4. Hukuk Dairesi 2022/14888 E. , 2023/566 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) SAYISI : 2022/9 E. 2022/51 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nce hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kab…
**4. Hukuk Dairesi 2022/14888 E. , 2023/566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) SAYISI : 2022/9 E. 2022/51 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nce hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 05.04.2012 günü davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalının işleteni olduğu araç ile motosikleti ile seyreden davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, olayla ilgili ceza davasının Silifke 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/663 esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, kaza sonucunda davacının ağır derecede yaralandığını, maluliyetinin ağırlığı nedeniyle ömür boyu başkalarının bakım ve gözetimine muhtaç hale geldiğini, yol ve tedavi giderleri yapıldığını, davacının kusuru yokken genç yaşında sakat kaldığını, büyük manevi elem ve acı yaşadığını, davacının kaza yaptığı sırada Silifke Endüstri Meslek Lisesi Metal Bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğunu, mezun olduğunda piyasada çokça aranan bir meslek olan kaynak ve demir doğrama teknisyeni olacağını, ayda en az 1.500,00 - 2.000,00 TL gelir elde edeceğini belirterek 500,00 TL geçici, 500,00 TL sürekli iş gücü kaybı ile 500,00 TL bakıcı yol vs tedavi gideri olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada; davacının kaza yaptığı sırada Silifke Endüstri Meslek Lisesi Metal Bölümü 4.sınıf öğrencisi olduğunu, mezun olduğunda piyasada çokça aranan bir Meslek olan kaynak ve demir doğrama teknisyeni olacağını ayda en az 1.500-2.000 TL gelir elde edeceğini, davalı şirkete dava açılmadan önce başvuruda bulunulduğunu, davalı ... şirketince toplam 138.588,36 TL sürekli işgörmezlik tazminatı ödediğini, ancak tazminatın usulüne uygun olarak hesaplanmadığını, bakıcı gideri teminatından ödeme yapılmadığını, davacının ibraname imzalanmak zorunda kaldığını bildirerek 500,00 TL geçici, 500,00 TL sürekli işgücü kaybı ile 500,00 TL bakıcı, yol vs. tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25.06.2013, bu kabul edilmez ise kısmi ödeme tarihi 26.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar vekili; davacı tarafın, bakıcı yol ve tedavi giderlerine ilişkin maddi zararlarının karşılığını trafik sigortasından aldığını, davacının geçici iş görmezliğinin söz konusu olduğunu ancak maluliyeti ve sürekli iş gücü kaybına uğramışlığının söz konusu olmadığını, kazanın oluşunda kusurun fazlasının davacıya ait olduğunu, tüm bu nedenlerle istenen maddi tazminatın haksız ve yersiz olduğunu, dava dilekçesinde istenen 50.000,00 TL manevi tazminatın tarafların ekonomik sosyal durumuna ve olayın oluşundaki kusur dağılımına uygun düşmediğini, o nedenle davacının zenginleşmesine neden olacak miktarda bir istem olduğunu belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; hesap bilirkişi tarafından düzenlenen 31.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin sorumlu olduğu tazminat tutarının 103.404,00 TL olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının olduğunu, konu ile ilgili davacı yana ödeme yapıldığını, dosya kapsamında sunulu makbuz ve ibraname ile 05.04.2012 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak davacının, sigorta şirketinden ve sigortalısı ...'dan maddi tazminat yönünden hiç bir alacağının kalmadığını, ibranamenin rızaen imzalandığının tespit edildiğini, bundan dolayı dava açıldıktan sonra düzenlenen ibranamenin davacıyı bağladığını, davacının aynı hususta Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat ettiğini, davacının ücretine ilişkin bordronun sunulmadığını, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2016 tarih 2012/901Esas, 2016/440 Karar sayılı ilamı ile davacının maddi tazminat talebi yönünden, 2014/638 esas 2014/946 karar sayılı birleşen dosyanın davalısı ve iş bu dosyanın davalılarına karşı açılan davanın kabulü ile 2.478,40 TL geçici iş göremezlik, 178.778,83 TL sürekli iş göremezlik ve 2.855,47 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 184.112,7TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; birleşen dosya davalısı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yönünden ise teminat sınırları dahilinde sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 103.404,00TL, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise toplam 5.333,87 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 22.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2016 tarih 2012/901 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesi’nin 04.04.2018 tarih ve 2016/14857 E. 2018/3824 K. sayılı kararı ile, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden hüküm tesis edilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2018 tarih ve 2018/447 E.-2018/627K. sayılı kararı ile, asıl davada; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 2.478,40 TL geçici iş göremezlik, 178.778,83 TL sürekli iş göremezlik ve 2.855,47 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 184.112,70 TL maddi tazminatın olay tarihi 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dava dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, teminat sınırları dahilinde 103.404,00 TL sürekli iş göremezlik, 5.333,87 TL bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi 22.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak asıl ve birleşen dava dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine, karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2018 tarih ve 2018/447 E.-2018/627K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar Nihal ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 06.02.2020 tarih ve 2018/5915 E.