait giriş izin belgesinin bulunmadığı ifade edilerek bu eksikliklerine ilişkin açıklama istenilmesine rağmen cevap verilmemesinden dolayı şirketin faaliyet ruhsatının 10/07/2015 tarihi itibarıyla iptal edildiği, şirket stoklarının sayımı ve tespiti amacıyla serbest bölgedeki adreste 28/06/2019 tarihinde yapılan incelemede, faaliyet gösterilmediği ve stok kayıtlarındaki eşyanın bulunmadığı saptamalarına yer verildiği; buna göre, davalı idarece bahse konu tespitlerin şirketin iflasından çok sonra yapıldığı, davacının ise iflas öncesinde şirketi temsile yetkili olduğu, yukarıda özetine yer verilen raporda iflas öncesinde Mersin Serbest Bölgesi içerisinde yer alan eşyaların bulunmaması sebebiyle söz konusu malların herhangi bir gümrük rejimine uyulmaksızın, yapılması gerekli gümrük işlemleri yapılmaksızın ve vergileri ödenmeksizin Türkiye Gümrük Bölgesine izinsiz olarak sokulduğu sonucuna varıldığı, ancak davalı idarece izinsiz şekilde serbest bölge dışına çıkarıldığı belirtilen malların hangi tarihte serbest bölge dışına çıkarıldığının bilinmediği, malların izinsiz bir şekilde serbest bölge dışına çıkarılma fiillerinin davacının temsilci olduğu dönemde gerçekleştirildiğine dair herhangi bir tespitin yapılmadığı, şirketin iflas aşamasında bulunduğu sırada şirket uhdesindeki malların sorumluluğunun iflas idaresine ait olduğu anlaşılmış olup; iflas öncesi şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olan davacı adına tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava dosyasına sunulan gümrük cevaplı rapora istinaden yapılan incelemeler ve soruşturmalar neticesinde, faaliyet ruhsatı iptal edilen ve davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ... Pazarlama ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin envanterinde yer alan eşyanın herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın vergileri ödenmeksizin izinsiz bir şekilde Serbest Bölge dışına çıkarıldığından bahisle ithalat vergilerine tabi eşyalar için 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 182. maddesinin 1. fıkrası ve 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca takibata geçilmesinin talimatlandırılmış olduğu, anılan firmanın 17/02/2011 tarihinde iflasının kapatılmış olmasından dolayı vergi tahakkukunun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, Türk Ticaret Kanunu gereğince anonim şirketin yönetim kurulu üyelerinin temsilci olması sebebiyle dava konusu ek tahakkuk kararının alındığı, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Serbest bölgede faaliyet göstermekte iken iflasına karar verilen ... Pazarlama ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin envaterinde yer alan eşyanın akıbetinin tespit edilemediğinden bahisle müflis şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 182. maddesinin 1. fıkrası ve 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergisi ile dampinge karşı vergiye vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 182. maddesinin 1. fıkrasında, ithalat vergilerine tabi eşyanın, bu Kanuna aykırı şekilde Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi ya da bir serbest bölgede bulunan ithalat vergilerine tabi eşyanın bu Kanuna aykırı olarak Gümrük Bölgesinin başka bir yerine gitmesi hallerinde, gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine bu Kanuna aykırı olarak girişi tarihinde başlayacağı; 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; eşyanın kanuna aykırı olarak girişini gerçekleştiren, girişine iştirak eden ve girişin kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken, eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada eşyanın kanuna aykırı olarak girdiğini bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, gümrük vergilerinden sorumlu oldukları; 185. maddesinin 1. fıkrasında, serbest bölgelerde bulunan ithalat vergilerine tabi eşyanın, bu Kanuna aykırı olarak tüketilmesi veya kullanılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, eşyanın kaybolması ve bu kaybın kanıtlanamaması halinde, eşyanın tüketilmiş veya kullanılmış sayılacağı, 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, serbest bölgede bulunan eşyanın bu Kanuna aykırı olarak tüketildiği veya ilk kez kullanıldığı tarihte başlayacağı, 3. fıkrasında, yükümlünün, eşyayı tüketen veya kullanan, buna iştirak eden ve tüketimin veya kullanımın bu Kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler olduğu, gümrük idarelerinin kaybolan eşyayı serbest bölgede tüketilmiş veya kullanılmış saydığı ve bu fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı hallerde, eşyanın gümrük idarelerince bilinen en son kullanıcısının, gümrük vergilerini ödemekle yükümlü kişi olduğu; 193. