Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5327 E. , 2024/6808 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5327 Karar No : 2024/6808 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ... ve ...'ye vesayeten Kendisine asaleten ... 2) ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Huk. Müş. Yrd. V. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması ist
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5327 E. , 2024/6808 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5327 Karar No : 2024/6808 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ... ve ...'ye vesayeten Kendisine asaleten ... 2) ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Huk. Müş. Yrd. V. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nin boşanma sürecinde olduğu ve hakkında koruma kararı olan eşi ... tarafından ... tarihinde öldürülmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ..., babası ..., çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL maddi ve 100.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; AİHM kararında belirlenen ilkeler, ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri, davalı idare savunmaları, davacıların iddiaları göz önüne alınarak tüm dosya kapsamından idarece somut olayda tedbir alınıp alınmadığı, alınmış ise hangi tedbirlerin alındığı ve ne şekilde uygulandığı hususu incelendiğinde; uyuşmazlıkta 17/08/2015, 25/08/2015, 26/07/2016 tarihlerinde gerçekleşen darp ve tehdit olaylarında ...'nin başvuruları üzerine aynı gün kolluk tarafından 6284 sayılı Kanun uyarınca gecikmeksizin önleyici tedbir kararlarının alındığı ve bu kararların aynı gün hem ...'ye hem de ...'ye tebliğ edildiği, akabinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kararların onaylandığı, önleyici tedbir kararlarının uygulanmasına yönelik mahkeme, savcılık ve kolluk arasında gerekli yazışmaların derhal yapıldığı, ...'nin babasının ikametinde kalması nedeniyle bu adreste yapılan görüşmelere istinaden önleyici tedbir kararı ile ilgili görüşme tutanaklarının düzenlendiği, bilgilendirmelerin ve tebliğlerin hem maktüle hem de şiddet uygulayana usule uygun şekilde gecikmeksizin yapıldığı, ... ile yapılan görüşmelerde tedbirlerin yetersizliğine yönelik herhangi bir beyanının bulunmadığı, ölüm olayının gerçekleştiği ... tarihinde hakkında alınan önleyici tedbir kararı devam eden ...'nin şikayeti üzerine ... hakkında 3 günlüğüne tazyik hapsine hükmedildiği, aynı gün şikayet kapsamında Alaşehir ... Merkezi Amirliğinde yaşanan olayın risk değerlendirmesi için yaptırılan 22 sorudan oluşan Aile İçi ve Kadına Şiddet Olayları Kayıt Formunun müteveffa tarafından doldurularak imzalandığı, bu formda yer alan 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirlerden bahsedilerek müteveffaya barınma/yer sağlanmasına yönelik talebinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine barınmaya ilişkin talebinin olmadığını beyan ettiği, ayrıca şikayetçi olan müteveffanın doldurduğu bu formun 22 numaralı sorusu olan "şahsın size ve çocuklarınıza zarar vereceğinden korkuyor musunuz" sorusuna hayır cevabını işaretlediği, ayrıca kolluk tarafından sığınma evine yerleştirilmek istenmesine rağmen ... tarafından bu tedbirin kabul edilmediği, dava dosyasında yer alan kamera inceleme ve tespit tutanağının incelenmesinden ... tarihinde saat 15:38 sıralarında ... kod nolu resmi ekip aracından inen ...'nin saat15:39'da ...'den kaçmaya başladığı, saat 15:48'de ...'nin ...'nin önüne geçtiği, ardından ...'nin saat 15:50 sıralarında ...'yi bıçakladıktan sonra olay yerinden uzaklaştığı, saat 15:52'de ... kod numaralı resmi ekibin olay yerine geldiği, olayın gelişimi ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenip değerlendirilmesinden, dava konusu olayda davalı idare tarafından öngörülen tedbirin yetersizliğinden yahut gereği gibi uygulanmadığından bahsetmeye olanak bulunmadığı, vahim olayın