3. Ceza Dairesi 2021/16715 E. , 2023/1338 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/36 E., 2019/332 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi…
**3. Ceza Dairesi 2021/16715 E. , 2023/1338 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/36 E., 2019/332 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/229 Esas, 2018/295 sayılı kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2019/36 Esas, 2019/332 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna, Somut nitelikte olmayan deliller sonucu verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, ByLock iletişim içeriklerinin tespit edilmediğine, Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesinin gerektiğine, SD Kart içeriklerinin kesin delil olmadığına ve gizli tanık Garson'un müvekkili hakkında beyanının bulunmadığına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın fiilen kendi kullanımında olan adına kayıtlı hat üzerinden 2014 Ağustos - 2015 Mayıs arasında 2490 log kaydı oluşacak şekilde ByLock kullandığı tespiti, veri inceleme raporunda sanığın mahrem yapı içerisinde Müdür Yardımcısı/Zümre Başkanı olarak -B- harfi ile kodlandığı, kod isminin -Hüsna- olduğu, örgütle irtibatlı Bank Asyada 2014 Ocak ayında talimatla uyumlu olacak şekilde yeni hesap açması hesaba kasadan düzenli şekilde para yatırmaya başlamış olması, örgütle iltisaklı eğitim kurumlarında ardışık olacak şekilde çalışma kayıtlarının bulunması bir arada değerlendirilerek; ByLock programını kullanması, veri inceleme raporunda B harfi ile kodlanmış olmasından hareketle mahrem yapı içerisinde Müdür Yardımcısı vasfında faaliyet göstermesi ve Bankasyada talimat dönemi ile uyumlu olarak yeni hesap açarak hesabına düzenli olarak para yatırması göz önüne alındığında sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, sanık yönünden cezanın belirlenmesi aşamasında suçun işleniş biçimi, fiilin özellikleri, suç sebep ve saikleri, kastın ağırlığı ve yoğunluğu, örgütün haberleşme ağı olan ByLock programını kullanmış olması, bunun yanında sanığın suçluluk durumu ve suç kastının belirlenmesine yönelik üyelik için yeterli diğer delillerle ve örgütle iltisakı gösterir diğer argumanlarla desteklenmiş olması nedeniyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden ceza tertip edilmiş, sanığa verilen cezanın atılı suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanun'un 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, duruşmalardan vareste tutulma kararı olmamasına karşın duruşmalara katılmamış olması ve hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmiş olması karşısında yakalanamamış olması ile bu kapsamda hakkında takdiri indirim yapılmasını gerektirir bir neden olduğuna dair başkaca bir husus da olmadığı anlaşılmakla hakkında TCK'nın 62/1 maddesindeki indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır. Dosyaya temyiz aşamasında ulaşan tespit değerlendirme raporunda kullanıcı adının "husna" olarak belirlenmiş olması, eklenen 8 kişinin çoğunluğunun kadın olması ve ekledikleri sanığı -Husna- ve -humeyra- ismiyle kaydetmiş olmaları, mesajlaşmaların silinmiş olduğu, veri inceleme raporunda mahrem yapı içerisinde Müdür Yardımcısı/Zümre Başkanı olarak -B- harfi ile kodlanan, veri inceleme raporundaki kayıt ile tespit değerlendirme tutanağındaki kayıtların örtüştüğü şekilde -Hüsna- kod ismini kullanan, talimat tarihiyle uyumlu şekilde örgütle irtibatlı Bank Asyada yeni hesap açarak devamlılık arzeder şekilde hesabına para yatıran sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2019/36 Esas, 2019/332 sayılı kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.