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunla konulmuş aksine hükümler ve 2. fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir eşyaya uygulanacak ithalat veya ihracat vergileri tutarının, bu eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihteki vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarına göre belirleneceği, 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihi kesin olarak tespit etmenin mümkün olmadığı hallerde, ilgili eşyaya ilişkin vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarının uygulanması için dikkate alınacak tarihin, gümrük idarelerinin bu eşya için bir gümrük yükümlülüğünün başladığı sonucuna vardıkları tarih olduğu, ancak, gümrük idarelerinin elde ettikleri bilgilerin gümrük yükümlülüğünün daha önceki bir tarihte başladığını tespit etmelerine imkân vermesi halinde, eşyanın ithalat veya ihracat vergileri tutarının, elde edilen bilgilere göre söz konusu yükümlülüğün başladığının anlaşıldığı en eski tarihteki vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak tespit edileceği hükmüne yer verilmiştir. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 437. maddesinde, iflas hâlinde tasfiyenin, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacağı, şirket organlarının temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için koruyacakları hükme bağlanmış, halen yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 534. maddesinde de aynı düzenlemeye yer verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 184. maddesinde, iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malların hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edileceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların masaya gireceği; 191. maddesinde, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufunun alacaklılara karşı hükümsüz kalacağı; 208. maddesinde, iflasın açılması kararı tebliğ olunan iflas dairesinin, müflisin mallarının defterini tutacağı ve muhafaza tedbirlerini alacağı, iflas kararının tebliğinden itibaren en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorunda olduğu; 218. maddesinde, iflas dairesince defteri tutulan malların bedelinin tasfiye masraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulünün tatbik olunacağı, basit tasfiyede iflas dairesinin alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirerek başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtacağı ve tasfiyenin kapandığının ilan olunacağı düzenlenmiş, 219. ve devamı maddelerinde ise, adi tasfiyeye ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, iflas idaresinin oluşturulmasından sonra tasfiye işlemlerinin iflas dairesince murakabesi altında olan iflas idaresine havale olunacağı; 226. maddesinde de, masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu, idarenin masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükellef bulunduğu düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın, Dairemizin E:... ve E:... sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, davacıların başkan ve üyesi oldukları müflis ... Pazarlama Dış Ticaret Anonim Şirketinin 16/03/2006 tarihinde Mersin Serbest Bölge Şubesini açarak serbest bölgedeki faaliyetine başladığı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarından 16/03/2006 tarihinden itibaren temsilcinin ve yönetim kurulu başkanının ..., yardımcısının ..., üyelerin ..., ..., ... olduğu, 18/01/2007 tarihinden itibaren temsilcinin ..., yönetim kurulu başkanının ..., yardımcısının ...,..., üyelerin ..., ... olduğu, 15/04/2009 tarihinden itibaren temsilcinin..., yönetim kurulu başkanının ..., yardımcısının ..., üyenin ... olduğu,...