tamamen üçüncü kişinin (...'nin) ağır kusurundan (kastından) meydana geldiği, davalı idareye atfedilebilecek hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, müteveffanın iki küçük çocuğuna bakmak için çalıştığı, işe giderken veya işten dönerken ...'nin yolunu keserek müteveffayı ölümle tehdit ettiği, müteveffanın kendisine ve çocuklarına uygulanan şiddet nedeniyle 4 ayrı başvurusunun olduğu, ... tarafından çocuklarının kaçırıldığı, ...'nin sabıka kaydının incelenmesinden uyuşturucu madde kullanımı ve yaralama suçlarından suç kaydının bulunduğu, müteveffanın kadın sığınma evine gitmeyi kabul etmemesinin Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği anlamına gelmediği, olay gününde de müteveffanın eski kocasının kendisini takip ettiği ve ölümle tehdit ettiği şikayetinde bulunduğu halde dava konusu olayın yanmasında gerekli ve yeterli güvenlik tedbirlerini almayan idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 17/08/2015 tarihinde ... ile eşi ... arasında ...'nin başka kadınlarla arkadaşlık kurduğundan bahisle tartışma yaşandığı, tartışma esnasında ...'nin ...'ye tokat attığı ve burnunu sıktığı, ...'nin ...'ye "boşanalım" dediği, ...'nin de "al eşyalarını git o zaman" demesi üzerine üç yaşındaki oğlunu evde bırakıp bir yaşındaki kızını yanına alan ...'nin 17/08/2015 tarihinde Alaşehir ... Merkezine başvurarak durumu anlattığı, 17/08/2015 tarihli şikayetçi ifade tutanağında, ...'nin kendisini darp ettiğini belirten ...'nin kadın sığınma evine gitmek istemediğini, babasının evine gitmek istediğini belirterek kendisini darp eden ...'den şikayetçi olduğu, aynı gün Emniyetçe Alaşehir Devlet Hastanesinden ... için genel adli muayene raporu alındığı, alınan kesin hekim raporunda hastanın burnunun uç bölgesinde küçük sıyrık bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesinin bulunmadığının belirtildiği, aynı gün kolluk tarafından şiddet uygulayan hakkında 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesinin a, b, c, d bentleri uyarınca 1 ay süreyle önleyici tedbir uygulanması kararı alındığı, gerekli bildirim ve ihtarları içeren tutanağın aynı gün yani 17/08/2015 tarihinde hem ...'ye hem de ...'ye tebliğ edildiği, "...'ye adres ve iletişim bilgilerini değiştirmesi halinde acil durumlarda hemen, diğer hallerde ise yirmi dört saat öncesinde tutanakta belirtilen irtibat telefonlarını arayarak bildirmesi gerektiği" hususunun tebliğ edildiği, ... hakkında ... suç numarası ile kasten yaralamadan adli işlem başlatıldığı, Alaşehir ... Merkezi Amirliği tarafından alınan önleyici tedbir kararının ... tarihinde Alaşehir Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... D.iş sayılı kararı ile söz konusu önleyici tedbir kararının onaylandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne Mahkeme kararının taraflara tebliği ve uygulanmasına ilişkin talimat yazıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararının ...'ye tebliğ edildiği, ... tarafından söz konusu karara yapılan itiraz üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararı ile ...'nin itirazının kısmen kabulü ile İlçe Emniyet Müdürlüğünce 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararının onanmasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararının (b) bendindeki "Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi" şeklindeki tedbir yönünden kaldırılmasına, kalan (a,c,d) bentleri yönünden tedbirin aynen uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın ... ve ...'ye tebliğ edildiği, 1 ay süreyle verilen önleyici tedbirin uygulanmasına ilişkin 26/08/2015, 05/09/2015, 12/09/2015, 23/09/2015 tarihli tutanakların düzenlendiği, 25/08/2015 tarihinde ... tarafından eşi ...'nin müşterek çocukları ...'yi darp ettiğinden bahisle Alaşehir ... Merkezi Amirliğine şikayette bulunulduğu, aynı gün Emniyetçe Alaşehir Devlet Hastanesinden ... için genel adli muayene raporu alındığı, alınan kesin