17. Hukuk Dairesi 2012/16637 E. , 2013/5796 K. MAHKEMESİ : Ceyhan Asliye 2. Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haczin kaldırılması ve tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı haczin kaldırılması davasının reddine, tasarrufun iptali davasının kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, dava k…
**17. Hukuk Dairesi 2012/16637 E. , 2013/5796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ceyhan Asliye 2. Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haczin kaldırılması ve tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı haczin kaldırılması davasının reddine, tasarrufun iptali davasının kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, dava konusu taşınmazları birleşen davanın davalıları ...,... ve ...'dan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile aldığını, satışvaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesinden sonra davalı kurum tarafından taşınmazlar üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava davacısı ise dava konusu taşınmazların vergi alacağını karşılıksız bırakmak maksadı ile ...'a satıldığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., ... ve ...'a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, haricen yapıldığı iddia edilen ödemelerin ispat edilemediği gerekçesi ile tasarrufun iptali davasının kabulüne, haczin kaldırılması davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı/karşı davacı ... vekilinin savunmalarından da anlaşılacağı üzere vergi borçluları davalılar ile aralarında ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu tanışmazların bu ticari ilişki nedeniyle doğan alacağın tahsili için satın alınmış olduğunun anlaşılması bakımından davalı/karşı davacı ...'un borçlu şirket ortaklarının, alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekmesine (6183 S.Y. m. 30/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı birleşen dava davalısı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu edilen taşınmazlar ile ilgili olarak vergi borçluları davalılar ile 3. kişi ... arasında yapılan ve tapuya şerh edilen satış vaadi işleminin iptali ile davacı hazinenin alacağının cebri icra yolu ile tahsili için haciz ve satış isteme yetkisinin tanınmasına karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Yasada öngörülen iptal koşullarının oluşması halinde, borçlular hakkında yapılmış ve kesinleşmiş icra takibinin bulunması şartıyla 3. kişi yararına yapılan tasarruf tarihine kadar doğmuş olan vergi borcunun ulaştığı miktar ve ferileri ile sınırlı olarak iptale karar verilmesi gerekir. Davacı Hazine, davalıların yönetici ve ortağı olduğu birden fazla şirkete ilişkin olarak 6183 sayılı Yasa'nın 35. ve Mükerrer 35. maddeleri gereğince 2004 ve sonrası yıllara ait birikmiş vergi borcu ile gecikme cezası toplamı kamu alacağının tahsiline yönelik olarak dava açmıştır. Bu durumda her bir vergi borçlusu şirketin tasarruf tarihi olan 05.04.2006 gününe kadar doğan ve itiraza uğramadan kesinleşen vergi borcu ve gecikme faizi her bir davalının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketler nedeniyle aleyhine 6183 sayılı Yasanın 35. ve Mükerrer 35. maddesi gereğince yapılan ve kesinleşen takipler gözönüne alınarak borç miktarları belirlenmesi için bu hususta bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Ayrıca davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK’nin 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde iptal edilen tasarrufa konu taşınmazların her birinin hangi davalıya ait olduğunun belirtilmeksizin hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı birleşen dava davalısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-birleşen dava davalısı ...'a geri verilmesine 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.