13. Hukuk Dairesi 2014/42792 E. , 2015/1654 K. "" ... vekili avukat ... ile .... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.3.2014 gün ve 567-138 sayılı hükmün Dairemizin 4.9.2014 tarih ve 27029-24990 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, ... Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu ve buna bağlı yönetmelik ile…
**13. Hukuk Dairesi 2014/42792 E. , 2015/1654 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile .... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.3.2014 gün ve 567-138 sayılı hükmün Dairemizin 4.9.2014 tarih ve 27029-24990 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, ... Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu ve buna bağlı yönetmelik ile belediye meclisi kararına dayanarak evini kendisine konut verilmesi karşılığında davalı belediyeye devrettiğini 65 numaralı kıymet takdir komisyonu raporunda bina, müştemilat ve ağaç bedelinin 58057,79 TL olarak belirlendiğini, davalının bu bedelin tamamını ödemesi gerekirken sadece enkaz bedeli ödediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 100 TL'nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 466,45 TL'na çıkarmıştır. Davalı, Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu ve yönetmelik ile belediye meclis kararı uyarınca davalının ancak enkaz bedelini isteyebileceğini idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile toplam 455,45 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin bozma ilamına karşı davacı, karar düzeltme itirazında bulunmuştur. 1-Dava, davacı ile davalı belediye arasında Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde imzalanan sözleşme uyarınca, arsa üzerinde bulunan gecekonduya, müştemilat ve ağaç bedellerinin tamamına takdir edilen bedelin eksik ödendiği iddiasıyla açılmıştır. Eldeki davada öncelikle çözülmesi gereken sorun, davanın görüm ve çözüm yerinin İdari Yargı Mahkemelerine mi, yoksa Adli Yargı Mahkemelerine mi ait olduğu hususudur. Bu itibarla idari işlem ve idari eylemin kapsamının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi, bakım ve onarımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.