hekim raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesinin bulunmadığının belirtildiği, aynı gün kolluk tarafından şiddet uygulayan hakkında 6284 sayılı Kanun'un 5.maddesinin a, b, c, d bentleri uyarınca 1 ay süreyle önleyici tedbir uygulanması kararı alındığı, gerekli bildirim ve ihtarları içeren tutanağın aynı gün yani 25/08/2015 tarihinde hem ...'ye hem de ...'ye tebliğ edildiği, ... hakkında ... suç numarası ile kasten yaralamadan adli işlem başlatıldığı, Alaşehir ... Merkezi Amirliği tarafından alınan önleyici tedbir kararının 26/08/2015 tarihinde Alaşehir Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... D.iş sayılı kararı ile Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... havale tarihli ... suç nolu şiddet uygulayan ... hakkındaki önleyici tedbir kararının (a) ve (c) bentleri yönünden 20 gün uygulanmak kaydıyla onaylandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne Mahkemece verilen tedbir kararının taraflara tebliği ve uygulanmasına ilişkin talimat yazıldığı, 20 gün süreyle verilen önleyici tedbirin uygulanmasına ilişkin 01/09/2015, 08/09/2015, 12/09/2015, 14/09/2015, 23/09/2015 tarihli tutanakların düzenlendiği, 30/04/2016 tarihinde ... tarafından eşi ...'nin çocukları ...'yi darp ettiğinden bahisle şikayette bulunulduğu, ... hakkında Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğü İhlal, Kasten Yaralama suçundan ... suç numarası ile işlem yapıldığı, 02/05/2016 tarihinde ...'nin velayetleri kendisinde olan çocukları ... ve ...'nin ... tarafından kendisine teslim edilmesi gerekirken edilmediği yönündeki şikayeti üzerine ... hakkında ... suç numarası ile işlem başlatıldığı, ...'nin 26/07/2016 tarihli şikayetinde ...'nin ikamet ettiği evin civarında dolaştığı, neden peşinde olduğunu sorması üzerine kendisini "tekrar birlikte yaşayalım, boşanmayalım, eğer benimle barışmazsan seni öldürürüm diyerek" tehdit ettiğini, yengesi M.U.'nun olaya şahit olduğunu, ... hakkında tedbir kararı aldırmak istediğini, kadın sığınma evine gitmek istemediğini belirttiği, ...'nin 26/07/2016 tarihli ifadesinde yuvasının dağılmaması için barışma çalışmalarının devam ettiğini, ...'nin evi tamir ettir barışayım, eve döneyim dediğini, iddia edildiği gibi tehdit etmediğini, kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde komşularının evinin önünde beklediğini belirttiği, M.U.'nun 26/07/2016 tarihli ifadesinde ... gelmeden önce ...'nin sokakta beklediğini gördüğünü, ... geldiğinde ...'nin "benimle gel barışalım, eve tadilat yaptırıyorum" dediğini, öldürürüm diye birşey söylediğini duymadığını, ama bizim yuvamızı yıkmak için uğraşanlara diye küfür ettiğini duyduğunu ifade ettiği, bunun üzerine kolluk tarafından aynı gün ... hakkında 6284 sayılı Kanun'un 5.maddesinin a, b, c, d bentleri uyarınca 60 gün süreyle önleyici tedbir uygulanması kararı alındığı, söz konusu tedbir kararının aynı gün ... ve ...'ye tebliğ edildiği, ... hakkında ... suç numarası ile tehditten adli işlem başlatıldığı, Alaşehir ... Merkezi Amirliği tarafından alınan önleyici tedbir kararının 27/07/2016 tarihinde Alaşehir Nöbetçi Aile Mahkemesine gönderildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... D.iş sayılı kararı ile Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... suç nolu şiddet uygulayan ... hakkındaki önleyici tedbir kararının (a) ve (c) bentleri yönünden 15 gün uygulanmak kaydıyla onaylandığı, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne Mahkemece verilen tedbir kararının taraflara tebliği ve uygulanmasına ilişkin talimat yazıldığı, 15 gün süreyle verilen önleyici tedbirin uygulanmasına ilişkin 01/08/2016, 03/08/2016 tarihli tutanakların düzenlendiği, ... tarihinde ... tarafından Alaşehir ... Merkezi Amirliğine yapılan şikayette ... günü saat 07:00 sıralarında çalışmak için evden çıktığını, ...'nin kapısının önünde kendisi ile konuşmak istediğini söyleyerek, "tekrar birlikte yaşayalım" dediğini, kabul etmeyince işçi servisinin geldiği durağa kadar kendisini takip ettiğini, 12:00 sıralarında işletmeden çıktığında ...'nin motosikleti ile işletme önünde beklediğini gördüğünü, evin bulunduğu sokakta motosikleti ile önünü kesip kolundan çekiştirdiğini, hafifçe yanağına vurup benle barışacaksın, barışmazsan seni kaçırırım, öldürürüm, ben aradığımda telefonlarımı açacaksın, açmazsan işletmeye gelir seni rahatsız ederim dediğini, kadın sığınma evine gitmek istemediğini, evine gideceğini, ...'den şikayetçi olduğunu belirttiği, aynı gün Emniyetçe Alaşehir Devlet Hastanesinden ... için genel adli muayene raporu alındığı, Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen tedbir kararı infaz edilmekte iken aleyhine tedbir kararı verilen ... isimli şahsın ... günü lehine tedbir kararı verilen ... isimli şahsa yönelik eylemi nedeniyle Polis Merkezi Amirliğince Suç No:... sayısına kayden soruşturma yapıldığı belirtilerek tanzim edilen evrakların ihbar mahiyetinde yazı ekinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı kararı ile hakkında aleyhine tedbir kararı verilen ...'nin tedbir kararına uymadığı belirtilerek 6284 sayılı Kanun'un ihlali yönünde karar verilmesinin talep edildiği, bunun üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile şiddet uygulayan ...'nin üç gün süreyle zorlama hapsine tabi tutulmasına karar verildiği, darp/cebir raporu alınmasını müteakip kadın sığınma evine gitmek istemediğini, evine gideceğini, çarşıda işleri olduğunu belirten ...'nin ekip otosundan inerek ayrıldığı, bir süre sonra davacının ... tarafından yolda bıçakladığı, bıçakla yaralama olayı olduğunun bildirilmesi üzerine emniyet ekiplerinin olay yerine intikal ettiği, ...'nin aynı gün hastanede hayatını kaybettiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ...'nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verildiği, davacılar tarafından olayın idarenin gerekli tedbirleri almayarak hizmeti kusurlu işletmesinden kaynaklandığı iddiasıyla, idareye 04/08/2017 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine oluşan maddî kayıplarından dolayı her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00'er TL olmak üzere 4.000,00 TL maddî, duyulan elem ve ızdıraptan dolayı her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevî tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 6284 sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un; Amaç, kapsam ve temel ilkeler başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir" hükmü, Koruyucu ve Önleyici Tedbirlere İlişkin Hükümler başlığı altında 3. maddesinde Mülkî amir tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları; "(1) Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülkî amir tarafından karar verilebilir: a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması, b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması. c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi, ç) Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması, d) Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması,(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar." hükmü, 4. maddesinde, Hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları, "Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir: a) İşyerinin değiştirilmesi, b) Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, c) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması, ç) Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi" hükmü, 5. maddesinde, Hâkim tarafından verilecek önleyici tedbir kararları, "Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir: a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması. b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması, e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi, f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi, g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi, ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi, h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması,(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. (3) Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.