8. Hukuk Dairesi 2016/18505 E. , 2020/1776 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ... ilçe merkezinde ve ... Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde, ... Belediyesi tarafından muhtelif zaman…
**8. Hukuk Dairesi 2016/18505 E. , 2020/1776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ... ilçe merkezinde ve ... Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde, ... Belediyesi tarafından muhtelif zamanlarda doldurma ve kurutma yoluyla yaklaşık 512.000,00 m2 arazi kazanıldığını, Belediye tarafından kıyıda yapılan dolgu işlemlerinin Kıyı Kanunu’nun 7. maddesi gereğince gerekli izinler alınmadan yapıldığını, dolgu alanlarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olduğunu, bu alanlar üzerinde davalı tarafından yapılan bina ve tesislerin, restoran, büfe, çay bahçesi, işyeri v.b amaçlarla kullanıldığını, ... Gölü’nün Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü ve doğal içme suyu havzası olduğunu, bu nedenle ... Gölü kıyılarında doldurma ve kurutma yapılamayacağı gibi yapılmış dolgular için de Kıyı Kanunu uyarınca izin verilmesinin söz konusu olamayacağını, ... Belediyesi tarafından, ... İlçe sınırları dahilinde kıyıda ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan dolgu alanlarının Belediyeye devrinin yapılması için talepte bulunulduğunu ancak bu talebin Maliye Bakanlığınca ret edildiğini açıklayarak, ... Belediyesi tarafından, ... İlçe Merkezinde ve ... Gölü Kıyı Kenar Çizgisi içerisinde kıyıların izinsiz doldurulması suretiyle elde edilen arazilerde, davalı tarafından yapılan bina ve tesislerin kal’ine ve davalının bu yerlere elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 4721 sayılı TMK’nin 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, davalının hukuken geçerli kira sözleşmesine istinaden dava konusu yeri kullandığı, ... Belediye Başkanlığı ile Hazine arasında derdest olan Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyasının konusunun eldeki dava dosyasından farklı olduğu, dava konusu alanın malikinin kim olduğu hususun muğlak olduğu, davalının kira sözleşmesi ile dava konusu yerin dolaysız feri zilyedi bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu iddia edilen taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun, Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar başlıklı 7. maddesinde; “Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir.