21. Hukuk Dairesi 2011/16741 E. , 2012/9498 K. "" MAHKEMESİ : Yalova İş Mahkemesi TARİHİ : 22/02/2011 Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının dava ihbar edilen ...T.A.Ş.'nin işçisi olduğunu, hizmetin bir bütün olarak adı …
**21. Hukuk Dairesi 2011/16741 E. , 2012/9498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yalova İş Mahkemesi TARİHİ : 22/02/2011 Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının dava ihbar edilen ...T.A.Ş.'nin işçisi olduğunu, hizmetin bir bütün olarak adı geçen firmaya ihale edildiğini, sözleşmeye göre istihdam edilecek personelin yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, davanın yalnızca taşeron firmaya tevcih edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı şirketin asıl işlerini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarına aykırı olarak dava dışı ...T.A.Ş.'ye gördürdüğü, aradaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varıldıktan sonra feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Alt işveren işçisi tarafından, feshin geçersizliğine karar verilmesi istemiyle yalnızca alt işveren hakkında veya geçersizlik yahut muvazaa iddiasıyla sadece asıl işveren aleyhine açılan davalarda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayandığının belirlenmesine bağlı olarak, davalı olarak gösterilen kişinin işçinin gerçek işvereni olmadığının belirlenmesi halinde taraf sıfatı sorunu ortaya çıkmaktadır. Davanın taraf sıfatı yokluğu nedeni ile reddedilmesi halinde, gerçek işverene karşı açılacak davada işçi, çoğunlukla, işe iade davaları için öngörülen bir aylık dava açma süresini kaçırma tehlikesi ile karşılaşmaktadır. Böyle bir sonuç işçiyi mağdur edeceği gibi, bir aylık süre geçmemişse yeni bir dava açılmasını gerektirmesi nedeni ile usul ekonomisine de uygun düşmez. Gerek daha önce işe iade davalarına bakan Yargıtay 9.Hukuk Dairesince ve gerek Dairemiz tarafından davacının temsilcide yanıldığı veya taraf sıfatında maddi hataya düştüğü kabul edilmek suretiyle taraf değişikliği konusunda mülga 1086 sayılı HUMK'nın katı kuralları aşılarak sorun çözülmeye çalışılmıştır. Ne var ki, işe iade davası asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açıldığında asıl işveren hakkında taraf sıfatı yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmezken, sadece asıl işveren hakkında dava açılmışsa taraf sıfatının bulunmadığı ve taraf sıfatında yanılgı olduğunun kabulüne karar verilmesi sözü edilen çözümün çelişkisi olarak dikkat çekmiştir.