(4) Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir."hükmü, 8. maddede,Tedbir kararının verilmesi, tebliği ve gizlilik, (1) Tedbir kararı, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. (2) Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir, (3) Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez,(4) Tedbir kararı, korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tedbir talebinin reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir,(5) Tedbir kararının tefhim ve tebliğ işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır, (6) Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır, (7) Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır."hükmü, 10. maddede tedbir kararlarının bildirimi ve uygulanması, (1) Bu Kanun hükümlerine göre alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir. (...) (3) Korunan kişinin geçici koruma altına alınmasına ilişkin koruyucu tedbir kararı ile şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir. (..) (5) Tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez. (6) Hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler, Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlere yerleştirilir. Barınma yerlerinin yetersiz kaldığı hâllerde korunan kişiler; mülkî amirin, acele hâllerde kolluğun veya Bakanlığın talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde geçici olarak barındırılabilir(...) hükmü, 12. maddesinde, teknik yöntemlerle takip, (1) Bu Kanun hükümlerine göre verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hakim kararı ile teknik araç ve yöntemler kullanılabilir. Ancak, bu suretle, kişilerin ses ve görüntüleri dinlenemez, izlenemez ve kayda alınamaz. (2) Teknik araç ve yöntemlerle takibe ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir hükmü, 13. maddesinde, tedbir kararlarına aykırılık, (1) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.(...) hükmü, 14. maddesinde ise, şiddet önleme ve izleme merkezlerinin kurulması ile destek hizmetleri düzenlenmiştir. 18/01/2013 tarih ve 28532 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6284 sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin; Tanımlar başlıklı 3. maddesinde; Korunan kişi: Tedbir kararı kapsamında korunan şiddet mağdurunu ve varsa beraberindeki çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurunu, Koruyucu tedbir kararı: Kanun kapsamında belirtilen merciler tarafından korunan kişi hakkında olayın niteliği dikkate alınarak hükmedilecek tedbirlere ilişkin kararı, Önleyici tedbir kararı: Kanunda belirtilen merciler tarafından şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında, olayın niteliği dikkate alınarak hükmedilecek tedbirlere ilişkin kararı, Tedbir kararı: Kanun kapsamında, şiddet mağduru ve şiddet uygulayan hakkında hâkim, mülkî amir veya kolluk tarafından, talep veya ihbar üzerine ya da resen verilecek kararı, Konukevi: Fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik veya sözlü istismara veya şiddete uğrayanların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde şiddet mağdurlarının varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri ve konukevi, sığınmaevi, kadın sığınağı, kadınevi, şefkatevi ve benzeri adlarla açılan yatılı sosyal hizmet kuruluşunu (...) ifade ettiği hususu, 4. maddesinde, ihbar ve şikayet konusu düzenlenmiş, 5. maddesinde, (1) Kolluk, kendisine yapılan ihbar veya şikâyet üzerine genel hükümler doğrultusunda gerekli işlemleri yapar. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Kanun kapsamında almış olduğu koruyucu ve önleyici tedbirleri onaylanmak üzere tedbirin niteliğine göre mülki amire veya hâkime sunar. Kolluk, kendisine intikal eden her olay hakkında gecikmeksizin en seri vasıtalarla ŞÖNİM’e bilgi verir. (2) Cumhuriyet başsavcılığı, yapılan ihbar ve şikâyet üzerine evrakın bir örneğini ivedilikle olayın niteliğine göre uygulanabilecek olan koruyucu veya önleyici tedbir hakkında karar verilmek üzere hâkime veya mülki amire gönderir. (3) Mülki amire yapılan ihbar veya şikâyet üzerine Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir. Ayrıca mülki amir olayın niteliğine göre şikâyet veya ihbarı, kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirir. (4) Hâkim veya mülki amir tarafından verilen kararlar ivedilikle ŞÖNİM’e bildirilir hükmüne, Geçici koruma altına alınma başlıklı 10. maddesinde, (1)Mülkî amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından, olayın niteliği, şikâyet ve ihbar göz önünde bulundurularak şiddet mağdurunun hayati tehlikesinin bulunması halinde ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alma tedbiri verilir. (2) Geçici koruma altına alınma tedbir kararının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri, bulunduğu veya tedbirin uygulanacağı yerdeki kolluk görevli ve yetkilidir. Korunan kişi acil durumlarda hemen, diğer hallerde ise yirmidört saat öncesinden gideceği yere ilişkin olarak görevli ve yetkili kolluğa bilgi verir. Kolluk tarafından korunan kişinin gideceği yerdeki kolluk gecikmeksizin haberdar edilir ve tedbir kararı uygulanmaya devam olunur. (3) Korunan kişinin ne şekilde koruma altına alınacağı, şiddet mağduruna yönelik muhtemel tehdit ve risk göz önüne alınarak şiddet mağduru ve şiddet uygulayanın durumunun değerlendirilmesi suretiyle 11/11/2008 tarihli ve 27051 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelerce Alınacak Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikte yer alan fiziki koruma tedbirleri hâkim veya mülki amir tarafından, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk tarafından belirlenir. (4) Korunan kişiye, geçici koruma kararının kapsam ve içeriği, şiddet veya şiddete uğrama tehlikesinin varlığı halinde arayabileceği telefon numaraları, kolluğun sorumlulukları, hangi durumlarda kolluğa bilgi vermesi gerektiği, hangi kolluk biriminin geçici koruma hizmetinden sorumlu olduğu ve benzeri hususlar, kolluk tarafından açıklanarak tutanağa geçirilir ve tebliğ edilir hükmüne, 30. maddesinde, tedbir kararının hakim, mülki amir ya da kolluktan talep edilebileceği, en çok altı ay için verileceği hükmüne, 31. maddesinde tedbir kararının tebliği, tedbir kararı, kararı veren merci tarafından korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Bu karar, yerine getirilmek üzere görevli olan kurum veya kuruluşa gönderilir hükmüne, 35. maddesinde, tedbir kararının ilgili makamlara iletilmesi ve yerine getirilmesi, (1) Tedbir kararları, kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa veya müdürlüğe gecikmeksizin en seri vasıtalarla bildirilir, (2) Kanun kapsamında ilgili mercilere yapılan başvurular ile bu başvuruların kabul ya da reddine ilişkin kararlar, başvuru yapılan merci tarafından ŞÖNİM’e gecikmeksizin bildirilir. (3) Tedbir kararları, kararın niteliğine göre kamu kurum ve kuruluşları tarafından ŞÖNİM ile işbirliği içerisinde ivedilikle yerine getirilir. Koruyucu veya önleyici tedbir kararlarının alınması ve yerine getirilmesi aşamasında şiddet mağduru ile şiddet uygulayan arasında uzlaşma ya da arabuluculuk önerilemez,(4) Korunan kişinin geçici koruma altına alınmasına, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde barınma yeri sağlanmasına ilişkin koruyucu tedbir kararları ile şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişinin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yerdeki kolluk görevli ve yetkilidir, (5) Önleyici tedbir kararı, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından görevli ve yetkili kolluğa ivedilikle gönderilir ve kolluk marifeti ile uygulanması izlenir. Cumhuriyet