11. Ceza Dairesi 2021/40760 E. , 2023/7310 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/63 E., 2019/1588 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret ile hükümlerin onanması ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/1588 Karar…
**11. Ceza Dairesi 2021/40760 E. , 2023/7310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/63 E., 2019/1588 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret ile hükümlerin onanması ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/1588 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık ...(Yanık) hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasının tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, kararın temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2017/83 Esas, 2018/329 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, c) Sanık ...(Yanık) hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/1558 Karar sayılı kararı ile tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ve sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın gerekçesiz olduğuna, katılan ...'un iradesinin hileli hareketlerle aldatılmadığına, bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, söz konusu sahte vekaletnamelerin düzenlenmesine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, kira sözleşmesinden haberdar olmadığına, sanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkemede ifade veren ve olayı açıkça anlatan tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğinin açıklanmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesinin belirtilmediğine, bu nedenlerle kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçlara iştirak ettiğine dair hiçbir somut delilin olmadığına, olaydan ne gibi bir çıkarı olduğu ya da menfaat elde ettiğine dair hiçbir delilin bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, yine alt sınırdan uzaklaşma ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının gerekçelendirilmemesine, bu nedenlerle mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Yanık müdafinin temyiz isteği; kararın gerekçesiz olduğuna, sanığın eylemlere nasıl iştirak ettiğinin kararda açıklanmadığına, olayın, müvekkilinin durumu çalışma arkadaşlarına anlatması ile ortaya çıktığına, tanık ve diğer sanıkların beyanlarının dikkate alınmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ve bu nedenle hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; sanıkların suçlamaları samimi bir şekilde ikrar etmelerine karşın haklarında cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak kurulmasının ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklar hakkında, katılan ... adına sahte nüfus cüzdanı tanzim edilmesi ve bu sahte nüfus cüzdanı ile ... 3. Noterliği'nde 05.02.2014 tarihinde onaylama şeklinde kira sözleşmesi, yine sahte nüfus cüzdanı ile 06.02.2014 tarihinde sanık ...'a katılan ...'un taşınmazları ve araçları için satış yetkisi veren genel vekaletname düzenlenmesi ve bu şekilde sahte oluşturulan vekaletnamedeki fotoğrafların değiştirilmesi ile elde edilen diğer sahte vekaletname ile de katılan ...'a ait Yeşilbahçe Köyünde bulunan 381 parsel ve Sarıbahçe Köyündeki 91 parseldeki taşınmazların 19.03.2014 tarihinde sanık ...'a satılması, onun da 02.10.2014 tarihinde bu taşınmazları ...'nın oğlu olan ...'ya satılması şeklindeki eylemler nedeniyle üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiaları ile ilgili olarak kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık ... savcılık aşamasında verdiği ifadesinde; sanık ...'ı tanıdığını, olay öncesinde sanık ...'u ise tanımadığını, bu kişilerin birlikte iş yerine geldiklerini ve kendilerinde 136 dönüm tarla olduğunu söylediklerini, kendisinin de fiyat vererek bu fiyattan alabileceğini söylediğini, 15 20 gün sonra tekrar gelerek teklifi kabul ettiklerini söylediklerini, tarlanın satışından sonra 680.000,00 TL bedelini ...'a verdiğini, yanlarında ..., Ömer Çökmez ve Talip Yencilek olduğunu, satıştan iki ay sonra sanık ...'un tarlayı ucuza verdiğini söyleyerek kendisinden para istediğini, kendisinin de parayı verin tarlayı geri vereyim dediğini, bunun üzerine Kumsal isimli şahsı ...'un getirdiğini, bu kişiye iki kez vekalet verdiğini ancak işlemleri bitmediği için azlettiğini, daha sonra ... isimli kişiyi getirdiğini, ona devir yaptığını, parasını aldığını, suçlamaları kabul etmediğini, ...'a faizle para vermediğini beyan etmiş, mahkemedeki ifadesinde; sanıklar ... ve ...'un birlikte iş yerine gelerek arazilerini satacaklarını söylediklerini, bankaya borçlu oldukları için ödemeyi elden yapmasını istediklerini, taşınmazı aldıktan sonra sanık ...'un kendisinden taşınmazları ucuza sattığını söyleyerek para istediğini, bu isteğinin devam etmesi nedeniyle paramı verin taşınmazları size devredeyim dediğini, sanık ...'un ... isimli alıcıyı bulduğunu, bu kişiyle telefonda görüştüğünü, parasını aldığını ve taşınmazı devrettiğini, sahte vekaletnamelerden haberdar olmadığını, kendisinin ekonomik durumu nedeniyle bu suçu işlemeye ihtiyacı olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3. Sanık ... savcılık aşamasında verdiği ifadesinde; sanık ...'un köylüsü olduğunu, onun arazisini kendisinin kiraladığını, ancak halası olan ...'