-2020/888 K. sayılı bozma ilamında özetle; "... Dosya kapsamından, mahkemece davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları, davacı da meydana gelen maluliyetin derecesi de gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği, 31.08.2015 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekilinin itiraz etmediği anlaşılmakla, bu rapor tarihindeki veriler esas alınarak bakıcı giderinin hesaplandığı bir rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, ikinci raporda hesaplanan bakıcı giderine karar verilmesi davalıların aleyhine olduğu, davacı vekilinin 31.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik zararı yönünden de yapılan hesaplamaya itiraz etmediği, 05.10.2015 tarihli beyan dilekçesi ile davanın ilk rapora göre kabulünü talep ettiği, dolayısıyla mahkemece, sürekli iş göremezlik zararının ikinci rapor tarihi olan 14.03.2016 tarihindeki veriler esas alınarak hesaplanması ve mahkemece bu miktara karar verilmesinin isabetli olmadığı, yine dosyanın incelenmesinde kaza tespit tutanağında davacıda kask bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenmiş olan 19.07.2013 tarihli raporda ve 06.12.2013 tarihli İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen heyet raporunda davacının kaza sırasında kaskının olmadığı, yaralanmasının kafa travması şeklinde olduğu hususlarının değerlendirildiği, o halde mahkemece bu savunmalar üzerinde durularak tarafların delilleri toplanarak kask takmamasının zararın artmasına neden olup olmadığı irdelenerek BK’nın 44. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunda karar yerinde tartışılıp değerlendirilerek, kabul edilmesi halinde müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği"şeklindeki gerekçelerle karar bozulmuştur. 6. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2020 tarih ve 2018/5915 E.-2020/888 K. sayılı bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. 7. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2021 tarih ve 2020/3210 E.-2021/1998 K. Sayılı ilamı ile, davacı vekilinin kararın düzeltilmesi talebinin kabulü ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2020 tarih ve 2018/5915 E.-2020/888 K. sayılı ilamının 3. bendinin bozma ilamından çıkarılmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı doğrultusunda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 31.08.2015 tarihli hesap raporunda belirlenen bedel hükme esas alınarak, bakıcı gideri yönünden ise ilk kez 14.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama yapıldığından davacı tarafın bakıcı giderine ilişkin talepleri yönünden 14.03.2016 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl davada; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.982,72 TL geçici iş göremezlik, 95.337,816 TL sürekli iş göremezlik ve 2.284,37 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 99.604,906 TL maddi tazminatın olay tarihi 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dava dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davada, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile teminat sınırları dahilinde 95.337,816 TL sürekli iş göremezlik, 2.284,37 TL bakıcı gideri ve 1.982,72 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 99.604,906 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 22.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak asıl ve birleşen dava dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile asıl davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, asgari ücretin kamu düzenini ilgilendiren bir husus olduğunu, bu nedenle hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücretin esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. 2. Asıl davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişinin, ibraname ve feragatnameyi makbuz hükmünde değerlendirerek yaptığı hesaplamanın doğru olmadığı, 40.000,00 TL manevi tazminatın çok yüksek olduğu, 27.09.2016 tarih ve 2016/135 harç nolu ve 27.09.2016 tarih 2016/136 harç nolu tahsil müzekkereleri ile davalılardan 12.210,40 TL + 6.831,00 TL = 19.041,40 TL fazla bakiye harç tahsil edildiği, Harçlar Kanunu’nun 31 inci maddesine göre fazla tahsil edilen toplam 19.041,40 TL bakiye harcın iade edilmesi gerektiğini, davacı tarafça 16.03.2016 tarihli dilekçeyle dava, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. maddesine göre talep sonucu yönünden ıslah edildiğinden, bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat istemi açısından da kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesi, yargılama giderlerinin ret ve kabul oranında taraflara yükletilmesi ve yine reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi yol gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 54 ve 56 ıncı maddeleri , Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, asıl davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Somut olayda davacı vekili 17.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını toplam 108.737,87 TL olarak belirlemiş, mahkemece %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak toplam 99.604,906 TL tazminata karar verilmiştir. Hakkaniyet indirimi yapılan durumlarda indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğine göre maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak alınması gereken yargılama giderleri konusunda davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak davalılar ... ve ...'dan yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ıslah edilen miktar üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, asıl davada davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1-A-b) numaralı bendinde yer alan “...toplam 1.502,05 TL yargılama giderinin" ibaresinden sonra gelmek üzere " kabul ve red oranına göre 1.357,87 TL'sinin" ibaresinin eklenmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.