başsavcılığınca gerektiğinde tedbir kararının başvuruda bulunanlar tarafından kolluğa götürülmesine imkân tanınır. Önleyici tedbir kararlarının yerine getirilip getirilmediği karar süresince kolluk tarafından kontrol edilir. Bu kontrol korunan kişinin; a) Bulunduğu konutun haftada en az bir kez ziyaret edilmesi, b) İkinci derece dâhil olmak üzere yakınları ile iletişim kurulması, c) Komşularının bilgisine başvurulması, ç) Oturulan yerin muhtarından bilgi alınması, d) Bulunduğu konutun çevresinde araştırma yapılması şeklinde yerine getirilir. Tedbir kararlarına aykırılığın tespit edilmesi halinde bu husus hakkında tutanak tutulur ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir, (6) Tedbir kararlarının alınması ve uygulanması için yapılan iş ve işlemlerin aşamaları ve sonucu hakkında ilgili kurum tarafından aynı gün en geç saat 16.00’ya kadar en seri vasıtalarla ŞÖNİM’e bildirilir, (7) Korunan kişi, korunduğu yer dışında başka bir yere gitmesi gerektiğinde gideceği yer hakkında kolluğa bilgi verir, bu durumda dahi hakkında verilen kararın uygulanmasına devam edilir. Korunan kişi tarafından tedbir kararına uyulmaması halinde bu husus kolluk amiri tarafından bir tutanak ile tespit edilir, (8) Tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez, hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelerce Alınacak Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik'in Fiziki Koruma başlıklı 14. maddesinde ; Fizikî koruma tedbiri, hakkında bu tedbirin uygulanmasına karar verilen tanığın, gerektiğinde her türlü teknik cihaz ve donanımlarla, yirmidört saat esasına göre kesintisiz olarak her türlü tehlikeden korunması amacıyla ilgili kolluk veya koruma birimi tarafından yerine getirilen tedbirdir. Bu koruma tedbiri, aşağıda belirtilen usullerden biri veya birkaçı aynı anda uygulanmak suretiyle yerine getirilir: a) Yakın koruma, b) Konutta koruma, c) İşyerinde koruma, ç) Motorize veya yaya devriye ile koruma, d) Çağrı üzerine koruma." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi "başvurucu ve annesinin, başvurucunun eşi tarafından aile içi şiddete maruz bırakılmaları, sonrasında annesinin ölmesi ile sonuçlanan olayda devletin başvurucu ve annesini aile içi şiddete karşı koruyamamış olmasına ilişkin" yapılan başvuru üzerine verdiği 33401/02 OPUZ-TÜRKİYE kararında özetle: "AİHM’ye göre, makamların kişiye karşı işlenen suçları önlemek veya caydırmak amacıyla ... yaşam hakkını korumaya yönelik pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediklerine dair bir iddia söz konusu olması halinde, şahıs ya da şahısların yaşamlarının üçüncü kişilerin suç fiilleri nedeniyle gerçek ve yakın bir tehdit altında bulunduğunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ve makul bir açıdan bakıldığında yetkileri dahilinde söz konusu tehlikeyi bertaraf etmek için kuşkuya yer bırakmayacak şekilde önlem almadıkları ortaya konulmalıdır. Ayrıca, AİHS’nin 2. maddesinde güvence altına alınan hakkın niteliği (temel hak) göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın, makamların şahsa yönelik gerçek ve yakın bir tehdidi önlemek için makul olarak yapmaları beklenen herşeyi yapmadıklarını göstermesi yeterlidir. Devletin yaşamı tehlikede olan bir bireyi korumaya yönelik önleyici tedbirler almasına ilişkin pozitif yükümlülüğü ışığında, sicilinde şiddet eylemleri olan bir şüpheliyle karşı karşıya olan yerel makamların, başvuranın annesini korumak amacıyla durumun ciddiyetiyle bağdaşan özel tedbirler almaları beklenebilirdi. Bu amaçla, savcı ya da sulh ceza hâkimi, kendi inisiyatifiyle 4320 nolu Kanun’un 1. ve 2. bölümleri’nde yer alan koruyucu tedbirlerden bir ya da birkaçının alınması talimatını verebilirdi. Bu koşullarda, AİHM, yerel makamların, gerekli gayreti gösterdiklerinin söylenemeyeceği kanısına varmıştır. Dolayısıyla, AİHS’nin 2. maddesi kapsamında, başvuranın annesinin yaşama hakkını korumaya