8. Hukuk Dairesi 2013/23513 E. , 2014/15789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/09/2013 NUMARASI : 2013/796-2013/777 N.. A.. ve müşterekleri tarafından açılan mirasın reddi davasının reddine dair Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.09.2013 gün ve 796/777 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar dava dilekçesinde; miras bırakan Ü.. A..'ın
**8. Hukuk Dairesi 2013/23513 E. , 2014/15789 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/09/2013 NUMARASI : 2013/796-2013/777 N.. A.. ve müşterekleri tarafından açılan mirasın reddi davasının reddine dair Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.09.2013 gün ve 796/777 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar dava dilekçesinde; miras bırakan Ü.. A..'ın 01.05.2006 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefat tarihinde eşi ve çocuğu bulunduğundan kendilerinin mirasçılık sıfatlarının bulunmadığını, miras bırakanın eşi ve çocuğunun mirası reddettiklerini gelen icra tebligatları ile öğrendiklerini, miras bırakanın sağlığında birçok harcama yaptığını ve yüklü miktarda borç altına girdiğini, terekenin borca batık olması nedeniyle mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini açıklayarak mirasın reddine ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece "davanın yasal süre içerisinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Hüküm, davacılar tarafından dilekçelerinde yazılı nedenlerle süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddine ilişkindir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK. md. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça; yani, zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça, her zaman, murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilirler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava, alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Bilindiği üzere ve kural olarak, HUMK'nun 74,76 ve HMK'nun 33. maddesine göre olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir (HMK.m.33). Dava dilekçesi içeriğine ve davacı Hüseyin'in duruşmadaki beyanlarına göre; dava, ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczinin tespiti isteğine ilişkindir (TMK.605/2 m.). Gerek 743 sayılı Medeni Kanun'da, gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda bu tür uyuşmazlıkların mutlaka Sulh Hakimleri tarafından görüleceği hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Somut olayda yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak ve özellikle 23.12.1942 gün ve 24/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre, mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme borç miktarına göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK ise Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olup olmadığını tayin ve tespitte dava konusunun değeri ve miktarı ölçüsünü kaldırmış; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır (HMK.m.2/1). Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davalarda davanın değeri ne olursa olsun Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu durumda, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış niteleme ve değerlendirme sonucunda süreye tabi olmayan mirasın hükmen reddinin tespiti davasında davanın süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kaldı ki; mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddolunan miras; Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. (TMK. m.612/1-2) Somut olayda davacılar, miras bırakanın kardeşleri ve annesidir. Somut olayda mirasbırakanın en yakın mirasçıları ise, mirasbırakanın eşi ve altsoyu olan çocuklarıdır. Mirasbırakan Ü.. A..'ın mirası en yakın mirasçılarının tamamı tarafından reddedilmiştir. Davacılar en yakın mirasçı kapsamına girmediklerinden mirasla ilgili hak ve borçları yoktur. Yasa gereği kendiliğinden tasfiye aşamasına gelmiş miras için, davacıların dava açmakta bir hukuki yararı ve aktif dava ehliyetleri bulunmamaktadır. Davacıların temyiz itirazları açıklanan tüm bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde iadesine 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.