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan şirket hakkında iflas kararı verildiği, şirket yönetiminin kapatılan Beyoğlu İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında tayin edilen iflas memurluğuna geçtiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... günü saat ...'de iflasın açılmasına; ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile iflasın kapatılmasına karar verildiği, şirketin 24/03/2011 tarihinde ticaret sicilinden silindiği, iflas eden şirketin temsilcisinin vekili sıfatıyla avukat ... tarafından ... İflas Müdürlüğüne serbest bölgedeki malların satılması talebiyle dilekçe verildiği, ... İcra Dairesi tarafından iflas tasfiye işlemleri için ... İcra Müdürlüğüne 31/05/2011 tarihinde talimat yazıldığı, anılan İcra Dairesi tarafından ... talimat sayılı dosyasında 23/06/2011 tarihinde, deponun boş olduğu ve adreste hacze kabil mal olmadığının tutanak altına alındığı, Mersin Serbest Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı yazılarıyla müflis şirkete ruhsat yenileme ile ilgili yazılar gönderildiği, şirketin alım-satım konulu faaliyet ruhsatının 10/07/2015 tarihinde iptal edildiği, gümrük idaresince Serbest Bölge adresinde 28/06/2019 tarihinde yapılan incelemede müflis şirketin envanterinde yer alan eşyanın yer almadığının tespit edildiği,... tarih ve ... sayılı gümrük soruşturma raporu ekinde yer alan serbest bölge son stok durumu raporuna göre, 4458 sayılı Kanun'un 182. maddesinin 1. fıkrası ve 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca vergilerin hesaplandığı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet sebebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı dosyasında ceza yargılamasının devam ettiği, anılan Mahkemece... İcra Dairesine yazılan 27/11/2023 tarihli müzekkerede, davacıların temsilcisi olduğu şirketin stok kayıtlarında bulunan, ancak 23/06/2011 tarihli haciz tutanağıyla serbest bölgedeki iş yerinde olmadığı tespit edilen ve bu nedenle ülkeye kaçak yollardan sokulduğu değerlendirilen eşyaya ilişkin suç tarihinin tam olarak tespit edilemediği, şirkete ilişkin 16/06/2009 tarihinde ...Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflas kararı verildiği ve şirket mallarının iflas masasına devredildiği olayda, davacıların savunmaları karşısında iflas masasına devir sırasında stok kayıtlarının sayım ve tespitine ilişkin tutanak tutulup tutulmadığının araştırılması ve ... sayılı iflas dosyasının kül halinde onaylı örneğinin mahkemelerine gönderilmesi talebiyle müzekkere yazıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, serbest bölgedeki eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın yurda sokulması, tüketilmesi, kullanılması, kaybolması ve bu kaybın kanıtlanamaması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı düzenlenmiş, kanuna aykırı olarak eşyanın girişini gerçekleştiren, girişine iştirak eden ve girişin kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken, eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada eşyanın kanuna aykırı olarak girdiğini bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler ile eşyayı tüketen veya kullanan, buna iştirak eden ve tüketimin veya kullanımın kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler ve bunların tespit edilememesi halinde eşyanın bilinen en son kullanıcısı gümrük vergilerini ödemekle yükümlü kılınmıştır. Yine Kanun'un 193. maddesinin 2. fıkrasına göre, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihin kesin olarak tespit edilememesi halinde ilgili eşyaya ilişkin vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarının uygulanması için dikkate alınacak tarih, gümrük idarelerinin bu eşya için bir gümrük yükümlülüğünün başladığı sonucuna vardıkları tarih olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre serbest bölgedeki eşyanın akıbetinin bilinememesinden doğan gümrük yükümlülüğü açısından, uyuşmazlık konusu eşyanın müflis şirketin stok kayıtlarına hangi tarihte/tarihlerde girdiği, eşyanın serbest bölgeden Türkiye Gümrük Bölgesine girmiş veya serbest bölgede kullanılmış, tüketilmiş yahut kaybolmuş olabileceği son tarih olan 23/06/2011 tarihine kadar iflas masasına kaydedilip kaydedilmediği ve şirket temsilcilerinin yetki dönemleri ve iflas idaresinin sorumluluk dönemi de gözetilmek suretiyle davacının gümrük vergilerini ödemekten sorumlu tutulup tutulamayacağı araştırılmadan, eksik inceleme ile verilen mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 03/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.