dair pozitif yükümlülüklerini yerine getirememişlerdir. AİHM, başvuranın fiziksel bütünlüğünün eşi tarafından ciddi biçimde ihlal edilmesine rağmen devlet yetkililerince caydırıcı koruma önlemlerinin alınmamış olması sebebiyle AİHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını" belirtmiştir. Dosyanın incelenmesinden, müteveffa ...'nin ilk olarak 17/08/2015 tarihinde Alaşehir ... Merkezine başvurarak eşi ...'nin kendisini darp ettiğini belirterek şikayetçi olduğu, kadın sığınma evine gitmek istemediğini, babasının evine gitmek istediğini belirttiği, aynı gün Emniyetçe Alaşehir Devlet Hastanesinden ... için genel adli muayene raporu alındığı, alınan kesin hekim raporunda hastanın burnunun uç bölgesinde küçük sıyrık bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesinin bulunmadığının belirtildiği, 25/08/2015 tarihinde ... tarafından eşi ...'nin müşterek çocukları ...'yi darp ettiğinden bahisle Alaşehir ... Merkezi Amirliğine şikayette bulunulduğu, aynı gün Emniyetçe Alaşehir Devlet Hastanesinden ... için genel adli muayene raporu alındığı, alınan kesin hekim raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesinin bulunmadığının belirtildiği, 02/05/2016 tarihinde ...'nin velayetleri kendisinde olan çocukları ... ve ...'nin ... tarafından kendisine teslim edilmesi gerekirken edilmediği yönündeki şikayeti üzerine ... hakkında ... suç numarası ile işlem başlatıldığı, ...'nin 26/07/2016 tarihli şikayetinde ...'nin ikamet ettiği evin civarında dolaştığı, neden peşinde olduğunu sorması üzerine kendisini "tekrar birlikte yaşayalım, boşanmayalım, eğer benimle barışmazsan seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiğini, ... tarihinde ... tarafından Alaşehir ... Merkezi Amirliğine yapılan şikayette ... günü saat 07:00 sıralarında çalışmak için evden çıktığını, ...'nin kapısının önünde kendisi ile konuşmak istediğini söyleyerek, "tekrar birlikte yaşayalım" dediğini, kabul etmeyince işçi servisinin geldiği durağa kadar kendisini takip ettiğini, 12:00 sıralarında işletmeden çıktığında ...'nin motosikleti ile işletme önünde beklediğini gördüğünü, evin bulunduğu sokakta motosikleti ile önünü kesip kolundan çekiştirdiğini, hafifçe yanağına vurup benle barışacaksın, barışmazsan seni kaçırırım, öldürürüm, ben aradığımda telefonlarımı açacaksın, açmazsan işletmeye gelir seni rahatsız ederim dediğini, kadın sığınma evine gitmek istemediğini, evine gideceğini, ...'den şikayetçi olduğunu belirttiği, ... tarihinde ekip otosu ile evine bırakılmak istenen ...'nin çarşıda işlerinin olduğunu belirterek evinin yakınlarında inmesinden kısa bir süre sonra ... tarafından bıçaklanması neticesinde hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasında yer alan kamera inceleme ve tespit tutanağının incelenmesinden ... tarihinde saat 15:38 sıralarında ... kod nolu resmi ekip aracından inen ...'nin saat 15:39'da ...'den kaçmaya başladığı, saat 15:48'de ...'nin ...'nin önüne geçtiği, ardından ...'nin saat 15:50 sıralarında ...'yi bıçakladıktan sonra olay yerinden uzaklaştığı, saat 15:52'de ... kod numaralı resmi ekibin olay yerine geldiği, olay tarihinde Alaşehir ... Merkezi Amirliğine müteveffa tarafından eşi tarafından takip edildiği ve ölümle tehdit edildiği şikayetinde bulunulduğu halde evine bırakılmak istenilen müteveffanın bulunduğu ekip otosunun ... tarafından takip edildiğinin fark edilmemiş olması, ...'nin ekip otosundan inmesinden 1 dakika sonra ...'den kaçmaya başlaması, müteveffaya yönelik tehdit, takip, darp ve mobing gibi eylemlerin idarenin bilgisine girdiği andan itibaren idarenin yaşam hakkına ilişkin pozitif yükümlülüğün yerine getirilmesi hususunda daha özenli, dikkatli ve tedbirli davranması gerektiği karşısında olay bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılmış olup, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine 24/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.