ın bağkurdan faydalanabilmesi için onun adına kiralandığını, 05.02.2014 tarihli kira sözleşmesini halasını köyden getirerek ...'un yaptığını, katılanın tarlalarının sahte vekaletname ile satılması olayı ile bir ilgisinin olmadığını, sanık ...'un beyanında geçen yanımda para verdiği hususunun doğru olmadığını, yalnızca tediye fişi imzalandıklarını hatırladığını beyan etmiş, mahkemede ise; sanık ...'un kendisine amcasının tarlalarını satacağını, kendisinde vekaletname bulunduğunu söylediğini, bunun üzerine birlikte sanık ...'un yanına gittiklerini, orada konuştuklarını, kendisinin bu tarlaların ...'un amcasına ait olduğunu, bu kişinin vekalet ile iş yapacağını açıkça söylediğini, sonrasında gelişen olaylardan haberdar olmadığını, sanık ... ile yapılan ilk görüşmede bulunmak dışında herhnagi bir eyleminin söz konusu olmadığını, kira sözleşmesi karşılığında da sanık ...'a 35.000,00 TL para verdiğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 4. Sanık ...; savcılık beyanında; 2012 yılında sanık ...'tan faizle borç para aldığını, bu parayı ödeyemeyince sanık ...'un, amcası olan katılan ...'e ait ve kendisinin ekip biçip gelirini amcasına gönderdiği tarlaları kendisine devretmesini söylediğini, kendisinin kabul etmediğini, ancak dayısı olan diğer sanık ... ile iş yerine gittiğinde, sanık ...'ın, sanık ...'den fotoğraf aldığını, bu fotoğrafla sahte nüfus cüzdanı düzenlettirdiğini, ayrıca kendisinden katılan tarafından daha önce başka konularda kendisine verilen vekaletnameleri de istediğini, kendisi ile ...'ın notere gittiğini, burada düzenlenen vekaletnameyi noterin dışında bekleyen sanık ...'a verdiklerini, daha sonra da tapuda tarlaların satışını sanık ...'a verdiğini, sanık ...'ı tanıdığını, bu kişinin ... ile sürekli görüştüğünü, olayı bildiğini beyan etmiş, mahkemedeki savunmasında; kendisini ... ile ...'ın tanıştırdığını, borcu olduğu için faizle bu kişinin borç para verebileceğini söylediğini, bunun üzerine ...'tan parça parça para aldığını ancak borcunu ödeyemediğini, ...'un amcasının taşınmazlarını kendi üzerine devretmesini, borcunu ödedikten sonra bunları tekrar amcası üzerine devredeceğini söylediğini, kendisinin de çaresiz olduğu için kabul ettiğini, dayısı ...'ın fotoğrafını ...'a verdiklerini, ayrıca kendisinde olan eski vekaletnameleri de Orhan'a verdiklerini, daha sonra Orhan'ın sahte kimlik düzenlettirdiğini, bu kimlikle vekalet alıp satış yaptıklarını, sanık ...'un sürekli Orhan'ın yanına gidip geldiğini, kendisini onunla tanıştıran kişi olduğunu, bu olaylardan onun da haberdar olduğunu beyan etmiştir. 5. Sanık ...; savcılık aşamasında ...'un yeğeni olduğunu, yeğeninin, ...'a 340.000,00 TL borcu olduğunu bu şahıstan duyduğunu, yeğeni ile birlikte ...'un iş yerine gittiklerinde, sanık ...'ın kendisinden fotoğraf istediğini, bir gün sonra kendisine sahte kimliği verdiğini, daha sonra birlikte notere gittiklerini, burada kendisinin dışarda beklediğini, içeride Selin Yanık'ın beklediğini söylediğini, onun da vekaletnameyi düzenlendiğini, yaptığının suç olduğunu bildiğini, ancak yeğeni borçtan kurtulabilsin diye olaya karıştığını, bu süreçte sanık ...'ı sanık ...'ın yanında gördüğünü, ancak bu konuya ilişkin onun bir şey söylemediğini, beyan etmiş, mahkemede de aynı şekilde beyanda bulunmuş, sahte belgeleri sanık ...'un hazırlattığını, kendisinden fotoğrafı sanık ...'un verdiğini beyan etmiştir. 6. Tanık ...; kendisinin zirai, ilaç ve tohum bayii üzerine iş yeri olduğunu, 2014 yılında ..., ..., ..., ... ve Volkan Odabaşı'nın birlikte geldiklerini, ayrı ayrı tohum almak istediklerini, bu işe ön ayak olan kişilerin ... ve ... olduğunu, ...'un kendisine teminat vereceğini söylediklerini, hepsinin ayrı ayrı faturalarını kestiğini, hepsinin tek teminatının bu tarla olacağını, veresiye olduğu için karşılığında teminat olarak gerekli ipotek işlemlerini de yaptırabilmesi için ...'un yetki verdiği vekaletname ile tapu fotokopisini sanık ...'un kendisine getirdiğini, eksperin tarlaya gittiği gün sanık ...'un bu vekaleti azlettiğini, bunun üzerine sanık ...'u çağırdığını, onun da başka bir tarla var onu al dediğini, kendisinin kabul ettiğini ancak şahısların gelmediğini, daha sonra sen karışma satıp paranı ödeyeceğiz dediklerini, bu aşamada tüm sanıkların birlikte hareket ettiklerini gördüğünü beyan etmiştir. 7. Tanık ..., tarlanın satılık olduğunu sanık ...'tan öğrendiğini, pazarlığını onunla yaptığını ve parayı da onun hesabına gönderdiğini beyan etmiştir. 8. Mahkemece sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçları eylem ve fikir birliği içerisinde işlediklerinin sabit olduğu şeklindeki gerekçe ile haklarında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ...(Yanık) Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, onaylama şeklinde sahte kira sözleşmesi düzenledikleri ve yine sahte vekaletname ile katılana ait taşınmazların satışını sağladıklarının anlaşıldığı ve sanıkların üzerilerine atılı suçların tüm unsurları itibarıyla oluştuğu, ayrıca temel cezalarda alt sınırdan uzaklaşma ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının gerekçelerinin belirtildiği anlaşıldığından sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'ın hüküm tarihinden sonra 11.10.2022 tarihinde ve sanık ...'un hüküm tarihinden sonra 05.08.2020 tarihinde öldüklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ...(Yanık) Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/1588 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/1588 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/1588 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.